Yakın tarihteki belgelere baktığımızda Batı dünyasının en seçkin zihinlerinin; filozofların, tarihçilerin, devlet adamlarının ve bilim insanlarının Hz. Muhammed’e (s.a.v.) dair hayranlık dolu itiraflarıyla karşılaşırız. Bu isimler, sadece bir dini lideri değil; adaletiyle toplumları dönüştüren, ahlakıyla insanlığa örnek olan, düşmanlarının bile tasdikiyle El-Emin lakabını alan ve mükemmel karakteriyle Dünya’nın seyrini değiştiren evrensel bir şahsiyeti selamlamışlardır.
1-) Michael H. Hart (Amerikalı Bilim İnsanı ve Tarihçi)
Hart, 1978 yılında yayınladığı ve dünya çapında ses getiren “Dünyaya Yön Veren En Etkin 100 Kişi” listesinde Hz. Muhammed’i zirveye taşımıştır.
“Hz. Muhammed’i dünyanın en etkili kişileri listesinin başına koymam bazı okurları şaşırtabilir ve bazıları tarafından sorgulanabilir; ancak O, tarih boyunca hem dini hem de dünyevi düzeyde en üst derecede başarılı olmuş tek kişidir.” (1)
2-) Alphonse de Lamartine (Fransız Şair ve Devlet Adamı)
Lamartine, Hz. Peygamber’in kısıtlı imkanlarla ulaştığı büyük başarıyı “insanüstü” olarak nitelendirir.
“Gaye büyüklüğü, vasıtaların küçüklüğü ve neticenin azameti; eğer insan dehasının üç ölçüsü buysa, modern tarihin hangi büyük ismini Hz. Muhammed ile kıyaslamaya cüret edebiliriz? … ” (2)
3-) Thomas Carlyle (İskoç Tarihçi ve Filozof)
Carlyle, Hz. Peygamber’e yönelik Orta Çağ’dan kalma önyargıları yıkan ilk Batılılardan biridir.
“Sahte peygamber meselesine gelince; bugün hiçbirimiz bu teze inanmıyoruz. Tanrı’nın yarattığı bir ruhun böylesine bir yalanı (İslam’ı) yayabileceğini düşünmek saçmalıktır. … O, çölde yapayalnız, kendi ruhuyla baş başa kalmış, gerçek ve derin biriydi.”
4-) George Bernard Shaw (İrlandalı Yazar ve Nobel Ödüllü Düşünür)
Shaw, geleceğin dünyasında İslam’ın ve onun peygamberinin daha iyi anlaşılacağını savunmuş, insanlığın kurtarıcısı namının Ona ait olduğunu söylemiştir.
“Ona ‘İnsanlığın Kurtarıcısı’ denilmeli. İnanıyorum ki, onun gibi bir adam modern dünyanın yönetimini eline alsaydı, dünyanın muhtaç olduğu barış ve mutluluğu getirecek şekilde tüm sorunları çözmeyi başarırdı.” (4)
5-) Johann Wolfgang von Goethe (Alman Şair ve Filozof)
Goethe, İslam’a ve Kur’an’a olan hayranlığını hem eserlerinde hem de mektuplarında dile getirmiştir.
“Doğu’da gördüğümüz o muazzam itaat ve teslimiyet içinde yaşayıp ölmekten başka hiçbir şey bizi daha yükseğe taşıyamaz. … Eğer İslam buysa, hepimiz İslam içinde yaşıyoruz.” (5)
6-) Mahatma Gandhi (Hindistan’ın Ruhani Lideri)
Gandhi Hz. Peygamber’in tevazu sahibi oluşuna vurgu yapmıştır.
Gandhi, Hz. Peygamber’in hayatını okuduktan sonra hissettiklerini şöyle aktarır: “İslam’ın o günlerde hayat yerini (gönülleri) fethetmesi kılıçla olmadı. Bu zafer, Hz. Peygamber’in aşırı sadeliği, özverisi, sözüne sadakati ve dostlarına, takipçilerine olan bağlılığıyla gerçekleşti.” (6)
7-) Washington Irving (Amerikalı Yazar ve Diplomat)
Irving, Hz. Peygamber’in mütevazı yaşam tarzının onun samimiyetinin en büyük kanıtı olduğunu vurgular.
“Askeri zaferleri onda gurur veya bencillik oluşturmadı. Eğer bunlar kişisel amaçlar için olsaydı, o şatafat ve debdebe içinde yaşardı. Oysa o, iktidarının en parlak döneminde bile kendi ayakkabılarını tamir edecek kadar mütevazıydı.” (7)
8) Napoléon Bonaparte (Fransa İmparatoru)
Napolyon, Mısır seferi sırasında İslam kültürünü ve Hz. Peygamber’in hayatını derinlemesine incelemiş, onun liderlik vasıflarına hayran kalmıştır.
