Kuran’ı Kerim’de Değişken Olarak Doğunun ve Batının Rabbi Kullanımının Hikmeti Nedir

Sual: Kuran’ı Kerimde Doğu ve Batıyla alakalı üç kullanım şekli mevcut, Doğu ve Batı, İki Doğu ve İki Batı, Doğular ve Batılar. Bunun hikmeti nedir?

Cevap: Bunun birçok hikmeti mevcuttur. Üç durumu da tek tek inceleyerek hem coğrafi gerçekler hem tefsirler ışığında konuya nazar etmeye çalışacağız.

Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz kendisini doğu (meşrik) ve batı (mağrib) kavramları üzerinden üç farklı formda niteler tekil, ikili ve çoğul. Bunlar: “Doğunun ve Batının Rabbi”, “İki Doğunun ve İki Batı’nın Rabbi” ve “Doğuların ve Batıların Rabbi”. Bu ifadeler sadece coğrafi yönleri değil, evrendeki kusursuz nizamı ve Allah’ın mutlak hakimiyeti de simgeler.

1) Tekil Form: “Doğunun ve Batının Rabbi” Bu ifade, yönlerin cinsini ve bütün bir yeryüzünü temsil eder.

“O, doğunun da batının da Rabbidir. O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse yalnız O’nu vekil edin.” (Müzzemmil Suresi, 9. Ayet)

el-Meşriḳ (المشرق): Güneşin doğduğu yer/yön.
el-Maġrib (المغرب): Güneşin battığı yer/yön.

Bu kullanım, tevhid (birleme) vurgusu yapar. Dünya üzerindeki her noktanın, güneşin doğduğu ve battığı tüm ufukların tek bir yaratıcıya ait olduğunu anlatır. Mekânsal olarak hiçbir yerin O’nun otoritesi dışında kalmadığını belirtir.

Fahreddin er-Râzî Güneşin doğudan doğup batıdan batmasıyla ilgili ayeti şöyle tefsir eder. Allah Teâlâ’nın ‘Doğu da batı da Allah’ındır’ buyruğunun manası şudur: Güneşin doğduğu taraf da battığı taraf da Allah’ın mülküdür. Kullar hangi tarafa yönelirse yönelsin Allah’ın hükümranlığından çıkmış olmazlar. Çünkü bütün yönler O’nundur. (Câmiu’l-Beyân, Bakara 115 tefsiri, Fahreddin er-Râzî)

2) İkili Form: İki Doğunun ve İki Batının Rabbi: Bu ifade, genellikle evrendeki ikili dengelere veya mevsimsel döngülere işaret eder.

“O, iki doğunun Rabbi ve iki batının Rabbidir.” (Rahmân Suresi, 17. Ayet)

el-Meşriḳayn (المشرقين): İki doğu.
el-Maġribeyn (المغربين): İki batı.

Müfessirlerin büyük çoğunluğu bunu yaz ve kış dönümleri olarak açıklar. Güneş, kışın en güneyden, yazın ise en kuzeyden doğar. Bu iki uç nokta arasındaki hassas denge, yaşamın devamını sağlar. Ayrıca bu ifade, Dünya’nın iki yarım küresindeki (Kuzey ve Güney) doğuş ve batış noktalarına da işaret edebilir.

21 Haziran’da (Yaz Gündönümü) Kuzey Yarımküre’de Güneş, doğunun en kuzey noktasından doğar ve en uzun gün yaşanır. 21 Aralık’da (Kış Gündönümü) Kuzey Yarımküre’de Güneş, doğunun en güney noktasından doğar ve en kısa gün yaşanır.

Kurtubî bu ayetin tefsirinde şunu söyler: Allah Teâlâ ‘iki doğunun Rabbi’ buyurdu; çünkü güneşin doğuş noktası yaz ve kış arasında değişir. En uzun günün doğuş noktası ayrı, en kısa günün doğuş noktası ayrıdır. Aynı şekilde batış noktaları da farklıdır. Bunların hepsi Allah’ın kudretine delildir.” (el-Câmi‘ li Ahkâmi’l-Kur’ân, Rahmân 17 tefsiri)

3) Çoğul Form: “Doğuların ve Batıların Rabbi” Bu kullanım, evrenin genişliğini, Güneşin doğuş ve batış açısının sürekli değişmesini ve çok boyutluluğu ifade eden bir durumdur.

“Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz bizim gücümüz yeter.” (Meâric Suresi, 40. Ayet)

el-Meşâriḳ (المشارق): Doğular (Çoğul)
el-Maġârib (المغارب): Batılar (Çoğul)

Güneşin her gün bir önceki günden farklı bir noktadan doğup batmasına (yılın 365 günü boyunca her gün farklı bir dereceyle doğması) veya evrendeki sayısız yıldız ve gezegenin her birinin kendine ait doğuş ve batış noktaları olmasına işarettir. Bu, Allah’ın azametini ve yarattığı sistemin sınırsızlığını vurgular.

Eksen eğikliği sayesinde, güneş ışınlarının geliş açısı yıl boyunca değişir. Bu değişim, atmosferik hava hareketlerini ve okyanus akıntılarını tetikler. Bu “açısal değişim” sayesinde kutuplar tamamen donmaktan, ekvator ise aşırı ısınarak kavrulmaktan kurtulur. Dünya’nın her iki yarım küresi de sırayla ısınma ve dinlenme dönemine girer.

Taberî bu ayetin çoğul şeklinde kullanılmasını şöyle açıklar: Güneşin her gün ayrı bir doğuşu ve ayrı bir batışı vardır. Bundan dolayı çoğul kullanılmıştır. (Tefsîru’t-Taberî, Meâric 40)

Yukardaki ayetler, coğrafi bilgiler ışığında değerlendirilirken çok net bir şekilde görülmektedir ki Güneşin doğuş ve batış acısı dünyanın 23.5 derecelik eksen eğikliği nedeniyle sürekli değişmektedir. Bundan dolayı Yüce Rabbimiz Kuran’ı Kerim’de bu coğrafi gerçeğe işareten hem tekil hem ikili hem de çoğul formatlarla bu gerçeği açıklamıştır. Bu hakikatin Kuran’ı Kerim’de veciz bir şekilde açıklanması Kuran’ın mucizelik yönlerinden biridir.

Tefsirlere dikkat edilirse henüz coğrafi bilgilerin çok gelişmediği belki günümüze göre çok ilkel sayılabilecek düzeydeyken hiçbir gözlem yapmadan sadece ayetin manası üzerinden nokta atışıyla doğruyu söylemesi hakikaten dikkat çeken bir noktadır. Zira bu açıklamaları gözleme dayanmadan sadece ayette geçen bilgilerle açıklamak hem ayetlerin Allah katından vahyedildiğine hem de tefsir alimlerinin doğruluğuna delalet etmektedir.

Sual: Antik Yunan döneminde de bu bilgilerden günümüze nisbeten ilkel bir şekilde bahsedenler var. Bu durum ne ile açıklanabilir?

Cevap: Antik Yunan’daki bilgiler İslam coğrafyasına Efendimiz Aleyhisselam’ın nübüvvetinden yüzyıllar sonra Abbasiler zamanında kurulun Beytül Hikmeler ile girmiştir. Halife Me’mun zamanında 830 yıllarında Bağdat’ta kurulan bu kurumlar Antik Yunan, Hint ve İran eserlerinin çevirisini yapmıştır. Dikkat edilirse bu tarihler Efendimiz’in ahirete göç etmesinden tahmini 200 sene sonrasına tekabül etmektedir. Dolayısıyla bu çalışmaların başka milletlerde eski zamanlarda yapılmış olması Peygamberimizin bulunduğu toplulukta bilinen bir durum değildir.

Sual: Güneşin doğuş ve batış acısı neden sürekli değişiyor. Allah tek bir noktadan doğup tek bir noktadan batan bir sistem yaratamaz mıydı?

Cevap: Allah’u Teâlâ; Kadir-i Mutlak olduğu için dilediği şekilde yaratabilir, fakat Güneşin her gün farklı bir noktadan doğmasının bir çok hikmeti vardır. Doğuş ve batış açılarının her gün değişmesi; mevsimlerin oluşmasını, biyoçeşitliliğin korunmasını, tarımsal döngünün takibini sağlar. Örneğin bazı bitkiler Güneş ışığının dünyaya az ya da çok gelmesiyle alakalı olarak belli yerlerde yetişen bitkiler aynı toprağı kullansalar bile aynı atmosferik ortam olmadığı için başka yerlerde yetişmeyebilir. Eğer Güneş tek noktadan doğup batsa biyoçeşitlilik çok daha az olacaktı.

Yani Kur’an bu ifadeleri kullanırken sadece coğrafi bir olaydan bahsetmiyor, aynı zamanda yaşamın devamlılığını sağlayan o hassas ayarı hatırlatıyor.

Paylaş

Yorum gönder