İnsanlık tarihi boyunca medeniyetler, toplumsal düzeni sağlamak ve adaleti tesis etmek adına sayısız hukuk sistemi ve kanun nizamı geliştirmiştir. Ancak bu sistemlerin pek çoğu, ya belirli bir zümrenin imtiyazlarını korumuş ya da kağıt üzerinde kalan teorik vaatlerden öteye geçememiştir. İslam’ın yedinci yüzyılda dünya sahnesine çıkışıyla birlikte getirdiği hukuk nizamı ise, sadece inananları için bir ibadet rehberi değil; ırk, renk ve sınıf ayrımını kökten reddeden evrensel bir adalet manifestosu niteliği taşımıştır.
İslam kanunlarının bu kuşatıcı yapısı, sadece Müslüman alimlerin değil, İslam dairesi dışındaki pek çok Batılı düşünürün, tarihçinin ve hukukçunun da dikkatini çekmiş; onları hayret ve takdir dolu itiraflara sevk etmiştir. Kendi toplumlarındaki sınıfsal sancıları, ırkçı yaklaşımları ve hukuki karmaşaları bizzat tecrübe eden bu isimler; İslam’ın sunduğu “kanun önünde mutlak eşitlik” ilkesini, mülkiyet hakkına verilen önemi ve sosyal adaletin bilfiil uygulanışını hayranlıkla müşahede etmişlerdir.
İşte İslam’ın sadece bir inanç sistemi değil, aynı zamanda insanlık onurunu koruyan muazzam bir “hukuk mucizesi” olduğunu teslim eden yabancı ilim ve devlet adamlarının kaleminden dökülen o çarpıcı gerçekler:
Laura Veccia Vaglieri (İtalyan Şarkiyatçı)
“İslam dini sayesinde, Müslümanlar arasında ırk ve renk ayrımı diye bir şey kalmamıştır. İslam, şehirlisini köylüsünü, idare edenle idare edileni, zenginle fakiri bir tutan; bunu sadece nazari bir fikir olarak bırakmayıp, sosyal hayatta bilfiil ispat eden tek dindir. Müslümanların bir camide yan yana durarak aynı secdeye varmaları, sosyal sınıfların Allah katında hiçbir değer ifade etmediğinin en somut kanıtıdır.” (1)
Thomas Carlyle (İskoç Filozof ve Tarihçi)
“İslamiyet’in ruhunda, bugün Batı’nın hâlâ ulaşmaya çalıştığı mutlak bir eşitlik ve hürriyet yatar. Hz. Muhammed’in getirdiği bu sistemde, bir köle en yüksek makamlara çıkabilir ve toplumun en seçkinleri ona itaat ederdi. İslam, insanı sadece Allah’a kul ederek diğer tüm sahte otoritelere karşı özgürleştirmiş ve bu sayede inananlar arasında sarsılmaz bir kardeşlik köprüsü kurmuştur. Bu, yeryüzünde görülen en büyük disiplin ve adalet örneğidir.” (2)
Alphonse de Lamartine (Fransız Yazar ve Devlet Adamı)
“Eğer amacın büyüklüğü, araçların azlığı ve elde edilen sonucun muazzamlığı bir dâhinin üç ölçütü ise, modern tarihin hangi büyük ismini Hz. Muhammed ile kıyaslamaya cesaret edebiliriz? O, sadece bir inanç sistemi değil, her türlü etnik ve sınıfsal imtiyazı reddeden bir hukuk nizamı kurmuştur. Bu nizam öyle bir kuvvettir ki; üç kıtada farklı dilleri konuşan milyonlarca insanı, tek bir hukuk çatısı altında, hiçbir ırkın diğerine üstünlüğü olmadan birleştirebilmiştir.” (3)
Marcel Boisard (İsviçreli Hukukçu ve Diplomat)
“İslam hukuk sistemi (Fıkıh), modern uluslararası hukuktan asırlarca önce, savaşın ortasında bile adaletin nasıl sağlanacağını kurala bağlamıştır. İslam, insanın derisinin rengine veya soyuna bakmaksızın ona sadece insan olduğu için devredilemez haklar tanır. Batı dünyası İnsan Hakları Bildirgesi’ni kaleme almadan çok önce, İslam kanunları kadınların mülkiyet hakkını, yetimlerin korunmasını ve esirlere insan onuruna yaraşır muamele edilmesini bir zorunluluk haline getirmiştir.” (4)
George Bernard Shaw (İrlandalı Yazar ve Nobel Ödüllü Düşünür)
