İslam fıkhında ve inanç dünyamızda sıkça sorulan sorulardan biri de Namazın beş vakit olduğu Kur’an’da geçer mi? sorusudur. Bu soruya verilecek cevap, Kur’an-ı Kerim’in ayetlerini bir bütünlük içinde değerlendirmektir. Cımbızlama tekniğiyle bir ayete bakıp diğer ayeti görmezden gelmek büyük bir kusurdur ve insanı Allah’ı muhafaza çok ciddi hatalara sürükleyebilir.
Vakitlerin Belirlendiği Temel Ayetler
Kur’an-ı Kerim’de namaz vakitleri, güneşin hareketlerine ve günün evrelerine göre şöyle zikredilir:
Nisa Suresi 103. Ayet: “Namaz, müminlere belli vakitlerde farz kılındı.” Buradaki “belli vakitler” ifadesi, namazın sadece bir kez değil, belirli saatlerde kılınacağını gösterir. Arapça’daki çoğul ve zaman ifadeleri, beş vakit namazı işaret etmektedir.
İsra Suresi 78. Ayet: “Güneşin zevâlinden gecenin karanlığına kadar namazı kıl; sabah namazını da. Çünkü sabah namazı şahitlidir.” Burada “güneşin zevâli” öğle ve ikindi, “gecenin karanlığı” akşam ve yatsı, “sabah namazı” ise fecr vaktidir. Böylece beş vakit namaza işaret edilir.
Hud Suresi 114. Ayet: “Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl.” “Gündüzün iki tarafı” öğle ve ikindi, “gecenin gündüze yakın üç saat” ise akşam, yatsı ve sabah namazı olarak yorumlanır. Arapça çoğulun anlamı, en az üç namaz olduğunu gösterir. Böylece toplamda beş vakit namaz ortaya çıkar.
Rum Suresi 17-18. Ayetler: “Akşama girerken, sabaha ererken, gündüzün sonunda ve öğle vaktinde Allah’ı tenzih edin.” Burada akşama girerken akşam ve yatsı, sabaha ererken sabah, gündüzün sonu ikindi, öğle vakti ise öğle namazı olarak kabul edilir.
Tahâ Suresi 130. Ayet: “Güneş doğmadan önce ve batmadan önce Rabbini tesbih et; gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et.” Bu ayette geçen vakitler: sabah (güneş doğmadan), öğle ve ikindi (güneş batmadan), akşam ve yatsı (gece saatleri) olarak yorumlanır.
Salat-ı Vusta (Orta Namaz) Vurgusu
Bakara Suresi, 238. Ayet: “Namazlara ve orta namaza (salat-ı vusta) devam edin…” Bu ayet, namazların çoğul (en az üç) olduğunu belirtmekle kalmaz, bir de “orta namaz”dan bahseder. Matematiksel olarak bir “orta”dan bahsedebilmek için tekli bir sayı dizisi (3 veya 5 gibi) gerekir. Hz. Peygamber (sav) başta olmak üzere İslam alimlerinin büyük çoğunluğu, bu orta namazın İkindi Namazı olduğunu beyan etmişlerdir.
İkincisi: Arapça dil kuralı ve fıkıh usulü prensibine göre; bir cümlede atıf (bağlaç) varsa, atfedilen şey (matuf), üzerine atıf yapılan şeyden (matuf aleyh) farklıdır. Bakara 238’de geçen “Namazlara (Salavat) ve Orta Namaz’a (es-Salatü’l-Vusta) devam edin”. Eğer orta namaz bu üç namazdan biri olsaydı, ayrıca zikredilmesine gerek kalmazdı. Farklı olarak zikredilmesi, onun bu grubun dışında veya grubu tamamlayan bir unsur olduğunu gösterir
Kur’an ve Sünnet Bütünlüğü
Kur’an-ı Kerim, ibadetlerin ana çerçevesini çizer; uygulamasını ise bizzat Allah Resulü’ne bırakır. Kur’an’da “Namazı kılın” emri vardır ancak rekat sayıları, rüku ve secdenin teknik detayları geçmez. Bu noktada Haşr Suresi 7. ayet “Peygamber size ne verdiyse onu alın” devreye girer. Cebrail (as), bizzat gelerek Peygamber Efendimize (sav) iki gün boyunca namaz kıldırmış ve bu beş vaktin başlangıç ve bitiş saatlerini uygulamalı olarak göstermiştir.
Arapça’da “namazlar” çoğulu üçten başlar. “Orta namaz” ise bu çoğula eklenir ve beş vakit tamamlanır. Tefsirlerde, “orta namaz” ikindi namazı olarak kabul edilir. Peygamber Efendimiz, Mirac gecesinde beş vakit namazın farz olduğunu öğrenmiş ve bu şekilde uygulamaya başlamıştır. Hadislerde de beş vakit namaz kılınması açıkça bildirilmiştir. Sünnet ve icma ile birlikte, Kur’an’daki işaretler tamamlanarak beş vakit namazın delilleri kesinleşmiştir.
İmam Şâfiî, fıkıh usulü eserinde Kur’an’daki namaz emirlerinin sünnetle nasıl tekmil edildiğini anlatır.
“Allah, Kitabı’nda namazı farz kılmış ve Peygamberi aracılığıyla bu namazların sayısının günde beş vakit olduğunu, vakitlerinin başlangıcını ve sonunu beyan etmiştir. Kur’an’daki genel emirler (Namazı kılın), Cebrail’in (a.s) Peygamberimize imamlık ederek vakitleri öğretmesiyle kesinlik kazanmıştır.” (İmam Şâfiî, er-Risâle, Namazın Vakitleri bölümü)
Özetle: Namazın beş vakit olması; hem Kur’an ayetlerinin işaretiyle hem de bu ayetlerin bizzat vahiyle görevlendirilmiş olan Hz. Peygamber tarafından hayata geçirilmesiyle sabittir.



