Sual: Hadisler Peygamber Efendimiz’den 250 sene sonra mı yazıldı?
Cevap: Hadisler Peygamberimizden 250 sene sonra yazıldı iddiası, hem akademik hem de tarihi açıdan bakıldığında eksik ve yanıltıcı bir genellemedir. Bu iddia genellikle Buhari veya Müslim gibi büyük hadis külliyatlarının kitaplaşma (tasnif) tarihlerini, hadislerin ilk yazılma tarihleriyle karıştırmaktan kaynaklanır. Konuyu daha net anlamak için süreci üç temel aşamaya ayırmak gerekir:
1-) Yazım Süreci (Kitabet), Hicrî 1. Miladi 7. Yüzyıl: Hadislerin yazımı 250 sene sonra başlamamıştır; bizzat Peygamber Efendimiz (sav) döneminde başlamıştır. Hadislerin bireysel olarak sahâbîler tarafından yazıya geçirilmesi dönemidir. Bu dönemde hadislerin yazımıyla ilgili izin bizzat Efendimiz’den çıkmıştır. Bu dönemdeki hadisler daha çok kişisel notlar şeklinde yazılmıştır.
Dönemin Özellikleri
–Hadisler ezber ağırlıklı korunuyordu.
–Bazı sahâbîler hadisleri yazıya geçiriyordu.
–Sistemli kitaplaştırma yoktu.
–Yazılan metinlere “sahife” denirdi.
Abdullah bin Amr: “Es-Sahifetu’s-Sadıka” adını verdiği mecmuasında bizzat Efendimizden duyduğu hadisleri yazmıştır. Abdullah b. Amr b. As’ın anlattığı şu olay durumu netleştirecektir.
Resulullah’dan duyduğum her şeyi ezberlemek maksadıyla yazıyordum. Kureyş beni bundan nehyetti ve ‘Resulullah (a.s.m) kızgınlık ve sükûnet hallerinde konuşan bir insan iken, sen ondan duyduğun her şeyi nasıl yazarsın?’ dediler. Bunun üzerine yazmaktan vazgeçtim. Sonra durumu Resulullah’a arzettim. Eliyle ağzına işaret ederek; ‘Yaz, canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki buradan haktan başka bir şey çıkmaz.’ buyurdu.”(Ebu Davud, ilim,3)
Hz. Ali’nin Sahifesi: Kılıcının kabzasında taşıdığı, içinde hukuki hükümlerin bulunduğu bir yazılı metni olduğu bilinmektedir.
Enes bin Malik: “Biz duyduklarımızı yazardık,” diyerek bu süreci teyit etmiştir.
Semure bin Cündeb: Yazılı bir “Nüsha”sı olduğu ve bunu oğluna miras bıraktığı bilinir.
Cabir bin Abdullah: Hac ibadetiyle ilgili geniş bilgiler içeren bir sahifesi vardı.
Ebu Hureyre: En çok hadis rivayet eden sahabidir; kendisi bizzat yazmasa da talebesi Hemmam bin Münebbih onun rivayetlerini yazmıştır.
Abdullah bin Abbas: Genç yaşta hadisleri ve tefsir notlarını kağıtlara kaydetmiştir.
Sual: Peygamberimiz Müslim’de geçen bir hadiste kendi sözlerini yazmayı yasakladığı rivayet ediliyor.
Cevap: Başlangıçta hadislerin yazımına dair gelen “yasak”, hadislerin Kur’an ayetleriyle aynı sayfalara yazılarak metinlerin birbirine karışmasını önleme amaçlı geçici bir tedbirdi. Kur’an ezberlenip yerleşince bu yasak kalkmıştır.
2-) Derleme Süreci (Tedvin), Hicrî 2. asrın başları (8. yüzyıl): Hadislerin resmi devlet eliyle bir araya getirilmesi (tedvin), Emevi Halifesi Ömer bin Abdülaziz döneminde (Hicri 100 civarı) başlamıştır. Yani Efendimiz Aleyhisselam’ın vefatından yaklaşık 80-90 yıl sonra bu bilgiler sistemli bir şekilde toplanmıştır.
Bu Dönemin Özellikleri
–Hadisler ilk kez geniş çaplı şekilde toplanmıştır.
–Sahabe ve tâbiîn rivayetleri bir araya getirilmiştir.
–Henüz konu başlıklarına göre tam ayrım yapılmamıştır.
–Hadisler fıkıh görüşleriyle birlikte yazılmıştır.
İbn Şihab ez-Zühri: Bu dönemin en önemli figürüdür ve hadisleri sistematik olarak ilk derleyen kişidir.
Ebu Bekir bin Hazm: Medine valisidir ve halifenin emriyle bölgedeki hadisleri toplamıştır.
Makhul bin Ebi Müslim: Şam bölgesindeki hadisleri derlemiştir.
Katade bin Diame: Basra bölgesinin önde gelen muhaddis ve müdevvinidir.
Amr bin Dinar: Mekke’deki rivayetleri derleyen önemli isimlerden biridir.
Rebi bin Sabih: Hadisleri bölümlere ayırmadan, genel olarak ilk toplayanlardan biri kabul edilir.
3-) Sınıflandırma Süreci (Tasnif): 200-250 Yıl Sonra: İşte “250 sene” iddiasının çıktığı yer burasıdır. İmam Buhari (ö. 256/870) ve İmam Müslim gibi alimler, daha önce yazılmış olan binlerce hadis metnini titiz bir elemeden geçirerek konularına göre (Fıkıh, İman, Ahlak vb.) düzenlemişlerdir.
Dönemin Özellikleri
–Hadisler konu başlıklarına göre sınıflandırılmıştır. (Namaz, oruç, ticaret, ahlak vb.)
–Hadislerin sıhhati araştırılmıştır.
–İsnad sistemi gelişmiştir.
–Büyük hadis kitapları yazılmıştır.
İmam Malik: “el-Muvatta” eseriyle tasnif döneminin en büyük öncülerinden biridir.
İmam Buhari: “el-Camiu’s-Sahih” ile hadis eleştirisinde en yüksek standardı belirlemiştir.
İmam Müslim: “Sahih-i Müslim” ile metodolojik olarak hadisleri tasnif etmiştir.
Ebu Davud: Fıkhi hükümlere (Sünen) göre hadisleri tasnif edenlerin en büyüğüdür.
İmam Tirmizi: Hadislerin sıhhat derecelerini (hasen, garib vb.) belirterek tasnif etmiştir.
İmam Nesai: Titizliği ve zayıf hadisleri elemesiyle bilinen “es-Sünen” sahibi.
İmam Ahmed bin Hanbel: Müsned tarzında (sahabi isimlerine göre) en geniş koleksiyonu oluşturmuştur.
Özetleyecek olursak Efendimiz Aleyhisselam hayattayken başlayan hadislerin yazımı üç dönemde son halini almış ve günümüze kadar gelmiştir. Bu isimlerin ve eserlerin varlığı, hadislerin boşlukta kalmadığını, her neslin bir öncekini denetleyerek ve kayıt altına alarak bu mirası taşıdığını gösterir.



