Allah’ın Görünmemesinin Hikmeti Nedir?

Bu soru üzerinde önemle durulan sorulardan biridir. Bu konuda Kur’an ayetleri ve İslam âlimlerinin açıklamalarına dayanarak birkaç temel hikmet zikredilir:

1) İmtihan Sırrının Gerçekleşmesi: Dünya hayatı bir imtihan yeridir. İmtihanın anlamlı olabilmesi için iman, görmeden inanmayı gerektirir. Eğer Allah açıkça görülseydi, iman etmek zorunlu hâle gelir ve imtihanın anlamı ortadan kalkardı. Kısacası imtihan dünyası başlamadan biter cennetin, cehennemin, kabrin, haşrin, cüzi iradenin bir anlamı kalmazdı.

Kur’an’da bu durum şöyle ifade edilir: “(Onlar) gayba iman ederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiklerimizden hayra harcarlar.” (Bakara 3)

Kur’an’a göre iman, sadece görülen şeylere değil, gayba (görülmeyene) inanmayı da içerir. Bu da insanın özgür iradesini seçim yapma hakkını ortaya koyar.

İmam Mâtürîdî bu konuda şöyle der: “Eğer Allah gözle görülseydi, iman zorunlu olurdu; o zaman imtihanın bir anlamı kalmazdı.”

2-) İnsan Kapasitesinin Sınırlı Olması: İslam inancına göre Allah, sonsuz kudret ve azamet sahibidir. İnsan ise sınırlı bir varlıktır. Sınırlı bir varlığın, sonsuz olanı bu dünyada görmesi mümkün değildir.

Kur’an’da Musa Aleyhisselam’ın talebi üzerine şu olay anlatılır: Mûsâ, tayin ettiğimiz vakitte (Tûr’a) gelip de rabbi onunla konuştuğunda o, “Rabbim! Bana görün; sana bakayım” dedi. Rabbi, “Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak; eğer o yerinde durabilirse sen de beni görebilirsin” buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti; Mûsâ da bayılıp düştü. Kendine gelince dedi ki: “Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tövbe ettim; ben inananların ilkiyim.” (Araf 143)

Bu olay, bir peygamber olan Musa Aleyhisselam’ın bile dünyada Allah’ı göremediğini, bunun insanın yaratılış sınırlarıyla ilgili olduğunu gösterir.

İmam Gazâlî bu gerçeği şöyle açıklar: “Göz, sınırlı olanı görür; Allah ise sınırsızdır.”

3-) Allah Dünyada Değil, Ahirette Görülecektir: Ehl-i sünnet inancına göre Allah, bu dünyada gözle görülmez; ancak ahirette müminler tarafından görülecektir. Bu, iman edenler için en büyük nimet kabul edilir.

Kur’an’ı Kerim’de: “Oysa o gün bir kısım yüzler rablerine bakarak mutlulukla parıldayacak;” (Kıyamet 22-23) buyrulmaktadır.

Bu ayete dayanarak birçok âlim, Allah’ı görmenin cennette bir ödül olduğunu ifade etmiştir.

Örneğin mezhep imamlarından Ahmed bin Hanbel şöyle demiştir: “Müminlerin Rablerini görmesi, cennetteki nimetlerin en büyüğüdür.”

4-) Allah’ı Gözle Göremeyiz Fakat Delillerle Biliriz: Dinimizde Allah’ın görünmemesi, imtihanın bir gereğidir. Bununla beraber Allah’ın Varlık ve birlik delilleri sayılamayacak kadar çoktur. Zerreden kürreye, hücreden yıldızlara, topraktan uzayın derinliklerine, bitkilerden hayvanlara… bütün canlı cansız varlıklar lisanı hal ile Allah’ın Varlık ve Birliğinden haber vermektedir.

Allah’ın görülmemesi bilinmeyeceği anlamına gelmez. Birçok şey görülmeden de bilinir, örneğin:
–Elektrik görünmez ama etkisi görülür
–Akıl görünmez ama sonuçları görülür
–Yerçekimi görünmez ama etkisi hissedilir

Benzer şekilde Allah da eserleriyle tanınır ve herkesin bildiği şu ilke bu konuyu anlamamıza yardımcı olur “Eser varsa müessir vardır.”

Paylaş