Sual: Ayette göğün 7 tabaka olduğu söyleniyor. Peki bu ayete göre evren ya da diğer adıyla kâinatta yedi tabaka mıdır?
Cevap: Ayette: “Yeryüzünde ne varsa tamamını sizin için yaratan, sonra göğe yönelerek onları, yedi gök olarak tamamlayıp düzene koyan O’dur ve O, her şeyi hakkıyla bilmektedir.” (Bakara 29) buyrulmaktadır. Bu ayet ve soru üç kısımda açıklanacaktır.
Birincisi: yedi, yetmiş, yedi yüz gibi rakamlar Arapçada kesret yani çoğul durum belirtir. Dolayısıyla buradan kastedilen çok katlı bir tabaka olabilir.
İkincisi: Yakın gök beş ana iki ara tabaka olmak üzere yedi kattır. Bu iki ara tabaka bölge olarak beş ana tabakanın içinde olmasına rağmen görev itibariyle farklı olduğu için ek sayılır ve yedi tabaka olduğu anlaşılır. Bu tabakalar şunlardır. Troposfer, Stratosfer, Mezosfer, Termosfer, Ekzosfer, İyonosfer ve Ozonosferdir. Burada ozonosfer ve İyonosfer bölge olarak diğer tabakaların arasında olmasına rağmen görev itibariyle diğer tabakalardan ayrılır.
Üçüncüsü ve sorulan sorunun cevabı da buradadır. Yakın zamanda yapılan araştırmalar gözlemlenebilir evrenin de 7 tabaka olduğunu ortaya koymuştur. Batılı bilim adamları uzun zamandır yaptıkları araştırmaları kamuoyuna paylaşmışlardır. Evrenin derinliklerine doğru yaptığımız bu yolculukta, modern astrofizik ve kozmoloji araştırmalarının en güncel verileriyle güncellenmiş ve detaylandırılmış Kozmik Adres Sıralamamız şu şekildedir:
1) Dünya ve Atmosferi (Yer yüzü ve Seması)
Açıklama: Uzaydaki en kişisel ve yerel başlangıç noktamızdır. Canlı yaşamını barındırdığı bilinen tek gezegen olan Dünya, katı bir kabuğa ve bizi uzayın zararlı etkilerinden koruyan çok katmanlı bir atmosfere (semaya) sahiptir.
İlgili Araştırmalar: Dünya ve yakın çevresi, uydular ve uzay istasyonları (ISS) vasıtasıyla meteoroloji, jeofizik ve iklim bilimleri açısından her saniye kesintisiz olarak izlenmektedir.
2) Güneş Sistemi
Açıklama: Merkezinde Güneş’in yer aldığı; 8 gezegen (Dünya dahil), bunların uyduları, cüce gezegenler (Plüton vb.), asteroitler ve kuyruklu yıldızlardan oluşan devasa bir çekim sistemidir. Güneş Sistemi’nin gerçek sınırı, Güneş rüzgarlarının yıldızlararası ortamla karşılaştığı Helyopoz bölgesidir.
İlgili Araştırmalar: NASA’nın Voyager 1 ve Voyager 2 sondaları bu sınırları aşarak yıldızlararası uzaya ulaşmıştır. Günümüzde Parker Güneş Sondası ve çeşitli gezegen robotları (Mars keşif araçları gibi) sistemi aktif olarak incelemektedir.
3) Galaktik Yakın Uzay (Yerel Yıldızlar Sistemi)
Açıklama: Güneş Sistemi’nin içinde bulunduğu, yaklaşık 30 ila 100 ışık yılı çapındaki kozmik mahallemizdir. Burada Güneş ile benzer veya farklı yapılarda olan Alpha Centauri, Sirius, Vega gibi birkaç düzine komşu yıldız sistemi ve Yerel Yıldızlararası Bulut adı verilen gaz-toz yapıları yer alır.
İlgili Araştırmalar: ESA’nın Gaia Uydu Görevi, yakın çevremizdeki yıldızların konumlarını, hareketlerini ve kimyasal yapılarını olağanüstü bir hassasiyetle ölçerek yerel uzay haritamızı çıkarmaktadır.
