Karıncalar Konuşabilir mi

Modern bilim, doğayı keşfettikçe karşımıza çıkan tablo her zaman aynı noktaya işaret ediyor: Kusursuz bir nizam ve bu nizamı kuran Yüce bir İrade. Bu düzenin en hayranlık uyandırıcı örneklerinden biri, ayaklarımızın altında, toprağın derinliklerinde kurulan karınca yuvalarıdır.

Bugün entomoloji (böcek bilimi) uzmanları, karınca kolonilerinin sadece birer böcek topluluğu olmadığını, aksine süper organizma olarak adlandırılan kolektif bir hareket yapısına sahip olduklarını ortaya koymuştur. Bu hareket mekanizmasının yanı sıra karıncalara hayatlarını idame etmeleri için birçok özellik bahşedilmiştir.

İleri Derece İletişim: Kimyasal sinyaller (feromonlar) aracılığıyla birbirlerine tehlikeyi, yemeğin yerini ve iş bölümünü saniyeler içinde iletirler.
Kimyasal İletişim (Feromonlar): Karıncalar yürürken arkalarında koku izleri bırakır, diğerleri de bu izi takip eder.
Dokunma ve Titreşim: Anten teması ve vücutlarını birbirine sürterek çıkardıkları titreşimler (ses benzeri sinyaller) ile haberleşirler.
Savunma ve Yönetim: Kraliçe karıncalar, işçi karıncalara komut vermek için özel sinyaller kullanabilir. Bu kimyasal ve fiziksel yöntemlerle karıncalar, oldukça organize bir şekilde toplu hareket edebilirler.
Hiyerarşik Düzen: Hiçbir kargaşa yaşanmadan; temizlikçiler, askerler ve bakıcılar arasında kusursuz bir görev dağılımı yapılır.
Şehir Planlaması: Toprak altında havalandırma sistemlerinden nem kontrol odalarına kadar mimari harikalar inşa ederler.

Bu özelliklerle beraber ayette; konuşan karınca için eril değil dişil olduğu belirtilir. Ayette geçen “kâlet nemletun” (قَالَتْ نَمْلَةٌ) ifadesindeki “kâlet” fiili, “dedi” anlamına gelir ve sonundaki “t” harfi (tâ-i te’nis) öznenin dişi olduğunu belirtir. Modern entomoloji (böcek bilimi), karınca kolonilerinde dışarıda çalışan, yiyecek arayan ve iletişim kuran işçi karıncaların kısır dişiler olduğunu doğrulamaktadır. Bununla beraber bu emri verenin kraliçe karınca olduğu düşünülürse o da dişidir dolayısıyla ayet yakın zamanlarda bulunabilen entomoloji bilgisini ta o zamanlardan bizlere haber vermiştir.

Peki, insanın modern cihazlarla ancak yeni keşfettiği bu iletişim kuran, sosyal ve bilinçli topluluk gerçeği, yüzyıllar öncesinden bizlere nasıl haber verilmişti?

Kur’an-ı Kerim’in 27. suresi olan Neml (Karınca) Suresi, ismini bu küçük mucizevi canlılardan alır. Surenin 18. ayetinde geçen bir hadise, bugün bilimsel olarak hayranlık uyandıran bir detayı barındırır: “Nihayet Karınca Vadisi’ne geldikleri vakit, (dişi) bir karınca şöyle dedi: ‘Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin!” (Neml, 18)

Bir karınca, kendi vücut ağırlığının 50 katını kaldırırken sadece biyolojik bir güç sergilemez; aynı zamanda üzerinde binlerce yıllık bir yazılımı, yani İlahi iradeyi taşır. 1400 yıl önce, mikroskobun ve genetik araştırmaların olmadığı bir çağda, bu ince meseleyi haber vermek Efendimize vahyedilen Kuran’ın zamansızlık aleminden gönderildiğini apaçık bir şekilde göstermektedir.

Sual: Karıncalar konuşabilir mi?
Elcevap: Karıncaların konuştuğu geçmiş zamanlarda bilinmiyor olabilirdi lakin Kuran’ı Kerim bunun zıddı olarak karıncaların konuştuğunu bildirmiştir. Nitekim yakın zamanda yapılan araştırmalar karıncaların konuştuğunu ortaya koymuştur.

Oxford Üniversitesi Araştırması: 2009 yılında Oxford Üniversitesi’nden Prof. Jeremy Thomas ve ekibi, karınca yuvalarına yerleştirdikleri minyatür mikrofonlar ve hoparlörler ile karıncaların birbirlerine seslendiğini kanıtlamıştır. Özellikle kraliçe karıncanın çıkardığı seslerin işçi karıncalar üzerinde doğrudan davranışsal bir etkisi (antenlerini dikme, çenelerini açma gibi) olduğu gözlemlenmiştir.

Stridülasyon (Sürtünme Sesi): Karıncalar, karın bölgelerindeki sert bir yapıyı bacaklarına sürterek ses çıkarırlar. Bu durum Science dergisinde yayınlanan çalışmalarda, pupa (gelişim) aşamasındaki karıncaların bile ses çıkararak hayatta kalmak için sosyal statülerini belirlediklerini ortaya koymuştur.

Çok Modlu İletişim: Bilimsel literatür, karıncaların sadece kimyasal (feromon) değil, aynı zamanda dokunsal ve akustik sinyalleri bir arada kullanarak karmaşık bir konuşma yürüttüğünü kabul eder.

Paylaş