Sual: Kur’an-ı Kerim’de geçen Mâide 44 ayetindeki “Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir” ifadesi tam olarak ne anlama gelmektedir?
Cevap: Bu ifade ilk bakışta, Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmeyen herkesin doğrudan kâfir olduğu şeklinde anlaşılabilir. Ancak İslâm âlimleri, Kur’ân ayetlerini birbirinden kopuk değil; bütüncül bir bakışla, derin bir ilim ve dikkatle ele almışlardır. Bu sebeple onlar, bu ayeti mutlak (genel) bir hüküm olarak değil, tafsilatlı (detaylı) ve duruma göre değişen bir hüküm olarak anlamışlardır.
Bu çerçevede, Mâide 44 ayetine göre Allah’ın hükmüyle hükmetmemek iki farklı şekilde gerçekleşebilir:
A) İnkâr ederek hükmetmemek: Yani Allah’ın hükmünü yanlış görmek, beşerî bir hükmün ondan daha iyi veya daha üstün olduğunu iddia etmek ya da Allah’ın hükmünü açıkça reddetmek gibi durumlar.
Bu tavır, sadece bir günah değil; imanın temelini hedef alan bir inkâr olduğu için küfürdür ve kişiyi İslâm dairesinden çıkarır.
B) Günah, menfaat veya nefsânî zayıflık sebebiyle hükmetmemek: Yani kişi Allah’ın hükmünün doğru ve hak olduğunu kabul eder; fakat nefsine uyar, menfaatine kapılır veya korku ve zayıflık sebebiyle o hükmü uygulamaz.
Bu durum, şüphesiz ağır bir günahtır ve büyük bir vebaldir. Ancak burada bir inkâr bulunmadığı için küfür değil, büyük günah sayılır. Kişi fasık olur; fakat imandan çıkmaz.
Bazı Âlimlerin Açıklamaları
İmam Taberî özetle şöyle açıklar: “Allah’ın hükmünü inkâr ederek terk eden kâfir olur. Fakat onu kabul ettiği halde uygulamayan zalim ve fasık olur.” (1)
İmam Kurtubî şöyle der: “Bu ayet, Allah’ın hükmünü inkâr edenler hakkında küfürdür. Onu kabul edip uygulamayan ise günahkâr olur.” (2)
Fahreddin er-Râzî ise şöyle açıklar: “Bir kimse Allah’ın hükmünün doğru olduğuna inanır fakat uygulamazsa bu küfür değil, günahtır.” (3)
Sahabeden büyük müfessir Abdullah ibn Abbas (radıyallahu anh) bu ayeti “küfrün dûne küfr” yani küfürden aşağı bir küfür şeklinde açıklamıştır.
Bu ifade, dinden çıkaran büyük küfür anlamına gelmeyen; ancak haram ve ağır bir günah olan bir durumu anlatır. Yani bu fiil, küçük küfür veya fısk olarak değerlendirilir; fakat kişiyi İslâm dairesinin dışına çıkarmaz.
Bu açıklama, sahabenin Kur’ân’ı nasıl anladığını gösteren son derece önemli bir ölçü ve sağlam bir rehberdir.
Kaynaklar
1) Câmiu’l-Beyân an Te’vîli Âyi’l-Kur’ân, Mâide 44 tefsiri
2) el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, Mâide 44 tefsiri
3) Tefsîr-i Kebîr, Mâide 44 tefsiri



