Sual: Yeryüzünde var olan harika işler kusursuz bir yaratılışın izleri mi yoksa tesadüfi olarak bu işler gerçekleşebilir mi?
Cevap: Elbetteki yeryüzünde var olan bütün işler kusursuz bir yaratılışın apaçık delillerindendir. Bir su damlasının kristal bir kar tanesine dönüşmesindeki ince nakış el-Musavvir ismini gösterdiği gibi Bir bitkinin kıştan sonra baharda çiçek açmasındaki canlanma el-Muhyî ismini gösterir. Bir serçenin yavrusunu beslemesindeki rızık eseri er-Rezzâk ismini gösterdiği gibi, koca okyanuslardaki milyonlarca tür canlının aynı anda ve hiç unutulmadan beslenmesi el-Mukît ismini gösterir. Bunun gibi yeryüzünde var olan bütün işler lisanı hal ile Allah’ın eseri olduğunu bizlere göstermektedir.
Bununla beraber Batılı bilim adamları yakın zamanda doğadaki bu harika işleyişi taklit edip dışardan tamamen izole olacak şekilde büyük bir sera kurup, buraya birçok bitki ve hayvan türlerini koyarak bu işleyişi tesadüfi olarak test etmek istediler fakat çok kısa bir süre içinde yaptıkları deney ellerinde patladı.
Yüz milyonlarca dolarlık devasa bütçelerle inşa edilen ve doğanın kusursuz işleyişini taklit etmeyi amaçlayan Biosphere 2 (Biyosfer 2) deneyi, insan aklının ve teknolojisinin sınırlarını gösteren ibretlik bir fiyaskoyla sonuçlandı. 1991 yılında Arizona çölünün ortasında kurulan bu yapay kapalı ekosisteme, yağmur ormanlarından okyanuslara kadar her şey dahil edilmiş ve içine binlerce canlı türü yerleştirilmişti. Ne var ki, insan eliyle kurulan bu sistem çok kısa sürede kontrolden çıktı. Topraktaki görünmez mikroorganizmaların aşırı çoğalarak oksijeni tüketmesi, rüzgar olmadığı için ağaçların kendi ağırlıklarını bile taşıyamayıp devrilmesi ve besin zincirinin kırılmasıyla içeride tam bir kaos yaşandı. İnsanlık, en gelişmiş mühendislik hesaplarıyla bile doğadaki o hassas dengenin tek bir halkasını bile yapay olarak ayakta tutmayı beceremedi.
Bu başarısızlık, aslında gözümüzün önünde her an akıp giden muazzam nizamın ne denli büyük bir mucize olduğunu kanıtlar niteliktedir. Bizler her sabah uyandığımızda havadaki oksijen oranının sabit kalmasını, ağaçların rüzgarda esneyerek kök salmasını, böceklerin çiçekleri tozlaştırmasını son derece sıradan olaylar gibi kanıksarız. Ancak Biosphere 2 tecrübesi net bir şekilde gösterdi ki, bizim doğa kanunu deyip geçtiğimiz her bir detay, arkasında milyarlarca değişkenin aynı anda ve sıfır hatayla yönetildiği sonsuz ilim dahilinde bir mekanizmaya sahiptir. İnsanoğlu laboratuvar ortamında kendi dünyasını kurmaya kalktığında, rüzgarın ağacı güçlendiren görünmez etkisini ya da toprağın altındaki bakterilerin nefesimize olan etkisini hesaplamaktan aciz kalmıştır.
İşte tam da bu noktada, insan eliyle kurulan bu yapay ekosistemin çöküşü, evrenin tesadüflere veya kendi kendine işleyen başıboş süreçlere bırakılamayacak kadar hassas olduğunu gözler önüne seriyor. Allah tarafından yaratılan doğanın bir benzeri taklit edilmeye çalışılmış, en üst düzey teknoloji ve milyarlarca liralık bütçelerle donatılmış ama sistem daha ilk adımlarda yerle bir olmuştur. Bu durum, üzerinde yaşadığımız yerkürenin ve içindeki kusursuz dengenin, kendi kendine ya da tesadüfen var olamayacağının en somut delilidir. Bir seranın içindeki havayı ve birkaç ağacı bile idare edemeyen insan aklı karşısında, koca bir gezegeni milyarlarca yıldır hatasız bir şekilde döndüren bir sistem durmaktadır.
Nihayetinde bu deneyler bizlere göstermektedir ki; üzerinde nefes aldığımız bu muhteşem dünyanın, arkasında sonsuz bir güç ve sonsuz ilim sahibi bir Yaratıcı olmadan tek bir saniye bile varlığını devam ettiremeyeceğidir. Evrendeki her bir atomun, esen her rüzgarın ve topraktaki her mikroorganizmanın milimetrik bir hesapla, anlık olarak sevk ve idare edilmesi gerekir. İnsanın her şeyi bildiğini iddia ettiği modern çağda yaşanan bu büyük çöküş, kibirli insan aklına acziyetini hatırlatmış ve kainatın arkasındaki o sonsuz ilme, kudrete ve ilahi tasarıma hayran olmaktan başka bir çare bırakmamıştır.
Allah’ın isim sıfat ve fiillerini okumak için tıklayınız: https://www.hakvera.com/allahin-isim-sifat-ve-fiilleri/
Kâinatın Şehadeti isimli yazıyı okumak için tıklayınız: https://www.hakvera.com/goklerin-kitabi-kainatin-sessiz-sehadeti/



