Birçok Batılı düşünür Peygamber Efendimiz’e olan hayranlığını dile getirmiştir. Bu liste, Batı dünyasının Hz. Muhammed’e (a.s.m) olan bakış açısının sadece oryantalist bir önyargıdan ibaret olmadığını, aksine pek çok dahi zihnin onda evrensel bir büyüklük gördüğünü kanıtlamaktadır.
1) Washington Irving
“Hz. Muhammed’in vefatından sonra geriye bıraktığı tek miras, dünyaya kazandırdığı o muazzam inanç sistemidir. O, vefat ettiğinde cebinde tek bir kuruş bile yoktu ama kalplerde silinmez bir iz bıraktı.” (1)
2) Sir William Muir (İskoç Oryantalist ve Siyasetçi)
Muir, İslam konusunda eleştirel yaklaşımıyla bilinmesine rağmen, Hz. Peygamber’in karakterine dair şu itiraflarda bulunmuştur:
“Hz. Muhammed, düşmanlarına karşı bile nazik ve hoşgörülüydü. Mekke fethinde sergilediği bağışlayıcılık, tarihte eşine az rastlanır bir büyüklüktür. O, çocukları sever, kölelere merhamet eder ve her zaman zayıfların yanında dururdu.” (2)
3) James A. Michener (Amerikalı Yazar)
Michener, İslam’ın neden bu kadar hızlı yayıldığını analiz ederken Hz. Peygamber’in kişiliğine vurgu yapar.
“Hz. Muhammed, her yönüyle dürüst bir adamdı. O, kendisine inananlara her zaman ‘Ben de sizin gibi bir insanım’ demiştir. Gösterişten uzak, sade hayatı, onun davasındaki samimiyetinin en büyük belgesidir.” (3)
4) Kaptan Jacques-Yves Cousteau (Fransız Okyanus Uzmanı ve Kaşif)
Cousteau’nun Kur’an’daki bilimsel mucizeler ve Peygamber’in vizyonu hakkındaki sözleri sıkça nakledilir.
“Modern bilimin ancak bugün keşfedebildiği gerçeklerin (denizlerin birbirine karışmaması gibi), asırlar önce Hz. Muhammed tarafından bildirilmiş olması, onun sadece bir lider değil, ilahi bir kaynaktan beslenen bir elçi olduğunun açık kanıtıdır.” (4)
5) Dr. Marcus Dods (İskoç İlahiyatçı ve Yazar)
Dods, Peygamber’in yaşadığı tüm zorluklara rağmen davasındaki sebatına dikkat çeker.
“Hz. Muhammed’in, hayatının en karanlık ve umutsuz anlarında bile davasına olan sarsılmaz inancı ve başarısızlık ihtimaline rağmen gösterdiği o muazzam direnç, onun kendi hayal gücüyle hareket etmediğinin, aksine yüce bir hakikate dayandığının en açık kanıtıdır.” (5)
6) Dr. Gustav Weil (Alman-Yahudi Oryantalist)
İslam tarihini bilimsel bir dille ele alan Weil, Hz. Peygamber’in zekasını över.
“O, Arap Yarımadası’nın dağınık kabilelerinden, sarsılmaz bir birlik ve dünya çapında bir medeniyet çıkardı. Onun hitabeti, kalpleri fetheden bir güçtü ve öğretileri bugün hala milyonlara rehberlik ediyor.” (6)
7) Sarojini Naidu (Hintli Şair ve Siyasetçi)
Naidu, İslam’ın getirdiği toplumsal eşitlik ve kardeşlik üzerinde durur.
“İslam’ın adaleti ve kardeşlik anlayışı beni her zaman büyülemiştir. Hz. Muhammed’in vazettiği bu din, kralla köleyi aynı safta buluşturan yegane sistemdir.” (7)
8) Prof. Dr. John Esposito (Amerikalı Din Tarihçisi)
Modern dönemin en saygın İslam uzmanlarından biridir.
