Cebimizdeki Sessiz Güç (Boykot)

Bir markayı seçerken aslında sadece bir ürün satın almayız; o markanın değerlerini, duruşunu, kararlarını, politikasını ve dünyada bıraktığı izi de bir ölçüde onaylamış oluruz. Çünkü ekonomik tercihlerimiz, sadece cebimizden çıkan parayı değil, vicdanımızın hangi tarafta durduğunu da gösterir. İşte bu yüzden boykot, yalnızca bir ürünü satın almamak değildir. Boykot; tüketimden gelen gücümüzün farkına varmak, haksızlığa karşı sessiz de olsa bir tavır koymak ve vicdanımızı maddi çıkarların önüne geçirebilmektir. Günümüzde birçok insan kendisini küresel olaylar karşısında güçsüz hissediyor. Savaşları durduramayacağını, zulmü engelleyemeyeceğini veya büyük şirketlerin politikalarını değiştiremeyeceğini düşünüyor. Oysa tarihe baktığımızda büyük değişimlerin çoğu, sıradan insanların küçük gibi görünen ama kararlı adımlarıyla başlamıştır. Bazen bir imza, bazen bir söz, bazen de bir alışverişten vazgeçmek; beklenenden çok daha büyük etkiler doğurabilir.

Örneğin 1955 yılında gerçekleşen Montgomery Otobüs Boykotu buna örnek olarak verilebilir. Amerika Birleşik Devletleri’nin Alabama eyaletinde, Rosa Parks’ın otobüste yerini bir beyaz yolcuya vermeyi reddetmesiyle başlamıştır. Siyahilerin yaklaşık bir yıl boyunca toplu taşıma araçlarını kullanmaması, şirketi ekonomik olarak zor duruma düşürmüş ve ABD’de ırk ayrımcılığının yasal olarak sonlandırılmasında tarihi bir adım olmuştur.

Her alışveriş, alınan her ürün ve yapılan her ödeme aslında bir tercihtir. Paramızı nereye harcadığımız, hangi şirketlerin büyümesine katkı sağladığımız ve hangi sistemleri desteklediğimiz önemlidir. Eğer zulme, adaletsizliğe veya sömürüye karşı durmak için çok büyük işler yapamıyorsak bile, en azından bunları desteklememe iradesini gösterebiliriz ve hatta uzun vadede kalıcı etkilerine şahit olabiliriz. Bazen yalnızca elimizi raftaki bir üründen geri çekmek bile, kelebek etkisi misali milyonlarca insanın oluşturduğu küresel bir hareketin parçası olabilir.

Unutmamalıyız ki dev şirketleri ayakta tutan şey milyarlarca dolarlık sermayelerden önce, milyonlarca insanın yaptığı küçük harcamalardır. Bizim önemsiz gördüğümüz birkaç lira, milyonlarca kişinin aynı tercihi yapmasıyla devasa ekonomik güçlere dönüşür. Bu nedenle tüketici olarak sahip olduğumuz etkiyi küçümsememeliyiz. Bir şirket gelir kaybetmeye başladığında, kamuoyu baskısını hissettiğinde ve insanların vicdanî hassasiyetlerini gördüğünde tavrını gözden geçirmek zorunda kalabilir.

Boykot aynı zamanda bir bilinç çağrısıdır. İnsanlara “Paranı nereye harcadığını düşün” demektir. Çünkü ekonomik güç, modern dünyanın en etkili araçlarından biridir. Haksızlığı destekleyen yapılara maddi katkı sunmamak, en azından o haksızlığın yükünü omuzlarımızdan kaldırır. Herkes aynı fikirde olmak zorunda değildir; ancak vicdan sahibi her insan, yaptığı tercihin sonuçlarını düşünmekle yükümlüdür.

Müslüman açısından mesele sadece ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki ve imanî bir meseledir. Zulme rıza göstermemek, haksızlığın karşısında durmak ve mazlumun yanında yer almak dinimizin temel ilkelerindendir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sizden kim bir kötülük (münker/zulüm) görürse, onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin (kötülüğe karşı kalben tavır alsın), ki bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78).

Başka bir nebevi ikazda ise şöyle buyrulmaktadır: “Kim bir zalime (zulmünde) yardım ederse, Allah o zalimi ona musallat eder.” (Ebu Nuaym, Hilye, 8/266; Deylemî, el-Firdevs, 3/539) Bu hadis, zulmün sadece failinin değil, ona destek verenlerin de sorumluluk taşıdığını hatırlatmaktadır. Eğer zalime yardımcı olunursa bu durum yardımcı olanın da başına gelecektir.

Bugün sessiz kaldığımız haksızlıklar yarın daha büyük felaketler olarak karşımıza çıkabilir. Bu nedenle boykot, öfkenin değil bilinçli sorumluluğun bir göstergesidir. Belki tek başımıza dünyayı değiştiremeyiz; fakat vicdanımızı koruyabilir, mazlumun yanında olduğumuzu gösterebilir ve elimizden gelen imkânlarla adaletin safında yer alabiliriz.

Boykot ve yerli malı kullanmanın önemi ile alakalı yazıyı okumak için tıklayınız: https://www.hakvera.com/boykot-ve-yerli-mali-kullanmanin-onemi/

Paylaş