7 Kat Gök

İnsanlık, var olduğu günden beri başını ne zaman yukarı kaldırsa, nihayetsiz bir gizemin ve büyüleyici bir ihtişamın seyircisi olmuştur. Gökyüzü, sadece mavi bir kubbe değil; içinde milyarlarca sırrı, koruyucu katları ve ilahi bir düzeni barındıran muazzam bir şaheserdir. Kur’ân-ı Kerîm, bu muhteşem düzeni asırlar öncesinden bizlere şöyle müjdelemektedir: “Şu da bir gerçek ki, sizin üzerinizde tabaka tabaka yedi gök yarattık. Şüphesiz biz yaratmaktan da, bütün husûsiyetleriyle yarattıklarımızdan da habersiz değiliz.” (Mü’minûn, 17)

Modern bilimin gözleri olan teleskoplar, uydular ve hassas ölçüm cihazları göğe çevrildiğinde, bu tabaka tabaka yaratılışın mucizevi tecellileriyle karşılaşırız. Geçmiş asırlarda bazı özellikleri hiçbir şekilde bilinmeyen bu katmanların yapıları günümüzdeki araştırmalarla açığa kavuşturulmuştur.

1) Troposfer: (8-18 km)
Atmosferin yere en yakın katmanıdır.
Yaklaşık 0–12 km yükseklik arasındadır.
Hava olaylarının büyük kısmı burada gerçekleşir: Yağmur, Kar, Rüzgâr, Bulutlar
Atmosfer gazlarının yaklaşık %75’i bu katmandadır.
Yükseğe çıkıldıkça sıcaklık azalır.
İnsan yaşamı ve uçakların çoğu bu katmanda gerçekleşir.

2) Stratosfer: (18-50 km)
Yaklaşık 12–50 km arasındadır.
Hava olayları çok azdır, daha sakindir.
Yolcu uçaklarının bazıları alt kısmında uçar.
İçerisinde önemli bir tabaka olan ozonosfer bulunur.
Yükseğe çıkıldıkça sıcaklık artar çünkü ozon Güneş ışınlarını emer.

3) Mezosfer: (50-85 km)
Yaklaşık 50–85 km arasındadır.
Atmosferin en soğuk katmanıdır.
Gök taşlarının çoğu burada yanar.
Sıcaklık yer yer -90°C’ye kadar düşebilir.

4) Termosfer: (85-600 km)
Yaklaşık 85–600 km arasındadır.
Sıcaklık çok yüksektir; bazı bölgelerde 1500°C+ olabilir.
Ancak hava çok seyrek olduğu için bu sıcaklık insanlar gibi hissedilmez.
Kutup ışıkları (Aurora) burada oluşur.
Bazı uydular bu bölgede hareket eder.

5) İyonosfer: (60-1000 km)
Güneş’ten gelen ışınlarla iyonlaşmış gazlardan oluşur.
Radyo dalgalarını yansıtabilir.
Haberleşme sistemleri için çok önemlidir.
Kutup ışıkları büyük ölçüde bu bölgede görülür.
Tam bağımsız bir katman değil; daha çok termosferle iç içe bir bölgedir.

6) Ekzosfer: (600-10.000 km)
Atmosferin en dış katmanıdır.
Yaklaşık 600 km’den sonra başlar.
Uzay ile atmosfer arasındaki geçiş bölgesidir.
Gaz molekülleri çok seyrektir.
Bazı yapay uydular burada bulunur.

7) Ozonosfer (15-35 km)
Stratosfer içinde bulunan ozon yoğun bölgedir.
Yaklaşık 15–35 km arasında yoğundur.
Güneş’ten gelen zararlı ultraviyole (UV) ışınlarının çoğunu emer.
Dünya’daki canlı yaşamını koruyan en önemli doğal kalkanlardan biridir.

Sual: Yakın gök beş kat mıdır yedi kat mı? İyonosfer ve ozonosferin diğer beş katın içinde olduğu söyleniyor.

