Vicdan Pusuladır

Sokakta yürürken içinde yüklü miktarda para olan bir cüzdan buldunuz. Kimlik kamera ya da görgü tanığı gibi hiçbir şekilde sizi görecek ya da sorumlu kılacak bir durumun olmadığını hayal edin.

Parayı alıp cebinize koyarsanız kimsenin bundan haberi olmayacak, hiçbir hukuki yaptırımla karşılaşmayacaksınız ve maddi olarak kazançlı çıkacaksınız. Ancak buna rağmen içinizde bir sızı, şiddetli bir huzursuzluk ve bu yaptığın yanlış diyen içsel ruhi bir baskı yani vicdan azabı hissedersiniz. Parayı sahibine ulaştırdığınızda ise maddi bir kayba uğramanıza ve zaman harcamanıza rağmen, içinizde tarif edilemez bir rahatlama, huzur ve tatmin hissi doğar.

Tamamen maddi bir bakış açısıyla olaya bakılırsa; canlıların temel güdüsü kendi çıkarını ve hayatta kalma şansını maksimize etmektir. Bulduğu parayı saklamak bireye fayda sağlarken, onu geri vermek bencil gen anlayışıyla çelişir. Buna rağmen vicdan, kişisel çıkarın aleyhine, belki de kişiye zarar verecek olan doğru davranışı emreder.

Vicdan, insanın kendi kendine koyduğu bir kural değildir; yaratılıştan gelir ve insanlığı sükut etmemiş herkesin içinde mevcuttur. İnsan çoğu zaman vicdanının sesini bastırmak istese de başaramaz. Dışardan herhangi bir telkin almadan bile yaptığının yanlış olduğunun farkına varır. Bu sebeple yasa varsa; o yasayı koyan bir yasa koyucu ve bu yasayı tashih eden, emreden Bir Yaratıcı olmak zorundadır.

Vicdanın emrine uyulduğunda hissedilen iç huzur bir mükafat, çiğnendiğinde duyulan pişmanlık ise bir ceza niteliğindedir. Bu durum, insan ruhuna iyiliği seven ve kötülükten rahatsız olan; mutlak bir irade yani Allah tarafından yerleştirilmiş manevi bir pusula olduğunu gösterir. Bu pusula çoğu zaman kararsız kaldığımız birçok meselede devreye girer ve kişiyi doğruya yönlendirir.

Kısacası vicdan, maddeden bağımsız olarak çalışan, kişiye neyin iyi neyin kötü olduğunu fısıldayan ve kaynağı insan zihnini aşan ilahi bir yazılımdır. Bu yazılım yaratılıştan insan içine konan ve Allah’ın varlığına işaret eden delillerden yalnızca biridir. Zira kişi sadece maddeden ibaret olsa bu şekilde manevi duyguların insanın içinde olmaması gerekirdi.

Paylaş