Birinci Bölüm Tolstoy’un derlediği hadis kitapçığından oluşmaktadır. Kitapçığın ismi metodolojik olarak yanlış olduğu için daha sonra Hz. Muhammed olarak değiştirilmiştir.
Tolstoy’un İslâm Peygamberi Hz. Muhammed’e (s.a.v) açık hayranlığını önceki bölümlerde dile getirmiştik. Ona bu hayranlığı Hz. Muhammed’in hadislerini okuması kazandırmış ve bunun üzerine Hindistanlı İslâm düşünürü Sühreverdi’nin hazırladığı hadis kitabını incelemiştir. Okurken not alıp, Hz.Muhammed’den mahrum olan Rus halkına ve kendisini hemen her konuda örnek alan diğer okuyucu kitlesi ile dost ve arkadaşlarına da Hz. Muhammed’i tanıtmak ve sevdirmek istemiş olmalı ki, “evrensel tavsiye ve uyarılarla” dolu bu hadis kitapçığını veya risalesini hazırlamıştır.
Hz. Muhammed’in sevgiye ait sözleri ve davranışları, hoşgörü, ahlâk, adalet, doğruluk ve daha birçok evrensel değerin yine Tolstoy’un ifadesiyle “aklı başında” bir insanı celp ve cezp etmemesi zaten düşünülemezdi. O da bu inceliği yakalamış, cihanın görüp göreceği en zeki ve duru vicdanlı insanlardan biri olarak, bu teşhis ve tespiti yapmış ve insanlarla paylaşacağını umut etmişti şüphesiz. İşte, dâhi yazarın bu dileği de bugün elinizde onun seçtiği bir demet hadisle ve bu kitapçıkla gerçekleşmiş oldu.
Not: Tolstoy’un seçtiği hadis sayısı 93 olmakla beraber bu hadislerden 10 tanesi alınmıştır. Orjinal Rusça belgeler sayfanın altındadır.
1) Hakikat insanlar için ne kadar acı olsa da, hakıkati söyleyin. (Tirmizi, Fiten 26, 2192)
2) Din kardeşin zalim de mazlum da olsa ona yardım et ” Bir adam:
“Ya Rasülallah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zalimse nasıl yardım edeyim, söyler misiniz?” dedi. Resul-i Ekrem: “Onu zulümden alıkoyar, zulmüne engel olursun. Şuphesiz ki bu ona yardım etmektir” buyurdu. (Buhârî Mezalim 4, İkrah 6 Ayrıca bk. Tirmizi Fiten 68)
3) Kim bir hayır işlerse, ona onun on misli vardır veya daha da artırırım. Kim bir kötülük işlerse, ona da onun misli vardır. Ya da tamamen affederim. Kim bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım; kim bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kim bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak varırım, Kim bana hiçbir şeyi ortak koşmamak şartıyla dünya dolusu günahla gelirse, ben kendisini o kadar mağfiretle karşılarım. (Tirmizi Zühd 2353)
4) Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz. (Buhari İman 7; Müslim, İman 71-72, Tirmizi Kıyamet 59, Nesai İman 19-33, İbni Mace Mukaddime 9)
5) Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış; cennet ise, nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır. (Buhari Rikak 28, Müslim Cennet 1, Ebu Davud Sünnet 22, Tirmizi Cennet 21, Nesai Eyman 3)
6) Allah Teâlâ buyurur: Ben, gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim ve insanı yarattım. (Acluni, Keşfül Hafa 2-132/2016)
7) Her Müslüman’ın sadaka vermesi gerekir buyurdu. Kendisine:
“Ya bulamayan olursa?” diye soruldu.
“Eliyle çalışır, hem şahsı için harcar, hem de sadaka verir” cevabını verdi.
“Ya çalışacak gücü yoksa?” diye soruldu.
“Bu durumda, sıkışmış bir ihtiyaç sahibine yardım eder” dedi.
“Buna da gücü yetmezse?” dendi.
“İyiliği veya hayrı emreder” dedi.
“Bunu da yapmazsa?” diye tekrar sorulunca:
“Kendini başkasına kötülük yapmaktan alıkoyar. Zira bu da bir sadakadır” buyurdu. (Buhârî Zekat 30, Edeb 33, Müslim Zekât 55, 1008)
8) Vabisa bin Ma’bed diyor ki, Resul-i Erkem’in huzuruna varmıştım
“İyiliğin ne olduğunu sormaya mı geldin?” dedi.
“Evet” dedim. O zaman şunları söyledi:
“Kalbine danış.”
“İyilik, kalbin uygun gördüğü ve yapılmasını onayladığı şeydir. Günah ise içini tırmalayan ve başkaları sana yap diye nice nice fetvalar verse bile içinde şüphe ve tereddüt uyandıran şeydir.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, 4 227-228, Darimi Büyû’ 2)
9) İlim, unutulursa kaybolur, liyakatsizlerin elinde yok olur. Gerçek âlim odur ki, bilgisini hayata tatbik eder. (Tirmizi Kıyamet 61 2520, Nesai Eşribe 50, 8, 327, 328)
10) Allah-u Teâlâ ilmi insanların hafızalarından silip unutturmak suretiyle değil, fakat âlimleri öldürüp ortadan kaldırmak suretiyle alır. Neticede ortada hiçbir âlim bırakmaz. İnsanlar bir kısım cahilleri kendilerine lider edinirler. Onlara birtakım meseleler sorulur; onlar da bilmedikleri halde fetva verirler. Neticede hem kendileri sapıklığa düşer, hem de imsanları saptırırlar. (Tirmizi Tefsir, Hucurat 3264, Ebu Davud Edeb 71, 4926)



Orjinal Rusça belgeler fazla olduğu için kolaj şeklinde hazırlandı.
Tolstoy Müslüman mı isimli yazıyı okumak için tıklayınız: https://www.hakvera.com/tolstoy-musluman-mi/