Cevap: Göklerin bu muazzam mimarisi karşısında bilerek bazı zihinler tereddüde düşürülmüş; hakikat gizlenmeye çalışılmış ya da yanlış yorumlanarak beş kat iddiası üzerinde ısrar edilmiştir. Bu iddiaya iki cevap verilebilir:

Birincisi: Bilimsel otoriteler, atmosferi ana hatlarıyla sınıflandırırken bazen pedagojik kolaylık adına beş ana tabakadan bahsederler. Fakat detaylı bir inceleme, bu yapının içinde hayati öneme sahip iki ara katmanın daha varlığını ortaya koyar. Ozonosfer ve İyonosfer. Bu iki katmanı bilerek veya bilmeyerek görmezden gelmek, bütünlüğü bozmaktır. Çünkü bu katmanlar sadece birer alan değil, kendilerine has müstakil fiziksel ve kimyasal vazifeleri olan tabakalardır.

Ozonosfer, stratosfer ile aynı sahayı paylaşsa da üç atomlu oksijen moleküllerinden oluşan tamamen kendine has yapısıyla kimyasal bir kalkandır.
İyonosfer ise termosfer, mezosfer ve ekzosferin bir kısmını içine alan devasa bir elektrik sahasıdır. Kutuplardaki Auroralar, iyonosferdeki elektronlardan kaynaklıdır.

Dolayısıyla, bu iki özel katman da dahil edildiğinde atmosfer tam anlamıyla beş ana, iki ara katman olmak üzere yedi tabakadan müteşekkildir. Yani bölgesel olarak beş tabakayken görevsel olarak yedi tabakadıe.

İkincisi: Arap lisanında “yedi, yetmiş, yedi yüz” gibi tabirler sadece matematiksel birer rakam değil; aynı zamanda kesreti, çokluğu ifade eden edebi sembollerdir. “Yedi kat gök” tabiri, bizim başımızın üzerindeki atmosferi kapsadığı gibi, o atmosferin ötesindeki külli ve nihayetsiz evren katmanlarını da içine alan bir azameti tarif eder.

Nitekim bugün başımızı atmosferin de ötesine, makro-kozmosa çevirdiğimizde, gözlemlenebilir evrenin de tam yedi büyük kozmik basamaktan oluştuğunu hayranlıkla görürüz:

1) Dünya ve Atmosferi: Hayat bulduğumuz beşik ve onun seması.
2) Güneş Sistemi: Yıldızımız Güneş ve onun etrafında dönen pervaneler hükmündeki gezegenler ailesi.
3) Galaktik Yakın Uzay (Yerel Yıldızlar Sistemi): Güneşimizin komşusu olan, en yakın yıldız dostlarımızın oluşturduğu göksel mahalle.
4) Samanyolu Galaksisi: Milyarlarca yıldızın bir nehir gibi aktığı, içinde yüzdüğümüz devasa yıldız şehri.
5) Yerel Grup (Lokal Galaksi Kümesi): Samanyolu ile birlikte komşu galaksilerin oluşturduğu göksel ittifak.
6) Laniakea Süper Kümesi (ve Virgo Kolu): Milyonlarca galaksinin bir araya gelerek oluşturduğu muazzam cennet nehirleri, göksel iplikçikler.
7) Gözlemlenebilir Evren (Kozmik Ağ): İnsanoğlunun aklının ve teleskoplarının ulaşabildiği, ağ şeklinde örülmüş en muhteşem, en son ilahi sınır.

Sonuç olarak: Görüldüğü üzere, ister gözümüzün önündeki mikroskobik hava canlılara ister milyarlarca ışık yılı uzaktaki makroskobik kozmik ağa… Attığımız her ilmi adım, bizi Kur’ân-ı Kerîm’in “yedi kat gök” hakikatine çıkartmaktadır. İlahi kelamın asırlar öncesinden vurduğu mühür, bugünün ilmiyle daha da parlamakta; gökler, yedi katıyla birden Yüce Yaratıcının sonsuz ilmini ve kudretini tesbih etmeye devam etmektedir.

Paylaş