4) Samanyolu Galaksisi
Açıklama: Yaklaşık 100.000 ila 120.000 ışık yılı çapında, içinde 200 ila 400 milyar arasında yıldız barındıran devasa bir çubuklu sarmal galaksidir. Güneş Sistemi, galaksinin merkezindeki dev kütleli kara delikten (Sagittarius A*) yaklaşık 26.000 ışık yılı uzaklıkta, Avcı (Orion) Kolu üzerinde yer alır.
İlgili Araştırmalar: Event Horizon Telescope (Olay Ufku Teleskobu) yardımıyla galaksimizin merkezindeki kara deliğin ilk fotoğrafı çekilmiştir. Kızılötesi uzay teleskopları (Spitzer, James Webb) toz bulutlarının arkasını görerek Samanyolu’nun sarmal yapısını netleştirmektedir.
5) Yerel Grup (Lokal Galaksi Kümesi)
Açıklama: Samanyolu Galaksisi’nin de dahil olduğu, yaklaşık 10 milyon ışık yılı çapındaki küçük bir galaksi ailesidir. Bu grupta Samanyolu ile birlikte iki büyük dev daha vardır: Andromeda Galaksisi ve Üçgen (Triangulum) Galaksisi. Bu üç deve ek olarak 50’den fazla küçük cüce galaksi yerçekimsel olarak birbirine bağlıdır.
İlgili Araştırmalar: Hubble ve Andromeda galaksisinin hareketlerini inceleyen çalışmalar, Samanyolu ve Andromeda’nın yaklaşık 4.5 milyar yıl sonra çarpışarak “Milkomeda” adında dev bir eliptik galaksi oluşturacağını ortaya koymuştur.
6) Laniakea Süper Kümesi (ve Virgo Kolu)
Açıklama: Yerel Grup, geçmişte sadece Virgo (Başak) Süper Kümesi’nin bir parçası olarak biliniyordu. Ancak 2014’teki keşiflerle, Virgo’nun da aslında Laniakea (Hawaiice Muazzam Cennet) adı verilen, 520 milyon ışık yılı genişliğinde ve 100.000’den fazla galaksiyi barındıran bir “Müthiş Süper Küme”nin küçük bir kolu olduğu anlaşıldı. Galaksiler bu yapının içinde kozmik nehirler gibi merkezi bir çekim noktasına (Büyük Çekici / Great Attractor) doğru akmaktadır.
İlgili Araştırmalar: Brent Tully ve ekibinin öncülük ettiği kozmik akış haritalama projeleri, galaksilerin sadece konumlarını değil, uzaydaki hareket hızlarını ve yönlerini ölçerek Laniakea’nın sınırlarını çizmiştir.
7) Gözlemlenebilir Evren (Kozmik Ağ)
Açıklama: Evrenin 13,8 milyar yıl önceki Büyük Patlama’dan (Big Bang) bu yana geçen sürede genişlemesiyle ulaştığı, bizim merkezinde yer aldığımız küresel sınırları ifade eder. Uzayın metrik genişlemesinden (karanlık enerji ve enflasyon etkisi) dolayı, ışığı bize yeni ulaşan en uzak maddelerin şu anki gerçek yerleri hesaplandığında Gözlemlenebilir Evrenin çapı yaklaşık 93 milyar ışık yılıdır. Bu devasa ölçekte galaksi süper kümeleri, yan yana gelerek ipliksi yapılar oluşturur ve evren adeta devasa bir örümcek ağına (Kozmik Ağ) benzer.
İlgili Araştırmalar: Sloan Digital Sky Survey (SDSS) ve DESI (Dark Energy Spectroscopic Instrument) gibi dev projeler, milyonlarca galaksinin 3 boyutlu haritasını çıkararak bu kozmik ağ yapısını ve evrenin genişleme hızını ölçmektedir. Ayrıca Planck Uydusu, Büyük Patlama’dan kalan ilk ışıkları (Kozmik Mikrodalga Arka Plan Radyasyonu) inceleyerek evrenin bu en büyük ölçekteki yapısını doğrulamıştır.