“Hz. Muhammed, sadece bir insan topluluğunu bir araya getirmekle kalmadı; o, o zamanki dünyanın yarısını fethetti. On beş yıl gibi kısa bir sürede, sahte ilahları yerle bir etti, putları devirdi. Bu bir mucize değilse nedir?” (8)
9-) Jules Masserman (Amerikalı Psikanalist ve Profesör)
Masserman, “Lider kimdir?” sorusuna yanıt ararken tarihi kişilikleri analiz etmiş ve en büyük liderin Hz. Muhammed olduğunu savunmuştur.
“Liderler üç işlevi yerine getirmelidir: Liderlik edilenlerin refahını sağlamak, onlara bir düzen duygusu aşılamak ve onlara bir inanç sistemi sunmak. … Belki de tüm zamanların en büyük lideri Hz. Muhammed’di; çünkü o bu üç işlevi de en üst seviyede gerçekleştirdi.” (9)
10-) Edward Gibbon (İngiliz Tarihçi)
Roma İmparatorluğu’nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi adlı dev eseriyle tanınan Gibbon, Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği inancın saf ve temiz oluşuna dikkat çeker.
“Hz. Muhammed’in başarısı, onun dini inancının rasyonelliğinde saklıdır. … ‘Allah’tan başka ilah yoktur ve Muhammed O’nun elçisidir’ kelimesi, İslam’ın basit ve değişmez şehadetidir. Bu inanç, hiçbir zaman bir putla veya insan eliyle yapılmış bir simgeyle kirletilmemiştir.” (10)
11-) Annie Besant (İngiliz Teosofist ve Yazar)
Besant, Hz. Peygamber’in hayatını derin bir saygı ve empatiyle ele almıştır.
“Arap Yarımadası’nın o büyük Peygamberi’nin hayatını ve karakterini inceleyen, onun nasıl yaşadığını ve nasıl öğrettiğini bilen biri için, bu yüce öğretmen için derin bir saygıdan başka bir şey hissetmesi imkansızdır.” (11)
12-) Benjamin Smith (Amerikalı Sözlükçü ve Editör)
Smith, Hz. Muhammed’in toplumsal dönüşümü sağlarken kullandığı samimi otoriteye vurgu yapar.
“O, bir imparatorluk kurucusuydu ama ne ordusu ne sarayı ne de korumaları vardı. Eğer bir insanın İlahi bir yetkiyle hükmettiğini söyleme hakkı varsa, O Hz. Muhammed’dir; çünkü O, elinde hiçbir maddi güç olmadan bu otoriteye sahipti.” (12)
13-) William Montgomery Watt (İskoç Tarihçi ve İslam Araştırmacısı)
Modern dönemin en önemli İslam araştırmacılarından olan Watt, Peygamber’in dürüstlüğüne odaklanır.
“Onun inançları uğruna her türlü zorluğa göğüs germeye hazır oluşu, ona inanan insanların yüksek ahlaki karakteri ve onun nihai başarısı; bunların hepsi onun temel dürüstlüğünü kanıtlar.” (13)
14-) Lane Poole (İngiliz Arkeolog ve Doğu Bilimci)
Poole, Hz. Muhammed’in başarısının sadece askeri değil, ahlaki bir zafer olduğunu belirtir.
“O, kendisine en çok zulmedenleri, Mekke’yi fethettiği gün affetmiştir. Tarih, bu derece bir büyüklüğü ve merhameti çok az kaydetmiştir.” (14)
15-) Leo Tolstoy (Rus Yazar ve Filozof)
Tolstoy, İslam’ın tevhid inancına ve Peygamber’in ahlakına olan hayranlığını pek çok mektubunda ve risalesinde dile getirmiştir.
“Hz. Muhammed her zaman Yahudi ve Hristiyanların üstünde olmuştur. O, insanı putlara tapmaktan kurtarıp Allah’a ulaştırmıştır. Şüphesiz ki o, büyük bir mürebbidir (eğitimci) ve insanlığa büyük hizmetler etmiştir.” (15)
16-) Bosworth Smith (İngiliz Tarihçi ve Eğitimci)
Smith, Hz. Muhammed’in hem dünyevi hem de ruhani otoriteyi nasıl birleştirdiğini çarpıcı bir şekilde anlatır.
