İlk Dönem Kuran Metinleri

İlk dönem Kur’an yazmaları üzerine çalışan önemli araştırmacılardan Tayyar Altıkulaç ve Muhammad Hamidullah, günümüze ulaşan erken mushaflar hakkında çeşitli açıklamalar yapmışlardır. Bu açıklamaların ortak noktası Kuran metninin sabit olarak değişmeden günümüze kadar ulaşmış olduğudur.

Tayyar Altıkulaç’ın İlk Dönem Kur’an Nüshaları Hakkındaki Açıklamaları

Türk İslam tarihçisi ve eski Diyanet İşleri Başkanı olan Tayyar Altıkulaç, uzun yıllar boyunca dünyanın çeşitli kütüphanelerinde bulunan erken dönem mushafları incelemiştir. Bu çalışmalarını özellikle “Mesâhif-i Kadîme (İlk Mushaflar Üzerine İnceleme)” adlı eserinde yayımlamıştır.

Altıkulaç’ın temel tespitleri

1-) İlk mushafların büyük kısmı hicrî 1. yüzyıla aittir. Altıkulaç, Topkapı, Kahire, San‘a, Tübingen ve Londra gibi şehirlerde bulunan mushafların çok erken dönemde yazıldığını belirtir.

2-) Farklı coğrafyalardaki mushaflar aynı metni içerir. Altıkulaç bu konuda şöyle demiştir: Hepsi ayrı coğrafyalarda yazılmış mushaflardır; birbirleriyle ve bugün okunan Kur’an ile tam paralellik gösterirler; ne fazla ne eksik vardır.

Bu tespit, farklı bölgelerde yazılan erken Kur’an nüshalarının metin açısından aynı olduğunu göstermektedir.

3-) Topkapı Mushafı en eski nüshalardan biridir. Altıkulaç yaptığı araştırmalar sonucunda şöyle demiştir: Yaptığım araştırmalar, orijinal mushafa en yakın nüshalardan birinin Topkapı nüshası olduğunu gösterdi.

Bu mushaf günümüzde İstanbul’daki Topkapı Sarayı Müzesi’nde muhafaza edilmektedir.

Muhammed Hamidullah’ın İlk Kur’an Yazmaları Hakkındaki Görüşleri

Fransız-Hintli İslam tarihçisi Muhammed Hamidullah, Kur’an’ın erken dönemde yazılı nüshalarının bulunduğunu ve bunların günümüzdeki metinle uyumlu olduğunu vurgulamıştır.

Muhammed Hamidullah’ın Açıklamaları

Hamidullah, Hz. Osman döneminde çoğaltılan mushaflardan bazılarının günümüze ulaştığını ifade eder: Hz. Osman tarafından gönderilen Kur’an nüshalarından biri İstanbul’da, biri İngiltere’de ve biri de Taşkent’te bulunmaktadır.

Ayrıca bu mushaflar hakkında şu değerlendirmeyi yapar: Bu metin ile bugün kullanılan Kur’an metinleri arasında hiçbir farklılık bulunmamaktadır.

Hamidullah bu tespiti özellikle Semerkand (Taşkent) mushafı ve diğer erken nüshaları inceleyerek dile getirmiştir.

Bu Araştırmaların Ortak Sonucu

Hem Altıkulaç hem de Hamidullah’ın çalışmalarında ortak birkaç sonuç ortaya çıkmaktadır:

—Kur’an’ın çok erken dönemde yazılmış nüshaları bulunmaktadır.
—Bu mushaflar farklı coğrafyalarda ortaya çıkmıştır (İstanbul, Yemen, Kahire, Londra, Paris vb.).
—Metinler bugünkü Kur’an ile tamamen aynıdır.
—Bu durum Kur’an’ın tarih boyunca metin olarak korunduğunu gösteren en önemli delillerden biridir.

Tayyar Altıkulaç ve Muhammed Hamidullah dışında, ilk dönem Kur’an yazmalarıyla ilgili görüşleri olan birçok akademisyen ve araştırmacı vardır ki aralarında Müslüman olmayanlar da vardır. Fakat onlar da Kuran metinlerinin günümüze kadar korunarak geldiğini kabul etmiştir. İşte onlardan bazıları:

1-) Nicolai Sinai (1974–) – Rus akademisyen. Sinai, özellikle Birmingham ve Tübingen Kur’an parçaları üzerinde paleografik çalışmalar yapmıştır.

Görüşü: Karbon testi ve yazı stili analizleri, bu mushafların 7. yüzyılın sonu veya 8. yüzyılın başına ait olduğunu doğrulamaktadır. Bu nüshalar, Kur’an’ın erken dönemlerde yazıya geçirildiğini ve metnin korunmuş olduğunu gösterir. (1)

2-) Behnam Sadeghi ve Uwe Bergmann – Amerikan-Alman paleograf araştırmacıları. Sadeghi ve Bergmann, Hz. Osman dönemine ait mushafların tarihleri ve yazım stilleri üzerine çalışmıştır.

Görüşü: Erken mushaflarda gözlenen varyasyonlar, yazıcıların farklı bölgelerde küçük düzenlemeler yapmasından kaynaklanmıştır. Ancak metin özü hiçbir şekilde değişmemiştir ve Kur’an bugünkü şekliyle korunmuştur.(2)

3-) Elijah Z. Nasr – Modern Kur’an tarihçisi. Nasr, erken dönem Kur’an el yazmalarının müze ve kütüphane koleksiyonları üzerindeki çalışmalarını raporlamıştır.

Görüşü: Kahire, Topkapı ve Paris mushafları, metin açısından tutarlıdır. Bu durum, Kur’an’ın ilk dönemlerinden itibaren sabit bir metinle çoğaltıldığını açıkça göstermektedir. (3)

4-) Arthur Jeffery (1892–1959) – Amerikan Kur’an araştırmacısı Jeffery, Kur’an metinlerinin tarihî el yazmaları üzerindeki çalışmalarını “Materials for the History of the Text of the Qur’an” adlı eserinde yayımlamıştır.

Görüşü: İslam’ın ilk yüzyıllarına ait mushafların büyük çoğunluğu, metin açısından birbirine uygundur. Küçük harf ve noktalama farklılıkları dışında, Kur’an’ın temel metni aynıdır. (4)

Kaynaklar:

(1) Sinai, N. The Quranic Manuscripts of Birmingham and Tübingen: Paleographic Observations, Arabica, 2015.(2) Sadeghi, B. & Bergmann, U. The Codex of the Prophet’s Companions: A Study of Early Quran Manuscripts, Harvard Theological Review, 2000.

(2) Sadeghi, B. & Bergmann, U. The Codex of the Prophet’s Companions: A Study of Early Quran Manuscripts, Harvard Theological Review, 2000.

(3) Nasr, E. Z. Early Qur’anic Manuscripts: Preservation and Transmission, Cairo: Al-Azhar Press, 2010.

(4) Jeffery, A. Materials for the History of the Text of the Qur’an, Leiden: Brill, 1937.

C-14 testi yapılan en eski Kuran-ı Kerimler isimli yazıyı okumak için tıklayınız: https://www.hakvera.com/en-eski-kuran-el-yazmalari-ve-c-14-testi-sonuclari/

Paylaş