“Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” (Kamer Suresi 49)
Her şeyin ölçü, denge ve düzen (takdir) ile yaratıldığı hem kâinatta hem bitkilerde hem hayvanlarda hem de insanlarda açıkça görülür. Kısacası canlı cansız bütün varlıklar bu ölçüye tabidir. Bu dengenin aşağı ya da yukarı yönlü çok küçük oynamaları yaşamı imkânsız kılabilir. İnsanı hayrette bırakan bu örnekler yaşamın ne kadar ince ayarlı bir sistem olduğunu gözler önüne sermektedir. Allahu Teala bizlere sonsuz kudretini sayısız örnekle göstermektedir. Evrenin, canlıların ve doğadaki her varlığın ölçülü, dengeli ve mükemmel bir düzenle yaratıldığı apaçık ortadadır. Küçük sapmalar bile insanı her yönüyle hayrette bırakan yaşamı imkânsız kılabilirdi.
Ozon tabakası: Güneş’ten gelen zararlı UV ışınlarını tam gerekli miktarda filtreler; biraz ince olsaydı cilt ve bitki yaşamı zarar görürdü, kalın olsaydı da fotosentez dengesi bozulurdu.
Kanın pH değeri: Yaklaşık 7.35–7.45 aralığında tutulur; küçük bir değişim bile ölümcül olabilir. Bu hassas denge, enzimlerin ve metabolik reaksiyonların sorunsuz çalışmasını sağlar.
Ay’ın Dünya’ya uzaklığı: Gelgitleri düzenler, eksen eğikliğini dengeler ve iklim istikrarını sağlar. Aynı zamanda geceyi aydınlatır ve ekosistemlerin ritmini belirler.
Elektron yükü: Atomların kararlı kalması için tam gerekli değerdedir; farklı olsaydı madde oluşamaz, evren kaosa sürüklenirdi.
Su molekülünün açısı (104.5°): Bu açı sayesinde su sıvı kalabilir ve hayat mümkün olur. Su molekülü olmasaydı, okyanuslar, göller ve canlılar var olamazdı.
Buzun suyun üstünde yüzmesi: Donunca genleşir ve göllerin tamamen donmasını engeller; bu sayede su altındaki canlılar yaşamaya devam eder.
Yer kabuğu kalınlığı: Çok ince olsa volkanik faaliyetler aşırı artardı, çok kalın olursa besin döngüsü dururdu. Bitki ve hayvan yaşamının sürdüğü dengeli bir kabuktur.
Atmosferde oksijen oranı (%21): Daha fazla olsa yangınlar sıklaşır, az olsa solunum zorlaşırdı. Bu oran, hem hayvan hem de bitki yaşamını korur.
İnsan gözündeki ışık hassasiyeti: Tek bir fotonu algılayabilecek kadar duyarlıdır. Bu hassasiyet, gece görüşü ve doğadaki renklerin algılanması için kritik önemdedir.
Kırmızı kan hücrelerinin şekli: Disk biçimi sayesinde dar damarlardan geçebilir, oksijeni taşımada maksimum verim sağlar ve kan akışını kolaylaştırır.
Güneş’in kütlesi: Daha küçük olsa yeterli enerji üretmez, büyük olsa ömrü kısa olurdu. Bu hassas ölçü, Dünya’daki yaşamın sürekliliğini sağlar.
Manyetik alan (Dünya): Zararlı güneş rüzgârlarını saptırarak atmosferi korur, ayrıca yön bulma sistemleri ve kuş göçleri için hayati önemdedir.
Sinir iletim hızı: Elektrik sinyalleri doğru hızda taşınır; çok hızlı veya yavaş olsa koordinasyon ve refleksler bozulurdu.
Protein katlanması (protein folding): Aminoasitlerin doğru şekilde katlanması milisaniyelerde gerçekleşir; hata hastalık ve işlev kaybına yol açar.
Fotosentez verimi: Bitkiler ışığı enerjiye dönüştürürken neredeyse kusursuz kimyasal ölçüler kullanır; küçük değişiklikler ekosistemi olumsuz etkiler.
Arıların yön bulma sistemi: Güneşi ve Dünya’nın manyetik alanını kullanarak kilometrelerce yolu şaşmaz şekilde uçar; koloninin hayatta kalmasını sağlar.
Beynin enerji tüketimi: Vücudun küçük kısmı olmasına rağmen enerjiyi tam ölçüsünde kullanır; fazlası zarar, azı yetersizlik yaratır.
Kemiklerin iç yapısı: Süngerimsi yapı sayesinde hem dayanıklı hem hafiftir; bu doğa mühendisliği, hareket ve destek için kritik önemdedir.
Evrenin genişleme hızı: Biraz yavaş olsaydı içe doğru çökerdi, fazla hızlı olsaydı galaksiler ve yıldızlar oluşamazdı; hayat imkânsız olurdu.
Yerçekimi sabiti: Çok küçük farklar bile yıldızların oluşmasını engeller, gezegenlerin yörüngesini bozar ve ekosistemlerin dengesini altüst ederdi.
Dünya’nın manyetik kutupları: Kutup alanları tam ölçülüdür; sapmaları olsaydı navigasyon sistemleri ve hayvan göçleri bozulurdu.
Bitki yapraklarının açısı: Güneş ışığını maksimum alacak şekilde tasarlanmıştır; fotosentez verimliliği bu açı sayesinde korunur.
Rüzgar hızı ve yönü: Fazla sert olsaydı tohum ve polen taşınamaz, az olsaydı hava sirkülasyonu ve iklim dengesi bozulurdu.
Deniz akıntıları: Okyanus sıcaklık ve tuzluluk dengesini korur; küçük sapmalar ekosistemi tehdit ederdi.
Kuşların gagalarının şekli: Besinleri alacak ve türünü koruyacak şekilde mükemmel ölçülüdür.
Ayın evreleri: Gelgitleri ve bazı hayvanların üreme döngülerini düzenler; bir nevi dünyanın ritmini belirler.
Bitki köklerinin uzunluğu: Topraktaki su ve minerali verimli kullanacak şekilde büyür; küçük sapmalar bitkinin yaşamını tehlikeye atar.
Balıkların yüzgeç açısı: Su direncini minimize edecek şekilde tasarlanmıştır; enerji tasarrufu ve hızlı hareket sağlar.
Çiçeklerin polen yapısı: Rüzgar veya böcek taşımasına uygun ölçüde dizayn edilmiştir; üreme garantilenir.
Dağların yüksekliği ve eğimi: Erozyonu dengeler, su akışını ve yerel iklimi korur; ekosistemde dengeyi sağlar.