“O, bir imparatordu ama saraysız bir imparator; bir dini liderdi ama sade bir dini lider. Eğer bir insan, elinde hiçbir maddi destek ve koruma olmadan ‘Ben İlahi bir güçle hükmediyorum’ diyebilme hakkına sahipse, o kişi Hz. Muhammed’dir.” (16)
17-) David George Hogarth (İngiliz Arkeolog ve Yazar)
Hogarth, Peygamber’in başarısının temelinde yatan samimiyete dikkat çeker.
“Ciddi veya küçük, yaptığı her iş onun karakterini ve samimiyetini yansıtır. Günlük hayatının en küçük ayrıntıları bile, bugün milyonlarca insan tarafından titizlikle takip ediliyorsa, bu Onun bıraktığı etkinin büyüklüğünü gösterir.” (17)
18-) Karen Armstrong (İngiliz Din Tarihçisi ve Eski Rahibe)
Modern dönemin en önemli din tarihçilerinden biri olan Armstrong, Peygamber’i bir “barış yapıcı” olarak tanımlar.
“Hz. Muhammed, sadece bir din kurucusu değil, aynı zamanda toplumundaki adaletsizliğe ve şiddete karşı duran dahi bir barış elçisiydi. Onun hayatı, imkansız gibi görünen durumlarda bile umudun ve dönüşümün mümkün olduğunu kanıtlar.” (18)
19-) John William Draper (Amerikalı Bilim İnsanı ve Tarihçi)
Draper, İslam medeniyetinin temellerini atan Peygamber’in zihinsel gücüne vurgu yapar.
“Hristiyanlığın Avrupa’ya girmesinden sonra bilim ve felsefe durma noktasına gelmişken, Hz. Muhammed’in getirdiği nur, Doğu’da muazzam bir medeniyet ve kütüphaneler kurdu. O, insanlık tarihinin gördüğü en parlak zekalardan biridir.” (19)
20-) Pierre Loti (Fransız Yazar ve Deniz Subayı)
Doğu kültürüne olan hayranlığıyla bilinen Loti, Peygamber’in tebliğ ettiği dinin estetiğine ve gücüne değinir.
“İslam, en saf ve en asil dindir. Hz. Muhammed ise bu dinin ruhudur. Onun öğretisindeki o sarsılmaz Allah inancı, insan ruhunu en yüksek mertebelere çıkaracak güçtedir.” (20)
Not: Bazı Batılılar Peygamber Efendimizin ismini saygı ifadesi olmadan zikrettikleri için Efendimizin isminin geçtiği yerlere saygı ifadeleri eklenmiştir. K
Kaynaklar
1) The 100: A Ranking of the Most Influential Persons in History (Dünyaya Yön Veren En Etkin 100 Kişi), Hart Publishing Company, 1978, s. 33.
2) Histoire de la Turquie (Türkiye Tarihi), Paris, 1854, Cilt 1, s. 276-277.
3) On Heroes, Hero-Worship, and the Heroic in History (Kahramanlar), 1841, 2. Konferans: “The Hero as Prophet” (Kahraman Olarak Peygamber).
4) The Genuine Islam (Gerçek İslam), Cilt 1, No: 8, 1936.
5) West-östlicher Divan (Doğu-Batı Divanı), 1819. Ayrıca Hz. Muhammed için yazdığı “Mahomets Gesang” şiirinde onu sarp kayalıklardan fışkırıp denize ulaşan “kutlu bir pınar” olarak tanımlar.
6) Young India Gazetesi, 1924
7) Life of Mahomet (Muhammed’in Hayatı), Londra, 1850, s. 199
8) Campagnes d’Egypte et de Syrie (Mısır ve Suriye Seferleri), Paris, 1847
9) Time Dergisi, “Who Were History’s Great Leaders?” (Tarihin Büyük Liderleri Kimlerdi?), 15 Temmuz 1974.
10) The History of the Decline and Fall of the Roman Empire, Londra, 1776-1788, 50. Bölüm.
11) The Life and Teachings of Muhammad, Madras, 1932, s. 4.
12) The Century Cyclopedia of Names, New York, 1894.
13) Mohammad at Mecca, Oxford University Press, 1953, s. 52.
14) Speeches and Table-Talk of the Prophet Mohammad, Londra, 1882.
15) Hz. Muhammed’in Hadisleri (Hicret Yayınları tarafından derlenen mektup ve notlar); ayrıca 1909 yılında dostu Yelena Vekilova’ya yazdığı mektuplar.
16) Mohammed and Mohammedanism, Londra, 1874, s. 92.
17)A History of Arabia, Oxford, 1922, s. 52.
18) Muhammad: A Prophet for Our Time, HarperCollins, 2006.
19) History of the Intellectual Development of Europe, New York, 1863.
20) Les Désenchantées (Can Çekişen İstanbul/Doğu notları), 1906.



