Küçük Şer Büyük Hayır, Düzen Arkasındaki Gücü Gösterir

Sual: Kâinatta neden bazı şeylerde zarar ve kötülük vardır? Bu durum Allah’ın rahmeti ve hikmetiyle nasıl bağdaşır?

Cevap: Kâinatta bazı şeylerin içinde küçük ve sınırlı zararların bulunması, onların bütünüyle şer olduğu anlamına gelmez. Burada “hayr-ı kesîr için şerr-i kalîl tercih edilir” kaidesi dikkate alınmalıdır. Yani bir fiilin veya olayın sonucunda çok büyük ve yaygın hayırlar meydana geliyor, bunun yanında kaçınılması mümkün olmayan az miktarda zarar da ortaya çıkıyorsa, o küçük zarar sebebiyle büyük hayrın tamamen terk edilmesi hikmete uygun değildir.

Mesela yağmur buna güzel bir örnektir. Yağmur sayesinde bitkiler yetişir, hayvanlar suya kavuşur, nehirler ve göller beslenir, barajlar dolar, toprağın verimliliği artar ve canlıların hayatı devam eder. Bununla beraber aşırı yağışların zaman zaman sel ve benzeri bazı zararlara yol açması mümkündür. Fakat bu sınırlı zararlar sebebiyle yağmurun tamamen yağmaması elbette daha büyük bir zarar doğururdu. Bundan dolayı yağmura her zaman rahmet ünvanı verilmiştir.

Dolayısıyla kâinatta gördüğümüz bazı cüz’î zararlar, küllî hikmeti ve umumî rahmeti ortadan kaldırmaz. Aksine bütün sonuçları birlikte değerlendirdiğimizde, çok büyük hayırların yanında ortaya çıkan sınırlı zararların, kâinatın genelindeki rahmet ve hikmete engel olmadığı görülür.

Sual: Kâinattaki düzen, nizam ve uyum Allah’ın varlığına nasıl delil olur?

Cevap: Kâinata baktığımızda yalnızca büyük ve gözle görülen şeylerde değil, en küçük yapılardan galaksilere kadar her seviyede dikkat çekici bir düzen ve ölçü olduğunu görüyoruz. Atomların yapısından canlıların sistemlerine, gezegenlerin hareketlerinden galaksilerin düzenine kadar her şeyde ölçü, denge, intizam, simetri, hikmet ve fayda gibi unsurlar karşımıza çıkıyor.

Üstelik bu düzen yalnızca basit bir şekil veya görüntü düzeni değildir. Kâinattaki varlıkların birbirleriyle olan ilişkilerinde de büyük bir uyum ve maslahat görülmektedir. Bir canlıdaki organların birbirleriyle uyumundan, Dünya’nın canlıların hayatına uygun şartlara sahip olmasına kadar pek çok şey belirli bir ölçü ve düzen içerisinde gerçekleşmektedir.
Nasıl ki üzerinde son derece düzgün bir yazı bulunan bir kitabı gördüğümüzde, o yazının kendiliğinden meydana geldiğini düşünmüyor ve arkasında ilim ve irade sahibi bir yazar arıyorsak; kâinattaki çok daha kapsamlı ve sürekli devam eden bu düzen de kendi kendine açıklanabilecek basit bir tesadüf olarak görülemez.

Özellikle düzen, ölçü, hikmet, fayda ve maslahatın birlikte bulunması, bunların arkasında her şeyi bilen, takdir eden ve yerli yerince düzenleyen bir Zâtın bulunduğuna işaret eder. Bu sebeple kâinatın her tarafında görülen bu nizam ve intizam, Allah’ın ilmine, iradesine ve hikmetine delalet eden önemli bir delildir.

Paylaş