“Hz. Muhammed, sadece bir dini lider değil, aynı zamanda toplumsal adaletin savunucusu, bir hukukçu ve bir devlet adamıydı. O, toplumun en alt tabakasındakilere seslenerek onlara onurlarını geri verdi.” (8)
9) Dr. Sigrid Hunke (Alman Yazar ve Dinler Tarihçisi)
“Avrupa’nın Üzerine Doğan İslam Güneşi” eseriyle tanınan Hunke, Batı medeniyetinin Peygamber’e olan borcuna değinir.
“Hz. Muhammed’in getirdiği din, sadece bir inanç sistemi değil; aynı zamanda akıl, bilim ve medeniyetin anahtarıdır. Batı, bugün sahip olduğu pek çok bilimsel temeli onun açtığı yola borçludur.” (9)
10) Prof. Dr. Laura Veccia Vaglieri (İtalyan Şarkiyatçı)
Vaglieri, İslam’ın mantıksal temelleri ve Peygamber’in samimiyeti üzerine odaklanır.
“Kur’an’ın o büyüleyici üslubu ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatındaki sarsılmaz dürüstlük, onun bir sahtekar olamayacağının en büyük kanıtıdır. O, en zor anlarında bile davasından dönmemiş, her zaman Allah’ın rızasını gözetmiştir.” (10)
11) George Sale (İngiliz Oryantalist ve Çevirmen)
Kur’an’ı İngilizceye ilk çevirenlerden biri olan Sale, önsözünde şu tespiti yapar:
“Hz. Muhammed, şüphesiz ki doğuştan gelen bir hitabet yeteneğine ve olağanüstü bir zekaya sahipti. O, Arapların vahşi adetlerini değiştirmiş ve onları tek bir ilaha inanan bir ümmet haline getirmiştir.” (11)
12) Rev. Reginald Bosworth Smith (Oxford Üniversitesi Öğretim Üyesi)
Smith, Hz. Peygamber’in iktidar karşısındaki tutumunu şöyle anlatır:
“Hz. Muhammed, tarihin gördüğü en büyük devrimcidir. O, bir elinde Kur’an, diğer elinde kılıçla değil; kalbindeki imanla dünyayı değiştirmiştir. Onun kazandığı zaferler, bir insanın ulaşabileceği en yüksek ahlaki zaferlerdir.” (12)
13) H.G. Wells (İngiliz Yazar ve Tarihçi)
Ünlü bilimkurgu yazarı ve tarihçi Wells, İslam’ın evrenselliğine değinir:
“İslam, dünyada kardeşlik ve eşitlik fikrini en gerçekçi şekilde uygulayan dindir. Hz. Muhammed’in veda haccındaki sözleri, insan hakları bildirgelerinin asırlarca önündedir.” (13)
14) Will Durant (Amerikalı Tarihçi ve Filozof)
Medeniyetin Hikayesi adlı anıtsal eserin yazarı Durant, Peygamber’in mirasını şöyle özetler:
“Eğer bir insanın büyüklüğünü, onun insanlar üzerindeki etkisiyle ölçersek, Hz. Muhammed tarihin en büyük insanlarından biridir. O, çökmüş bir toplumu ayağa kaldırmış, onlara bir ahlak yasası ve bir dünya imparatorluğu vermiştir.” (14)
15) Michael Elder (İngiliz Yazar ve Araştırmacı)
Elder, Hz. Muhammed’in adalet anlayışına vurgu yapar.
“Tarihteki hiçbir lider, Hz. Muhammed kadar geniş bir kitleyi, bu kadar kısa sürede ve bu kadar kalıcı bir ahlaki dönüşüme uğratmamıştır. Onun adalet sistemi, modern hukukun bile hala ulaşmaya çalıştığı bir zirvedir.” (15)
16) Prof. Nathaniel Schmidt (Amerikalı Semitik Diller Uzmanı)
Schmidt, Hz. Peygamber’in kişisel disiplinine vurgu yapar:
“Hz. Muhammed, başarısını ne paraya ne de orduya borçluydu. O, başarısını karakterinin sağlamlığına ve davasına olan sarsılmaz inancına borçluydu.” (16)
17) Thomas Arnold (İngiliz Tarihçi ve Doğu Bilimci)
İslam’ın yayılmasındaki hoşgörü unsurunu vurgulayan en önemli isimlerden biridir.
