Kuran’ı Kerim’de “Ben” ve “Biz” Ayrımı

Kuran’ı Kerim okunduğu zaman dikkat çeken noktalardan biri de Allahu Teala’nın hitap olarak bazı ayetlerde “Ben” bazı ayetlerde “Biz” demesidir. Bu iki kelimeyi iki ayrı madde olarak ele alacağız.

Birincisi: Allah’u Teâlâ uluhiyet, tevhid, ibadet konularını içeren ayetlerde “Ben” diye bahseder. Misalen “Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat 56).

İkincisi: Allah’u Teâlâ şanının yüceliğini, aradaki bazı vasıtaları (Cebrail gibi) nazara vererek “Biz” ifadesini kullanır. Buradaki önemli nokta “Biz” ifadesi yaratma ve hükmetme fiillerinin tek sahibi olduğunu vurgulamak için kullanılan yüceltme ifadesidir. Misalen “Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz.”(Hicr 9) buyurmaktadır. Dikkat edilirse Kuran’ın indirilmesi vahiy meleği aracılığıyla olmaktadır ve Kuran’ın korunması da başta sahabe olmak üzere bütün Müslümanların eliyle olmaktadır. Görüldüğü üzere aradaki vasıtalar dolayısıyla Allah’u Teâlâ “Biz” kelimesini kullanmıştır.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta insanlar aracıyı gücü yetmediği şeylere ulaşmak için kullanır fakat Allahu Teala tam tersine bütün işlerin yegane sahibi olarak olayın büyüklüğüne vurgu yapmak için kullanır. Misalen vahyin önemi için doğrudan indirmez olayın azameti anlaşılsın diye Cebrail vasıtasıyla indirir.

“Ben” Kelimesi Geçen Ayetler

— Ey İsrâiloğulları! Size verdiğim nimetimi hatırlayın, bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size vaad ettiklerimi vereyim. Asıl bana itaatsizlikten sakının. (Bakara 40)

–Ancak tövbe edenler, kendilerini düzeltenler ve gerçeği açıkça ifade edenler bunun dışındadır. İşte bunların tövbesini kabul edeceğim. Doğrusu ben tövbeleri çokça kabul eden ve rahmeti bol olanım. (Bakara 160)

–“Kullarım senden beni sordukları vakit (de ki): Muhakkak ben çok yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına icabet ederim…” (Bakara 186)

–Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, duanızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler, aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir!Mümin (Mü’min 60)

Şüphe yok ki ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.” (Tâhâ 14)

Dikkat edilirse “Ben” kelimesinin geçtiği ayetlerde ibadet, uluhiyet, tevhid, duaya icabet, itaat gibi konular geçmektedir. Bunların hakiki kaynağı ve icabeti Allah katında olduğu için “Ben” kelimesiyle beyan edilmiştir.

“Biz” Kelimesi Geçen Ayetler

— Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter. (Zâriyât 47)

— Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık. (Tîn 4)

— Yeri de biz döşedik… (Zâriyât 48)

— Ayet: “Düşünesiniz diye her şeyi çift çift yarattık.” (Zâriyât 49)

“Biz” kelimesinin geçtiği ayetlere dikkat edilirse; Allah’u Teâlâ vahyin büyüklüğünü, yaratma fiilinin azametini nazara vermiş, dünyanın mülkü, kâinatın küçük bir numunesi olan insanın yaratılışından bahsetmiştir ve bu büyüklüğü “Biz” kelimesiyle beyan etmiştir.

Alimlerin Bu Konudaki Yorumları

–İmam Taberî: “Allah’ın ‘Biz yarattık’ buyurması, fiilin büyüklüğünü ve kudretini göstermek içindir. Bu kullanım, Arap dilinde saygı ve yücelik ifade eden bir çoğul kalıbıdır.” (Taberî, Câmi‘u’l-Beyân an Te’vîli Âyi’l-Kur’ân, ilgili ayetlerin tefsiri (örn. Kaf Sûresi 38).

–İmam Kurtubî: “Allah Teâlâ’nın ‘Biz indirdik’ buyurması, çokluk anlamı için değil, kudret ve azameti göstermek içindir. Bu ifade, Arapların büyük bir işi anlatırken kullandıkları çoğul üslubun bir örneğidir.” (Kurtubî, el-Câmi‘ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, Hicr Sûresi 9. ayetin tefsiri.)

–İmam Fahreddin er-Râzî: “Kur’ân’da Allah Teâlâ’nın bazen ‘Ben’ bazen de ‘Biz’ diye hitap etmesi, azamet ve yüceliğini ifade eden bir üsluptur. Bu, Arap dilinde hükümdarların kullandığı çoğul saygı ifadesi (cem‘-i ta‘zîm) kabilindendir. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb (Tefsîr-i Kebîr), ilgili ayetlerin tefsiri (örn. Hicr 9).

–Bediüzzaman Said Nursi: “Cenab-ı Hakk’ın halk ve îcat fiilinde vasıtanın bulunmadığına, kelâm ve hitabında vasıtanın bulunduğuna işarettir.” (Bakara 34 tefsiri, İnni ve Kulna ayrımı)

Paylaş