Dünya’da Var Olan Kirliliğin Kaynağı Nedir

Sual: Dünyanın temiz olduğunu, gün geçtikçe kendini yenilediğini nereden çıkardın? Küresel ısınma, salgın hastalıklar, yaşanan doğal afetler, iklim değişikliği, açlık, çölleşme… Temiz kısım nerede?

Cevap: Bahsedilen kısım, insan eliyle yapılmış müdahalenin bir parçasıdır. İnsan yaratılmadan önce ya da yaratılıp Sanayi Devrimi’ne kadar geçen sürede dünya, şimdiki hâlinden katbekat daha temizdi. Hatta Evliya Çelebi’nin (ö. 1685) Seyahatname’sinde Anadolu’daki ormanların ne kadar gür olduğuyla alakalı cümlelerine istinaden halk arasında şöyle bir cümle vuku bulmuştur: “Bir sincap (veya maymun), Yalova’dan (veya Antalya’dan) ağaca bir atlasa, hiç yere basmadan Trabzon’a / Alanya’ya kadar gidebilirdi.” Görüldüğü üzere dünya; havasıyla, ağacıyla, suyuyla, toprağıyla tertemiz bir şekilde yaratılmış ve insanların hizmetine musahhar edilmiştir.

Kâinatın ve dünyanın El-Kuddûs ismiyle tertemiz edildiğinin sayısız örneği mevcuttur. 14 milyar senedir yaratıldığı düşünülen kâinatın ve 4 milyar senedir var olduğu belirtilen dünyamızın her an, her saniye, her vakit temizlendiği çok ciddi bir hakikattir. Bu kadar uzun süredir var olan bir evrende her şeyin kozmik çorba ya da halk tabiriyle moloz yığını olması lazımken; yapılan incelemeler ve uzayın gözlemlenmesi bunun aksini ortaya koymaktadır. Uzayda var olan her şey; mükemmel bir denge üzerine bina edilmiş, ince ayarla ayarlanmış ve büyük hikmetler ihtiva eden bir yapıya sahiptir.

Aynı şeyler dünya için de geçerlidir. Fırtınalar, kasırgalar ve rüzgârlarla bitki tohumları daha uzak yerlere taşınarak oksijenin temel kaynağı olan ağaçların sayısı korunmakta; arılar gibi çiçekten çiçeğe konan hayvanlar aracılığıyla polenler taşınıp bitki çeşitliliği ve çoğalması sağlanmaktadır. Kar ve yağmur gibi yağışlarla bütün canlıların su ihtiyacı karşılanırken aynı zamanda dünyada çok ciddi bir temizlik yapılmaktadır. Ölen hayvanların leşleri çok hızlı bir şekilde leşçiller tarafından yenmekte, hatta kemikleri dahi akbabalar eliyle temizlenmektedir. Geri kalan organizmalar ise hızlı bir şekilde toprağa karışmakta ve dünyada var olan temizlik her an devam etmektedir.

Kâinatta ve dünyamızda görülen, sayamayacağımız kadar fazla olan bu örnekler, El-Kuddûs isminin tecellisini çok güzel bir şekilde göstermektedir.

Sorunun ikinci kısmına gelirsek; “Şu anda mevcut olan salgınlar, afetler, küresel ısınma gibi faktörler ne olacak?” diye sorulursa bunun da cevabı çok açıktır. İnsandan çok çok eski bir tarihe sabitlenen hayvanlar varken dünya temizdi. Sahneye insan faktörü çıkınca her şey tepetaklak oldu. Yüz milyonlarca araç ve bunların kullandığı fosil yakıtlar, hemen her evde var olan parfüm kullanımı, her ülkede var olan sanayi kuruluşları, fabrikalar ve bunların doğaya saldığı duman ile çevreye atılan atıklar, nükleer silah kullanımı ve kimyasal silah deneyleri, petrol ve türevlerinden elde edilen malzemeler, tarımda kullanılan yanlış ilaçlama gibi faktörler dünyayı bu hale getirmiştir. Yani işin içine insan eli girince bahsedilen felaketler vuku bulmuştur.

Bununla ilgili Rum Suresi 41. ayette şöyle buyrulmaktadır: “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu; böylece Allah -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.” Hem ayetin beyanı hem ellerimizle işlediklerimiz hem de bunların bize tattırılması konumuzun özetidir.

Paylaş