Sual: Kuran metni veya başka metinler olmak üzere ilk dönem de bunun yazılı örnekleri var mıdır, yoksa anlatılanlar sadece ezberi olarak mı gelmiştir?
Elcevap: Gerek Kuran metinleri, gerek hadisler, gerekse de diğer İslami eserler ilk dönemden itibaren hem yazılı hem sözlü olarak gelmiştir. Örneğin Biri Maune olayında şehit olan hafız sayısının 70 olduğu düşünülürse Kuran’ı hıfz eden sahabe sayısının çokluğu anlaşılacaktır. Bu hafızların bir kısmının da Kuran metinlerini deri, hurma dalı, yassı taş, kürek kemiği gibi şeylere yazdığı bilinmektedir. Aşağıda ilk dönem yazılı metinlerine birkaç örnek verilmiştir.
1-) Mukavkıs’a (Mısır valisine) gönderilen mektup (Topkapı Sarayı’nda bir nüsha bulunur),
2-) Herse (Herakliyus’a) gönderildiği rivayet edilen mektup (metin olarak kaynaklarda var)
3-) Necran Hristiyanlarına verilen ahitname (çeşitli manastırlarda nüshaları vardır).Bu belgeler 620’li yıllarda kaleme alınmıştır.
4-) Hudeybiye Antlaşması (628): Antlaşmanın metni kaynaklarda açıkça yer alır. Metin, erken dönem İslam’ın yazılı diplomatik belgelerindendir.
5-) Topkapı, Tübingen, Sana’a, Birmingham, Paris (BNF Arabe 328) gibi yerlerde bulunan erken mushaf nüshaları (7. yüzyıl ortası) o dönemin yazılı belgeleridir.
6-) Özellikle Sana’a el-Maşhed el-Kebir Mushafı karbon testine göre 630–650 yıllarına aittir.
7-) Cebel Selma (Cebel Selmâ) ve Taif civarında bulunan Arapça yazıtlar (6.–7. yüzyıl) erken İslam öncesi Arap dilini gösterir.
8 ) Dûmetü’l-Cendel ve Taymā yazıtları da 6. yüzyıl Arap toplumunun dinî yapısını anlatır.
9-) İbn-i İshak (704-767) ve Vakıdi (748-822) gibi isimlerin eserleri, kendilerinden önceki yazılı notlara ve vesikalara dayanarak derlenmiştir.
10-) Zuhri’nin Sahifeleri: Tabiun döneminin büyük alimi İbn Şihab ez-Zühri, daha 7. yüzyılın sonunda hadis ve siyer bilgilerini sistematik olarak yazıya geçirmiştir.
11-) Medine Sözleşmesi (622): İslam devletinin ilk anayasası kabul edilen bu metin, Medine’deki farklı inanç grupları arasındaki ilişkileri düzenlemiş ve yazılı olarak kayıt altına alınmıştır.
12-) I. Velid Dönemi Yazıtları ve Mimari Kitabeler: Kudüs’teki Kubbetü’s-Sahra’da (MS 691-692) bulunan kuşak yazıları, Kur’an ayetlerinin (özellikle İhlas ve Nisa surelerinden bölümler) o dönemde mimariye işlenecek kadar yerleşik ve standart olduğunu kanıtlar.
13-) Papirüs Kayıtları (Özellikle Mısır’da): İslam fethinden kısa bir süre sonrasına (640’lı yıllar) tarihlenen ve vergi kayıtlarını içeren Yunanca-Arapça çift dilli papirüsler, erken dönem idari yazışmaların varlığını gösterir.
14-) Sahife-i Sâdıka: Abdullah bin Amr bin el-As’ın Hz. Peygamber’den bizzat duyarak yazdığı hadis mecmuasıdır. Bu, hadislerin de çok erken dönemde “sahifeler” şeklinde yazılı hale getirildiğinin en önemli delilidir.
Sual: Peki, bu kadar çok yazılı materyal varsa neden hala sözlü kültür/hıfz vurgusu yapılıyor
Cevap: Erken dönem Arap toplumunda ezber, yazılı metinler gibi güvenilir kabul edilirdi. Yazı ezberi, ezber yazıyı destekleyen bir nevi yardımcı araçtı. Bu yüzden metinler vardı ancak ana taşıyıcı her zaman insan hafızasıydı. Hatta günümüzde Kuran’ı Kerim basan matbaalar Kuran’ı Kerim’i bastıktan sonra hafızlardan oluşan bir heyete bu metinde hata var mı diye sunar ve kontrolden geçen Kuran’ı Kerim’ler çoğaltılır.
Ek olarak malzeme eksikliğinden de bahsedilebilir. Kağıdın henüz bölgeye gelmemiş olması (Çinlilerden öğrenilmesi 8. yüzyılı bulmuştur), yazının deri veya taş gibi ağır ve pahalı materyallere yazılmasını zorunlu kılıyordu. Bu da “kitap” formundan ziyade “belge” veya “parça” formundaki yazılı örneklerin yaygın olmasına yol açmıştır.
Sual: Bu kadar çok yazılı materyal varsa neden metinler arasında hareke/noktalama açısından farklar görülüyor?
Cevap: Kuran’ın ilk dönem metinlerinden günümüze ulaşan bütün nüshalarda metinlerin eksiksiz ve hatasız bir şekilde birbirleriyle aynı olduğu görülmektedir. Fakat ilk dönem Arapçası ile günümüzdeki modern Arapça arasında noktalama (i’cam) ve harekeleme (tashil) farklardan dolayı ilk dönem metinleriyle şimdiki metinlerde bu ayrım görülmektedir. İlk dönem İslami kaynaklarda harflerin üzerinde henüz noktalar yoktu. Örneğin; ب (be), ت (te) ve ث (se) harflerinin hepsi aynı şekilde yazılıyor, hangisi olduğu cümlenin gelişinden anlaşılıyordu. Harflerin noktalarla birbirinden tamamen ayrılması ve hareke sisteminin yerleşmesi Emeviler dönemine denk gelmektedir. Kısaca bu harflerdeki noktalama ve harekeleme sonraki dönemlere rastladığı için ilk dönem metinleri ve şimdiki metinler arasında bahsettiğimiz bu cüzi fark bulunmaktadır. Yanlış anlaşılmasın metin tamamıyla aynıdır.
İlk dönem yazılı metinleri 2’yi okumak için tıklayınız: https://www.hakvera.com/ilk-donem-yazili-metinleri-2/



