Sual: Allah önce Hazreti Adem ile Hazreti Havvayı cennetten kovup sonra onları tekrar cennete göndermek için binlerce peygamber mi gönderdi?
Cevap: Bu olayı sadece yüzeysel Cennetten kovulma şeklinde yorumlamak yanlıştır doğrusu Cennetten kovulma değil, yeryüzü görevinin başlamasıdır. İlk olarak kelime tercihini düzeltmek gerekir. Kur’an-ı Kerim perspektifinde Hz. Adem ve Hz. Havva’nın yeryüzüne indirilmesi alelade bir sürgün veya hapis tarzı bir cezalandırma değildir. Çünkü Allahu Teala, daha Hz. Adem’i yaratmadan önce meleklere şunu söylemişti:
Hani rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti… (Bakara 30)
Yani insanın asıl görev yeri en başından beri zaten yeryüzüydü. Cennet süreci; insanın iradesini kullanmayı, Şeytan’ın düşmanlığını ve pişman olup tövbe etmeyi öğrendiği bir hazırlık süreciydi. Özelde Hz. Adem genelde bütün insanoğlu orada şu hakikati gerçek bir surette anladı ki Hz. Adem ve Hz. Havva’ya yasak meyveyi yediren şeytan apaçık bir düşmandır.
İkinci olarak haşa Allah bir hata yaptı da onu düzeltmek için peygamber gönderiyor algısı yanlıştır. Dinimizde Allah zamandan ve mekandan münezzehtir; ilmi sonsuzdur ve herşeyi kuşatmıştır. Allah ezeli ve ebedi olduğu için bütün zamanları aynı anda görür ve bilir. Bundan dolayı burada haşa bir hata söz konusu değildir. Bu noktada Peygamberlerin gönderiliş amacı Allah’ın emrinin değişmesi değil, tam aksine o emrin bir parçasıdır.
Yeryüzü bir darı imtihandır. İmtihanın adil olması için de soruların ve kuralların insanlara bildirilmesi gerekir. Bu soru ve kuralları en güzel bir şekilde açıklayacak Allah’ın emir ve yasaklarına en harika bir surette icabet edecek olanlar Peygamberlerdir. Peygamberler, insanoğluna dünya hayatında nasıl erdemli yaşayacağını, ibadetlerini ne şekil yapacağını, iyi ve kötü olan şeyleri, potansiyelini nasıl en üst seviyeye çıkaracağını gösteren klavuzlar ve öğretmenlerdir.
Üçüncüsü: Allahu Teala dileseydi dünya imtihanını başka türlü de başlatabilirdi. Hz. Adem ile Hz. Havva’yı cennete koymadan direk yeryüzünde de yaratıp imtihanı başlatabilirdi. Bu şekil olsa nefisle beraber düşmanımız olan şeytanın desiselerini tam kavrayamazdık. Hz. Adem örneğiyle bu durum çok net bir şekilde bizlere anlatılmıştır.
Dördüncüsü: Eğer insan hiç dünyaya indirilmeseydi ve hep cennette kalsaydı, meleklerden bir farkı kalmazdı. Çünkü Meleklerin iradesi yoktur, kötülük yapamazlar Allah kendilerine neyi emretmişse onu yaparlar. Fakat insan kendisine cüzi irade yani seçim yapma hakkı verildiği için bu cüzi iradeyi kullanacağı bir meydan lazımdır ki orası da dünya hayatıdır. Bundan dolayı insan seçimleriyle nereye gideceğini bilmek için, imtihanın başlangıcı için Hz. Adem ve Hz. Havva dünyaya gönderilmiştir.
Özetleyecek olursak buradaki döngü haşa bir yap-boz oyunu veya hatayı telafi etme çabası değildir. Zira Allah insanı zaten yeryüzüne göndermek için yaratmıştı. Cennetten dünyaya geçiş bir cezadan ziyade, insanın özgür iradesiyle olgunlaşacağı imtihan sürecinin başlamasıydı.
Peygamberler ise bu zorlu dünya yolculuğunda insanın; yönünü kaybetmemesi, cennet ve cehenneme uygun mahiyet kesbetmesi, içindeki iyi ve kötüyü ayırt edebilmesi, iman ve ibadet esaslarının öğretilmesi için gönderilen rehberlerdir.



