Tolstoy: Muhammedilik, Hristiyanlıktan Mukayese Edilemeyecek Kadar Yüksekte Duruyor…

Not: Yelena Vekilova ve Tolstoy’un mektuplaşmaları uzun olduğu için mektupların içinden pasajlar alıntılanmıştır. Orjinal yazışmaların olduğu mektuplar sayfanın en altındadır.

Dönemin Rusya’sında, çocukların, kendi halkının (Azeri-Türk toplumu) huzuru için İslâm’ı kabul etmek istemeleri halinde; anne ve baba farklı dine mensup dahi olsa çocuklarının din değiştirmeleri konusunda baskı yapmazmış. Yelena Vekilova, bu yaklaşımdan hareketle durumu düşüncelerine değer verdiği çağdaşı Tolstoy’a bildirip çocuklarının kimliklerine hangi dini yazdırmasının daha iyi olacağını, “bu konuda ne tavsiye edersiniz, acaba ben ne yapayım?” diyerek danışmıştır. Tolstoy da bu çağrıya cevap vermekte gecikmemiştir.

Tolstoy’un Cevap Mektubu

“…Muhammediliğe, Provoslav (Rusya’da Hristiyanlığın bir kolu) dininden daha fazla önem vermelerine gelince, ben bütün kalbimle buna katılıyorum. Bunu söylemek ne kadar tuhaf olsa da benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan (Hıristiyanlıktan) mukayese edilemeyecek kadar yüksekte duruyor. Eğer insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her Provoslav (Hıristiyan) ve her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek Allah’ı ve onun Peygamberini kabul ederdi.

Neden? Çünkü zor ve anlaşılmaz bir ilâhiyatçılık olan Toritsa (Baba-Oğul ve Kutsal Ruh), sırlarla dolu Meryem Ana, Mukaddesler ve onların resimleri, tasvirleri ve zor ayinlerle dolu… Başka türlü de olamazdı. Yani Muhammediliğin, dini öğretilerin aslının yerine geçen birçok batıl inançların, kilise inançlarına çevrildiği bir dönemde, kilise inancından yüksekte durmaması mümkün değildi…

Aradan 6 yıl geçtikten sonra Yelena Vekilova çocuklarının İslam’a geçmek istemeleri karşısında tekrar Tolstoy’a danışmış ve mektubuna şöyle başlamıştır:

“Bizim çok sevdiğimiz hocamız Lev Nikolayeviç”. Ardından da kendi ailesini tanıttıktan sonra Tolstoy’un cevabını vermesini istediği asıl soruyu sormaktadır. “Oğullarım babalarının (General İbrahim Ağa) dinine (İslam) geçmek için izin istiyorlar. Ben ne yapmalıyım?” Sonrasında da mektubu kendi ruh halini anlatıp bitirmektedir.

Buna binaen Tolstoy, 15 Mart 1909 yılında Yasnaya Polyanna’dab gönderdiği cevap niteliğindeki mektubunda şöyle diyordu:

“Yelena Yefimovna (Vekilova)’ya

Sizin oğullarınızın Tatar halkının bilgilenmesine yardım etme arzusunu takdir etmemek olmaz. Böyle olduğu halde Hz. Muhammed’in dinini kabul etmenin de ne derece lâzım oldugunu da anlatamam. Genellikle size demeliyim ki, hükümete itiraf etmeden, insanın hangi dine mensup olması hakkında kime olursa olsun artık kendinin bilgi vermesini gerekli sayıyorum. Buna göre de sizin oğullarınızın Muhammed’in dinini Hristiyanlıktan üstün tutarak kabul etmeleri yani bir dinden başka bir dine geçmeleri hakkında kimseye bilgi vermeleri gerekmez. Belki bu zaruridir. Fakat ben bu konuda bir şey diyemem. Ona göre de sizin evlâtlarınız bu konuda hükümet organlarına haber verip vermemeleri hakkında kendileri karar vermelidirler…

Mektup 4 sayfa olduğu için sadece baş kısmı alınmıştır.

Tolstoy’un mektubundan sonra Tiflis’teki Zagafgaziya Ruhani İdaresi general İbrahim Ağa Vekilov’un evlâtlarını Müslümanlığa kabul etmiş ve bu arada Müftü Mirza Hüseyin Efendi Kayıpzade’nin imzası ile resmi senet vermiştir. Çocukların adını da değiştirip; Boris, Faris olmuş, Qleb tse Galip olarak resmilemişlerdir.

Lev Tolstoy’un, Yelena Vekilova’ya yazdığı mektubun aslını Yelena’nın oğlu Faris’de, 1978 yılında Moskova’da Lev Tolstoy adına açılan müzeye vermiştir. Mektuplar müzede hâlâ sergilenmektedir.

Tolstoy Müslüman mı isimli yazıyı okumak için tıklayınız: https://www.hakvera.com/tolstoy-musluman-mi/

Tolstoy’un Gizlenen Kitabı isimli yazıyı okumak için tıklayınız: https://www.hakvera.com/tolstoyun-gizlenen-kitabi/

Paylaş