“İslam’ın başarısı kılıçta değil, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) getirdiği mesajın sadeliğinde ve her sınıftan insana sunduğu eşitlik duygusunda gizlidir. O, insanlara zorla değil, kalplerine hitap ederek hükmetmiştir.” (17)
18) Dr. Steingass (Alman Dilbilimci ve Oryantalist)
Kur’an’ın edebi gücü ve Peygamber’in kelamındaki etki üzerine odaklanır.
“Onun hitabeti öyle bir güçtür ki; dinleyenleri sadece ikna etmekle kalmaz, onları tamamen değiştirir. O, cahil ve vahşi bir toplumu alıp, onlardan dünyanın en medeni ve en bilgili milletlerinden birini çıkarmayı başarmıştır.” (18)
19) Francesco Gabriel (İtalyan Tarihçi)
Gabriel, İslam peygamberinin tarihin akışını değiştirmesini şöyle yorumlar:
Sözü: “O, Arap çöllerinden çıkıp Bizans ve Pers imparatorluklarını sarsan bir güç oluşturmuştur. Ancak bu gücün asıl kaynağı silah değil, sunduğu yeni ve taze ruhani hayattır.” (19)
20) Stanley Lane-Poole (İngiliz Tarihçi ve Nümismat)
“O, her zaman dürüsttü (el-Emin). En büyük düşmanları bile onun doğruluğundan şüphe etmezdi. Bir insanın 23 yıl boyunca böyle bir iddiayla ortaya çıkıp, her anını göz önünde yaşayıp dürüstlüğünden taviz vermemesi başlı başına bir mucizedir.” (20)
Yukarıdaki her bir alıntı, farklı yüzyıllarda, farklı coğrafyalarda ve farklı ideolojik arka planlara sahip dâhilerin ortak bir noktada buluştuğunu göstermektedir: Hz. Muhammed’in (s.a.v.) tebliğ ettiği mesajın rasyonelliği ve şahsiyetinin kusursuzluğu. Batı dünyasının bu saygın isimleri tarafından dile getirilen takdir ifadeleri, hakikatin her türlü bariyeri aşarak kendini kabul ettirdiğinin en somut kanıtıdır.
Not: Bazı Batılılar Peygamber Efendimizin ismini saygı ifadesi olmadan zikrettikleri için Efendimizin isminin geçtiği yerlere saygı ifadeleri eklenmiştir.
Kaynaklar
1) Life of Mahomet, 1850
2) The Life of Mahomet, Londra, 1861, Cilt 4, s. 303
3) Islam: The Misunderstood Religion”, Reader’s Digest, Mayıs 1955
4) Çeşitli mülakatlar ve seyahat notları (Denizler Altındaki Dünya serisi)
5) Mohammed, Buddha, and Christ, Londra, 1877
6) History of the Islamic Peoples, 1848
7) Ideals of Islam (İslam’ın İdealleri), 1918
8) Islam: The Straight Path (İslam: Doğru Yol), Oxford University Press, 1988
9) Allahs Sonne über dem Abendland (Avrupa’nın Üzerine Doğan İslam Güneşi), 1960
10) Apologia dell’Islamismo (İslam’ın Savunması), 1944
11) The Koran: Commonly Called the Alcoran of Mohammed (Önsöz), 1734
12) Mohammed and Mohammedanism, 1874
13) The Outline of History (Tarihin Anahatları), 1920
14) The Story of Civilization: The Age of Faith, 1950
15) The Prophet of Arabia, Londra, 1928
16) The New International Encyclopaedia, 1916
17) The Preaching of Islam (İslam’ın Yayılış Tarihi), 1896
18) Hughes’ Dictionary of Islam (İçindeki makale), 1885
19) Muhammad and the Conquests of Islam, 1968
20) The Speeches and Table-Talk of the Prophet Mohammad, 1882



