Yerde ve Gökte Var Olan Sayısız Mucize

De ki: Bakın göklerde ve yerde neler var (Yunus 101)

Düşünen insan, kendisini ihata eden varlığa bakar. Nereden geldiğini, kimin tarafından yaratıldığını, hakiki sahibinin kim olduğunu araştırır ve onu bulmaya çalışır. Bir binanın kendi kendine var olması mümkün olmadığı gibi, varlık binasının da kendi kendine var olması mümkün değildir. Mutlaka bir hâlık’ı vardır.

Yerde ve gökte var olan sayısız örnek Allah’ın varlığına, isim, sıfat ve fiillerine delalet etmektedir. Misalen bir meyvenin tadı, kokusu, rengi vs. tam istediğimiz gibidir ne eksik ne fazla tam olması gerektiği gibidir. Hatta bunlarla da sınırlı kalmayıp içinde var olan mineraller, vitaminler, elementler vücudumuzun ihtiyacını karşılayacak düzeydedir. Bu gibi örnekler gösteriyor ki bu alemi ve içindekileri insanı bilen biri Yaratmış olabilir. “Bakın göklerde ve yerde neler var” ifadesi, insanı kâinattaki düzeni, çeşitliliği ve hikmeti düşünmeye davet eden güçlü bir çağrıdır. Modern bilim, göklerde sayısız galaksinin, yıldızın ve gezegenin belirli yasalarla hareket ettiğini ortaya koymuştur. Örneğin astronomlar, evrende milyarlarca galaksi bulunduğunu ve her birinde milyarlarca yıldız yer aldığını tespit etmiştir. Bu muazzam düzen; yerçekimi, elektromanyetik kuvvet ve nükleer kuvvetler gibi hassas dengeler sayesinde devam eder. Güneş’in Dünya’ya olan uzaklığı, atmosferin yapısı ve gezegenimizin dönüş hızı gibi birçok faktör, yeryüzünde hayatın mümkün olmasını sağlayan ince ayar örnekleri olarak gösterilmektedir. Yeryüzünde ise canlıların çeşitliliği, ekosistemlerin dengesi ve doğadaki döngüler mükemmel bir uyum sergiler. Su döngüsü, fotosentez, toprakta yaşayan mikroorganizmaların bitkileri beslemesi ve arıların bitkileri tozlaştırması gibi süreçler, hayatın devamı için vazgeçilmezdir. Bilim insanları, tek bir hücrenin içinde bile son derece karmaşık sistemlerin bulunduğunu ve bunların belirli bir düzen içinde çalıştığını ifade etmektedir. Bu nedenle göklerde ve yerde bulunan varlıkları incelemek, sadece bilimsel bilgi edinmek değil; aynı zamanda evrendeki düzeni, dengeyi ve hayatın sürekliliğini anlamak açısından büyük önem taşır.

Bir bedeviye Allah’ın vardığını ne ile isbat edebilirsin diye sorduklarında şöyle demiştir:

“Dışkı deve’ye, ayak izleri yürüyüşe delâlet eder de burçlarla süslenmiş gökyüzü ve etraflı yeryüzü, Lâtif ve Habir olan Allah’a delâlet etmez mi?” Evet yeryüzü ve onun insanı, hayvanı, bitkisi, câmidi, semâ ve onun güneşi, ayı, yıldızları ve bütün bunların ince ve ölçülü nizâmları Allah’ın varlığına, birliğine ve bütün kemâl sıfatlarına açıkça delâlet ederler.

Modern bilim, göklerde sayısız galaksinin, yıldızın ve gezegenin belirli yasalarla hareket ettiğini ortaya koymuştur. Örneğin astronomlar, evrende milyarlarca galaksi bulunduğunu ve her birinde milyarlarca yıldız yer aldığını tespit etmiştir. Bu muazzam düzen; yerçekimi, elektromanyetik kuvvet ve nükleer kuvvetler gibi hassas dengeler sayesinde devam eder. Güneş’in Dünya’ya olan uzaklığı, atmosferin yapısı ve gezegenimizin dönüş hızı gibi birçok faktör, yeryüzünde hayatın mümkün olmasını sağlayan ince ayar örnekleri olarak gösterilmektedir.

Yeryüzünde ise canlıların çeşitliliği, ekosistemlerin dengesi ve doğadaki döngüler dikkat çekici bir uyum sergiler. Su döngüsü, fotosentez, toprakta yaşayan mikroorganizmaların bitkileri beslemesi ve arıların bitkileri tozlaştırması gibi süreçler, hayatın devamı için vazgeçilmezdir. Bilim insanları, tek bir hücrenin içinde bile son derece karmaşık sistemlerin bulunduğunu ve bunların belirli bir düzen içinde çalıştığını ifade etmektedir. Bu nedenle göklerde ve yerde bulunan varlıkları incelemek, sadece bilimsel bilgi edinmek değil; aynı zamanda evrendeki düzeni, dengeyi ve hayatın sürekliliğini anlamak açısından büyük önem taşır.

Bir bedeviye Allah’ın vardığını ne ile isbat edebilirsin diye sorduklarında şöyle demiştir: “Dışkı deve’ye, ayak izleri yürüyüşe delâlet eder de burçlarla süslenmiş gökyüzü ve etraflı yeryüzü, Lâtif ve Habir olan Allah’a delâlet etmez mi?” Evet yeryüzü ve onun insanı, hayvanı, bitkisi, câmidi, semâ ve onun güneşi, ayı, yıldızları ve bütün bunların ince ve ölçülü nizâmları Allah’ın varlığına, birliğine ve bütün kemâl sıfatlarına açıkça delâlet ederler.

Paylaş