Sual: Kuran’ı Kerim’de Muhammed Aleyhisselam, İbrahim Aleyhisselam ve Musa Aleyhisselam için de Müslümanların ilki ifadesi geçmektedir. Bunu açıklar mısınız?
Cevap: Kur’an-ı Kerim’de “Müslümanların ilki” olma vasfı, farklı peygamberler için kullanılan bir ifadedir. Bu durum bir çelişki değil, her peygamberin kendi tebliğ süreci ve kendi ümmeti içindeki önceliğini ifade eder.
Kur’an’da ilk Müslüman (Evvelü’l-Müslimîn / Müslümanların ilki) şeklinde nitelendirilen iki ve Hanifen Müslima şeklindeki kullanım ile beraber 3 farklı kullanım mevcuttur. Bu durumu şöyle açıklayabiliriz.
1) Hz. Muhammed (s.a.v.): Kur’an’da doğrudan doğruya Hz. Peygamber’e, kendisine vahyedilen dine teslim olanların ilki olması emredilmiştir. Bu, İslam’ın son evrensel mesajına ilk muhatap ve ilk teslim olan kişi olmasını ifade eder.
Ayet: “De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin rabbi olan Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben müslümanların ilkiyim.” (En’âm Suresi, 162-163)
2) Hz. Musa (a.s.): Hz. Musa, Tur Dağı’nda Allah’ın dağa tecellisine şahit olduğunda ve o heybet karşısında bayılıp ayıldığında, Allah’ın azametini ikrar ederek kendi dönemi ve kavmi adına bu ifadeyi kullanmıştır.
“Musa tayin ettiğimiz vakitte gelip rabbi de onunla konuşunca, ‘Rabbim! Bana kendini göster, seni göreyim’ dedi… Musa ayılınca şöyle dedi: ‘Seni tenzih ederim, tövbe edip sana yöneldim ve ben iman edenlerin ilkiyim.'” (A’râf Suresi, 143)
3) Hz. İbrahim (a.s.): Hz. İbrahim için doğrudan evvelü’l-müslimîn ifadesi değil Hanifen Müslima ifadesi kullanılır. İslam isminin ve teslimiyetin kökeni vurgulanır.
“İbrahim, ne Yahudi, ne de Hristiyan idi; fakat o, Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden de değildi.” (Ali İmran 67)
Bu isimlendirmelerin üç farklı Peygamber için kullanılmasının hikmetleri şunlardır:
Zaman ve Mekân Bağlamı: Her peygamber, gönderildiği toplumda tebliğe başladığında, o davanın ilk inananı ve lideridir. Dolayısıyla her biri kendi zaman diliminin ilk Müslümanıdır.
Allah Katında Din İslam’dır: Bu ifadeler, İslam’ın sadece Hz. Muhammed (a.s.m) ile başlamadığını, Hz. Adem’den beri gelen tüm hak dinlerin ortak adı olduğunu kanıtlar. Ali İmran 19. Ayette “Kuşkusuz Allah katında din İslamdır…” buyrulmaktadır. İlk Peygamberden son Peygambere kadar gelen bütün dinlerin ismi İslam’dır. Bütün dinlerin imani esasları aynı olmakla beraber gönderildikleri topluma göre bazı şeriat kuralları farklılık gösterebilir.
Teslimiyet: Müslüman kelimesi sözlükte teslim olan demektir. Ayetlerdeki bu vurgular, o peygamberlerin Allah’ın iradesine olan tam ve kusursuz teslimiyetlerini simgeler.