“Ben İslam’ı, hayatın her safhasındaki fevkalade esnekliği ve adaletli yapısı nedeniyle her zaman takdir ettim. Eğer önümüzdeki yüzyılda dünyayı tek bir dinin yönetme şansı olsaydı, bu mutlaka İslam olurdu. Çünkü o, her milletten ve her sosyal tabakadan insanı dışlamadan kabul eder. Hz. Muhammed’in getirdiği kanunlar, toplumu bir tiran gibi değil, bir kurtarıcı gibi sarmış ve insanlar arasındaki tüm yapay hiyerarşileri yıkıp geçmiştir.” (5)
Edward Gibbon (İngiliz Tarihçi)
“Kur’an’ın öğrettiği tevhid inancı ve getirdiği hukuk sistemi, insan zihnini hurafelerden arındırdığı gibi toplumu da kast sistemlerinden kurtarmıştır. İslam toplumunda bir prens ile bir dilenci arasında hukuk önünde hiçbir fark yoktur. Camide aynı safta diz çöken bu insanlar, dışarı çıktıklarında da aynı kanuna tabidirler. Aristokrasinin ve ruhanî sınıfın imtiyazlarını böylesine kesin bir dille reddeden başka bir sistem yoktur.” (6)
Annie Besant (İngiliz Yazar ve Teozofist)
“İslam’ın hukuk yapısı beni derinden etkilemiştir. Irklar arasındaki nefreti yok etmekte İslam kadar başarılı olan başka bir güç yoktur. Ben Müslümanlarla bir araya geldiğimde, onların arasındaki kardeşlik bağının ne kadar samimi ve gerçek olduğunu gördüm. Onlar için insanlık, bir idealden öte, her gün uygulanan bir kanundur. Bir Afrikalı ile bir Arap arasındaki eşitlik, İslam hukukunun sarsılmaz bir gerçeğidir.” (7)
Edmund Burke (Modern Muhafazakarlığın Kurucusu, İngiliz Filozof)
“İslam hukuku, yeryüzündeki en şaşırtıcı ve en adil hukuk sistemidir. Bu sistem, hükümdarın keyfi iradesini değil, değişmez ve evrensel adalet kurallarını temel alır. İslam’da ne kral hukukun üstündedir ne de sıradan bir vatandaş hukukun dışındadır. Bu nizam, mülkiyet hakkını kutsal sayar ve zayıf olanı güçlünün zulmüne karşı hukuk zırhıyla korur.”(8)
Arnold Toynbee (20. Yüzyılın En Önemli Tarihçilerinden)
“İslam’ın insanlık medeniyetine sunduğu en büyük hizmet, ırk bilincini ve renk ayrımcılığını ortadan kaldırmış olmasıdır. Modern dünyanın en tehlikeli hastalığı olan ırkçılık, İslam’ın ulaştığı topraklarda tedavi edilmiştir. Batı medeniyeti, sosyal barışı sağlamak istiyorsa İslam’ın farklı ırkları tek bir potada, adaletle eritme konusundaki hukuki ve ahlaki başarısını titizlikle incelemelidir.” (9)
John Davenport (İngiliz Teolog ve Yazar)
“Hz. Muhammed’in vazettiği kanunlar, sadece birer tavsiye değil, toplumsal yaraları iyileştiren cerrahi müdahalelerdir. O, Arapların asırlık kan davalarını bitirmiş, kadına toplumda bir kişilik kazandırmış ve köleliği kademeli olarak tasfiye edecek bir hukuk altyapısı kurmuştur. İslam’ın kanunları, insanın hem bedensel sağlığını hem de toplumsal huzurunu aynı anda korumayı başaran bir mucizedir.” (10)
Kaynaklar
1) İslamiyet’in Savunulması (Apologia dell’Islamismo)
2) Kahramanlar (On Heroes, Hero-Worship, and the Heroic in History)
3) Osmanlı Tarihi (Histoire de la Turquie), Cilt 1
4) İslam’ın İnsancıl Hukuku (L’humanisme de l’Islam)
5) Gerçek İslam (The Genuine Islam)
6) Roma İmparatorluğu’nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi
7) İslam’ın Hayatı ve Öğretileri (The Life and Teachings of Muhammad)
8) Warren Hastings Davası (Speech in the Impeachment of Warren Hastings)
9) Medeniyet Yargılanıyor (Civilization on Trial)
10) Hz. Muhammed ve Kur’an’dan Övgüyle Bahsedenler (An Apology for Mohammed and the Koran)



