Sual: Ayette Doğuların ve Batıların Rabbi diyor. Yapılan araştırmalarla Güneş’in doğuş ve batış açısı sürekli değişiyor yani Doğuların ve Batıların tabiri çok doğru bir benzetme fakat Allah niye Güneş’i tek açıdan doğacak şekilde yaratmadı da Güneş’in doğuş batış açısı sürekli değişiyor?
Cevap: Ayetin dediği ve bilimin de tasdik ettiği gerçeklerden biri de Doğular ve Batılar tabiridir. Güneşin doğuş ve batış açısı sürekli değişir. Bununla beraber Allahu Teala sonsuz güç sahibidir dileseydi o şekil de yaratabilirdi fakat Güneşin tek bir noktadan doğup batması birçok hikmetin gizlenmesine sebep olabilirdi.
Kâinatta gördüğümüz herşeyde Allahu Teala’nın mührü lisanı hal ile görünmektedir. Yerde, gökte, ikisi arasındakilerde, hayvanlarda bitkilerde canlı cansız bütün mahlukatta bu mühür görünmektedir. Dünyanın 23.5 derecelik eksen eğikliği ve güneşin doğuş ve batış noktasının sürekli değişmesi de birçok hakikati beraberinde getirmiştir.
Mevsimlerin Oluşması: Mevsimler, Dünya’nın Güneş etrafındaki 365 gün 6 saat süren dolanma hareketi ve bu sırada 23°27′ yaklaşık 23,5 derecelik eksen eğikliği sayesinde oluşur. Bu eğiklik, Güneş ışınlarının yıl boyunca farklı açılarla gelmesine, sıcaklık değişimlerine ve yarım kürelerde zıt mevsimlerin (biri yazken diğeri kış) yaşanmasına neden olur
Atmosferik Sirkülasyon: Güneş ışınlarının açısı değiştikçe, ekvator ile kutuplar arasındaki sıcaklık farkı sürekli yeniden dengelenir. Eğer bu açılar sabit olsaydı, belirli kuşaklar “ısı hapsi” yaşayarak kavrulurken, diğerleri mutlak bir buz çağına hapsolurdu. Fırtınalar ve rüzgarlar, bu açı farkından doğan basınç değişimleriyle oluşur; bu da polenlerin taşınmasından temiz havanın sirkülasyonuna kadar her şeyi sağlar.
Su Döngüsü: Açının değişmesiyle deniz suyu sıcaklıkları mevsimsel olarak farklılaşır. Bu da buharlaşma oranlarını belirleyerek yağmur bulutlarının oluşumunu ve tatlı su kaynaklarının (nehirler, göller) beslenmesini sağlar. “Doğuların ve batıların” çokluğu, aslında yağmurun ve bereketin yeryüzündeki rotasını belirler.
Biyoçeşitliliğin Korunması: Doğadaki her canlı, Güneş’in ufuktaki azimut açısını bir pusula ve takvim gibi okur. Bitkilerin fotosentez yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu enerji, güneşin gökyüzündeki azimut konumuna bağlıdır. Örneğin, güneye bakan (180°) yamaçlar veya balkonlar gün boyu daha dik ve yoğun ışık alırken, kuzeye bakanlar daha gölgeli ve serin kalır.
Azimut açısı: Azimut açısı, bir gök cisminin (örneğin Güneş) veya yeryüzündeki bir noktanın, gözlemciye göre yatay düzlemdeki pusula yönünü ifade eden açısal değerdir.
Fotosentez Verimliliği: Bitkiler sadece ışıkla beslenmez, ışığın geliş açısına göre yapraklarını konumlandırırlar. Güneş’in her gün farklı bir dereceden doğması, ormanlardaki alt tabaka bitkilerinin bile yılın belli dönemlerinde ihtiyaç duydukları ışığa kavuşmalarını sağlar.
Deniz Altı Yaşamı: Okyanuslardaki planktonlar ve mercanlar, suyun içine giren ışığın kırılma açısına duyarlıdır. Güneş’in açısındaki yıllık değişim, okyanus akıntılarını ve besin zincirinin en altındaki canlıların üreme dönemlerini başlatır.
Pusula Özelliği: Göçmen kuşlar ve balinalar, sadece manyetik alanı değil, Güneş’in gökyüzündeki konumunu (açısını) da navigasyon için kullanırlar. “Doğuların ve batıların” çeşitliliği, bu canlılar için devasa bir harita işlevi görür.
Tarımsal Döngü: Eksen eğikliği, mevsimlerin oluşmasını sağlayarak hangi ürünün ne zaman ekileceğini ve hasat edileceğini belirler. Güneş ışınlarının yeryüzüne düşme açısını yıl içinde değiştirerek sıcaklık farklarına ve farklı bölgelerde farklı tarımsal ürünlerin yetişmesine olanak tanır. Tarımsal ürünlerin fotosentez ve büyüme süreçlerini etkileyen gece-gündüz uzunluklarının yıl boyunca değişmesine neden olur. Eksen eğikliği, iklim bölgeleri arasında denge sağlayarak tarımsal ekosistemlerin kararlılığını destekler.
Soğuklama İhtiyacı (Vernalizasyon): Birçok meyve ağacı (elma, kiraz vb.), meyve verebilmek için kışın belli bir süre soğuğa maruz kalmalıdır. Güneş’in açısının güneye kaymasıyla oluşan bu kış dönemi olmasaydı, bu ağaçlar çiçek açmazdı.
Mineral Dengesi: Antik dönemlerden modern seracılığa kadar, güneşin geliş açısı bitki yerleşimini belirler. Güneş’in “çoğul” doğuş noktaları, toprağın her yanının farklı dönemlerde güneşlenerek dezenfekte olmasını ve mineral dengesinin korunmasını sağlar.
Hasat Kalitesi: Tahılların kuruması ve meyvelerin şeker oranının artması, güneşin en dik açıya ulaştığı “Yaz Gündönümü” sonrasındaki sürece bağlıdır. Bu süreçteki açısal hassasiyet, gıdaların besin değerini doğrudan etkiler.
Yukarda attığımız maddeler Dünyanın eksen eğikliği ve bundan dolayı Güneşin doğuş ve Batış noktalarının değişmesinden kaynaklanan hem insana hem insan dışındaki bütün varlıklara fayda sağlayan mükemmel bir sistemdir. Doğuların ve Batıların Rabbi olan Yüce Allah bu sistemi en güzel bir şekilde hazırlamış kusursuz bir biçimde gözler önüne sermiştir.
Son olarak yazımızı Gezegenlerin hareket yasalarını bulan ve Güneş sistemindeki o muazzam düzeni matematikselleştiren Johannes Kepler’in, evrendeki bu açısal ve yörüngesel hassasiyetin tesadüf olamayacağıyla ilgili şu meşhur sözüyle tamamlayalım: “Yüce Yaratıcım, Senin ilmini düşünmek ne büyük bir ayrıcalık! Evrendeki her şey bir ölçüye, bir sayıya ve bir ağırlığa göre yaratılmıştır. Ben sadece Senin yarattığın bu geometrik planın izlerini sürüyorum.”



