Hristiyanların Kuran İnmeden Önce ve İndikten Sonraki Durumları

Sual: Kur’an inmeden önce takva sahibi Hristiyan cennete giderken; Kur’an-ı Kerim indikten sonra aynı takvaya ulaşmış Hristiyan cehenneme gidiyorsa Besmelede’ki Rahman ve Rahim ismini nasıl açıklayacaz?

Cevap: Öncelikle Ali İmran 19. Ayette belirtildiği üzere “Allah katında tek din İslam’dır.” Bundan dolayı bütün peygamberler aynı itikat esasları üzerine gönderilmiş sadece ameli uygulamalarda yani dönemlerindeki ahkâmı şeriye kurallarında bazı farklılıklarla gelmişlerdir. Bundan dolayı Hz. İsa Aleyhisselam’a iman edenlere Müslüman İseviler tabirini kullanmak yanlış olmaz.

İsa Aleyhisselam zamanında hak din kendisine vahyedilen İncil ve öğretileriydi. Bundan dolayı o zaman ki Müslüman İseviler kendilerine indirilen kitaptan sorumluydular. O zamanki din o olduğu için ona uyanlar kurtuluşa ermişlerdir fakat İncil sonradan muharref edildiği için Allahu Teala yeni kitap vahyetmiş ve artık yeni gelene iman etmek zorunlu olmuştur. Onun içindir ki takva sahibi eski Hristiyanlar kurtuluşa ererken Hz. Muhammed Aleyhisselam’ın getirdiklerine uymayanlar artık hüsrana uğrayanlardan olacaktır.

Besmele’deki Rahman, Allah’ın dünyada inanan-inanmayan, itaat eden-isyan eden ayırt etmeksizin herkese rızık vermesi, yaşama şansı tanıması ve merhamet etmesidir. Bir Müslüman da, Bir Katolik de, bir ateist de bu dünyada Rahman isminin tecellisiyle yaşar, nefes alır, dehasını kullanır. Ancak Rahîm ismi, ahirette sadece iman edip O’nun çizdiği sınırlara itaat edenlere tecelli edecek olan özel bir merhamettir. Allah’ın rahmeti geniştir evet, ama aynı Allah; gönderdiği son Peygamber ve son Kitap ile bu sınırları çizmiştir. Allah’ın rahmetini, O’nun gönderdiği son elçiyi ve son mesajı bilerek kibirle reddedenlerin “vizesi” haline kimse getiremez.

Sual: Kur’an’dan önce giden cennete gidiyor da, sonraki niye gidemiyor?

Cevap: Kelamda bir kaide vardır “Son gelen öncekini nesheder” ya da bunun hukuk yansıması olan “Yürürlüğe giren yeni kanun, eskisini hükümsüz kılar” kuralı gereği artık yeryüzünde geçerli olan kural Hz. Peygamber Aleyhisselam’ın getirdikleridir. Hz. İsa döneminde yaşayan ve onun getirdiği saf dine (Tevhid’e) uyan bir Hristiyan, dönemin şeriatına itaat ettiği için elbette Müslümandır ve cennetliktir. Çünkü o dönemde geçerli olan “en son güncelleme” odur.

Ancak Hz. Muhammed (s.a.v.) geldikten ve İslam daveti duyulduktan sonra, eski hükümlerin geçerliliği kalmamıştır. İslam geldikten sonra bir insan “Ben eski yasaya göre takva sahibiyim, yenisini tanımıyorum” diyorsa, bu Allah’ın iradesine ve otoritesine açıkça başkaldırmaktır. Son peygamberi duymuş, mesajından haberdar olmuş ama “Ben İsa’da kalacağım” diyen biri, aslında Hz. İsa’ya da itaat etmiyordur. Çünkü bizzat Hz. İsa, İncil’de kendisinden sonra gelecek olan son Peygamberi (Ahmet/Muhammed s.a.v) müjdelemiştir.

Sual: Aynı takvaya ulaşmış biri Müslüman olmadığı için cehenneme gidiyor.

Cevap: İslam teolojisi zaten Kur’an’ın mesajından, Hz. Muhammed’in davetinden hiç haberdar olmamış (dağ başında, izole bir adada veya tamamen tahrif edilmiş, karalanmış bir İslam propagandası içinde büyümüş) insanları Kur’an’ın emirlerinden sorumlu tutmaz. Buna Fetret Ehli denir ve onlar kendi şartlarına göre hesaba çekilirler. Yani Allah senin iddia ettiğin gibi “duymayan adama” haksızlık yapmaz. Ancak bugünün dünyasında yaşayan, elinin altında internet olan, İslam’ın ne olduğunu, Kur’an’ın neye davet ettiğini bilen ama sırf konforunu, eski inancını veya kültürel kimliğini bozmamak için son peygambere iman etmeyen bir Hristiyan takva ehli falan değildir. Allah’ın son mesajına gözünü kapayan birinin takvası sahtedir.

Besmele’deki merhamet kavramını, Allah’ın gönderdiği son peygamberi ve ayetleri bilerek yok sayanları aklama mekanizması olarak kullanamayız. Allah hem Rahman ve Rahim’dir, hem de El-Adl (Mutlak Adil) ve El-Aziz’dir (İzzet ve otorite sahibi). Kendisine gönderilen son mektubu açıp okuma ve iman etme zahmetine katlanmayan birinin ama kalbim temiz, ben çok takva sahibiyim demesi bir kandırmacadan ibarettir.

Fetret ehli ile ilgili yazıyı okumak için tıklayınız: https://www.hakvera.com/fetret-ehli/

Paylaş