Hz. İsa Aleyhisselam ve Hz. Peygamber Aleyhisselam’ın Tevrat’ta Müjdelenmesi

Kitab-ı Mukaddes Tesniye 33:2 bölümü:

“RABB Sina’dan geldi,
Halkına Seir’den doğdu,
Paran Dağı’ndan ışıldadı.
On binlerce kutsalla geldi,
Sağında halkı için alev alev yanan ateş vardı.”

Bu ayetteki mekanlar ve anlatılar aşağıda da belirtileceği üzere tarihte sadece iki kişi için gerçekleşmiştir. Musa Aleyhisselam’a vahyedilen bu ayetlerden sonra Seir dağından Hz. İsa Aleyhisselam, Paran Dağlarından ise Hz. Muhammed Aleyhisselam çıkmıştır. Akabinde Mekke’nin fethine ise 10 bin kişiyle katılmış ve her birine meşale yakılması emrini vermiştir.

Sina Dağı: Hz. Musa’ya vahyin indiği yer (Hz. Musa dönemi).
Seir: Filistin/Ürdün civarındaki dağlık bölge; Hz. İsa’nın peygamberlik yaptığı ve İncil’in vahyedildiği bölge olarak kabul edilir.
Paran (Faran) Dağı: Dinimizde ve Kitab-ı Mukaddes coğrafyasında Mekke ve çevresindeki dağlar (Hira/Nûr Dağı) olarak tanımlanır. (Nitekim Tekvin 21:21’de Hz. İsmail’in Paran Çölü’nde yaşadığı belirtilir.)
10 Bin Kutsal / Meşale: Mekke’nin fethi sırasında Hz. Muhammed’in (s.a.v) yanında yaklaşık 10.000 kişilik bir sahabi ordusu vardı. Gece şehre girilmeden önce İslam ordusunun her bir ferdine bir meşale yakması emredilmişti. 10 bin meşaleli/kutsallı kişi vurgusu doğrudan Mekke’nin fethindeki bu olaya dayandırılır.
Sağ Elindeki Ateşli Şeriat (Eşdat): İbranice orijinalinde geçen “Eş-dat” kelimesi Ateşli Yasa-Alevli Şeriat olarak çevrilir. Hz. Muhammed’e (s.a.v) hem manevi ilkeleri hem de adaletli toplumsal düzeni sağlayan, Batıl’ı yok eden caydırıcı bir şeriat ve cihat hükmünün verildiğini ifade eder.

Özetle; Tevrat’taki bu pasaj; Sina Hz. Musa ile başlayıp, Seir Hz. İsa ile devam eden ve Paran/Mekke Hz. Muhammed ile 10 bin kişilik ordunun/inananın eşliğinde zirveye ulaşan ilahi vahyin akışını anlatan bir müjdedir.

Paylaş