Kur’an’ı Kerim’de Kıyamet Günü İçin Kullanılan İsimler ve Onu Tasvir Eden İfadeler

Kur’an-ı Kerim, kıyamet gününü tek bir isimle değil; o günün farklı yönlerini, dehşetini, hesap ve diriliş sahnelerini anlatan birçok isim ve ifadeyle zikreder. Kimi doğrudan kıyametin adı olarak kullanılırken, kimileri ise o günün belirli bir özelliğini veya yaşanacak olayları tasvir eder. İşte Kur’an’da kıyamet günü için kullanılan isimler ve onu tasvir eden başlıca ifadeler…

1) Yevmü’l-Kıyâme (يوم القيامة): Kalkış, diriliş ve Allah’ın huzurunda duruş günü. (Kıyâme Suresi, 1. Ayet)

2) es-Sâat (الساعة): Bilinen, tayin edilmiş olan o muayyen vakit. (Kamer Suresi, 1. Ayet)

3) el-Yevmü’l-Âhir (اليوم الآخر): Dünya hayatının sonu olan, arkasından gece gelmeyen son gün. (Bakara Suresi, 8. Ayet)

4) el-Hâkka (الحاقة): Mutlaka gerçekleşecek olan, inkârı mümkün olmayan mutlak hakikat. (Hâkka Suresi, 1. Ayet)

5) el-Kâria (القارعة): Yürekleri ağza getiren, dehşetiyle insanı çarpan, kapıyı çalan büyük hadise. (Kâria Suresi, 1. Ayet)

6) el-Vâkıa (الواقعة): Kesinlikle meydana gelecek olan büyük olay. (Vâkıa Suresi, 1. Ayet)

7) et-Tâmmetü’l-Kübrâ (الطامة الكبرى): Her şeyi bastıran, diğer bütün felaketleri unutturan en büyük felaket. (Nâziât Suresi, 34. Ayet)

8) es-Sâhha (الصاخة): Kulakları sağır edecek derecedeki o şiddetli ses. (Abese Suresi, 33. Ayet)

9) el-Gâşiye (الغاشية): Dehşetiyle her şeyi sarıp sarmalayan, kaplayan büyük hadise. (Gâşiye Suresi, 1. Ayet)

10) es-Sayha (الصيحة): Kulakları patlatacak derecedeki o dehşetli ses, sura üflenmesi. (Hûd Suresi, 67. Ayet)

11) Yevmü’d-Dîn (يوم الدين): Ceza, mükafat ve mutlak hesap günü. (Fâtiha Suresi, 4. Ayet)

12) Yevmü’l-Fasl (يوم الفصل): Hak ile batılın, mümin ile kafirin tamamen birbirinden ayrılacağı hüküm günü. (Mürselât Suresi, 13. Ayet)

13) Yevmü’l-Hisâb (يوم الحساب): Herkesin amellerinin hesabını inceden inceye vereceği gün. (Sad Suresi, 16. Ayet)

14) Yevmü’t-Telâk (يوم التلاق): Kavuşma günü; kulun Rabbiyle, bedenin ruhla, zalimin mazlumla buluşacağı gün. (Mü’min Suresi, 15. Ayet)

15) Yevmü’t-Tenâd (يوم التناد): Çığrışma, feryat etme ve insanların feryat ederek birbirini yardıma çağıracağı gün. (Mü’min Suresi, 32. Ayet)

16) Yevmü’l-Ba’s (يوم البعث): Öldükten sonra yeniden dirilme günü. (Rûm Suresi, 56. Ayet)

17) Yevmü’l-Hurûc (يوم الخروج): Kabirlerden çıkış günü. (Kâf Suresi, 42. Ayet)

18) Yevmü’t-Teğâbün (يوم التغابن): Aldanma ve kazanç/kayıp günü; kimin hüsrana uğradığının ortaya çıkacağı gün. (Teğâbün Suresi, 9. Ayet)

19) Yevmü’l-Hasre (يوم الحسرة): Pişmanlık günü; kaçırılan fırsatlar için duyulacak o büyük hasret. (Meryem Suresi, 39. Ayet)

20) Yevmü’l-Vaîd (يوم الوعide): Tehdit edilen cezanın, azabın gerçekleşeceği vaat olunan gün. (Kâf Suresi, 20. Ayet)

21) Yevmü’l-Cem’ (يوم الجمع): Gelmiş geçmiş tüm mahlukatın bir arada toplanacağı gün. (Şûrâ Suresi, 7. Ayet)

22) Yevmü’l-Hulûd (يوم الخلود): Sonsuzluk günü; ebedi hayatın başlayacağı o ilk gün. (Kâf Suresi, 34. Ayet)

23) en-Nebeü’l-Azîm (النبأ العظيم): Hakkında ihtilafa düşülen o büyük, muazzam haber. (Nebe Suresi, 1-2. Ayetler)

24) el-Azîfe (الآزفة): Yaklaşan, yaklaşmakta olan, zamanı iyice daralan büyük gün. (Necm Suresi, 57. Ayet)

25) Yevmü’l-Feze’i’l-Ekber (يوم الفزع الأكبر): En büyük korku ve dehşet günü. (Enbiyâ Suresi, 103. Ayet)

26) Yevmü Teşhasu Fîhi’l-Ebsâr (يوم تشخص فيه الأبصار): Dehşetten gözlerin dışarı fırlayacağı, dikilip kalacağı gün. (İbrâhîm Suresi, 42. Ayet)

27) Yevmü’l-Arz (يوم العرض): Kulların amelleriyle birlikte Allah’a arz olunacağı, sergileneceği gün. (Kehf Suresi, 48. Ayet)

28) Yevmü’l-Cezâ (يوم الجزاء): Her amelin karşılığının tam olarak ödeneceği ceza/mükafat günü. (Mü’min Suresi, 17. Ayet)

29) Yevmü’l-Mîkât (يوم الميقات): Belirlenmiş, tayin edilmiş buluşma günü. (Nebe Suresi, 17. Ayet)

30) Yevmün Meşhûd (يوم مشهود): Meleklerin ve tüm mahlukatın hazır bulunacağı, şahitlik edileceği gün. (Hûd Suresi, 103. Ayet)

31) Yevmün Asîr (يوم عسير): İnkarcılar için pek çetin, zorlu ve sıkıntılı olan gün. (Müddessir Suresi, 9. Ayet)

32) Yevmün Kebîr (يوم كبير): Azabın ve mahşerin büyüklüğünü ifade eden büyük gün. (Hûd Suresi, 3. Ayet)

33) Yevmün Muhît (يوم محيط): Azabıyla herkesi kuşatacak olan gün. (Hûd Suresi, 84. Ayet)

34) Yevmü’n-Nüşûr (يوم النشور): Kabirlerden dağılıp yayılma, yeniden hayat bulma günü. (Fâtır Suresi, 9. Ayet)

35) Yevmü’l-Hükm (يوم الحكم): Mutlak hakimin (Allah’ın) hükmünü vereceği gün. (Mümtehine Suresi, 3. Ayet)

36) Yevmü’l-Feth (يوم الفتح): Hakikatin kapılarının açılacağı, mutlak zafer ve hüküm günü. (Secde Suresi, 29. Ayet)

37) el-Yevmü’l-Meşhûd (اليوم المشهود): Herkesin gözü önünde cereyan edecek, şahit olunmuş gün. (Hûd Suresi, 103. Ayet)

38) Yevmü’l-Va’d (يوم الوعد): Verilen sözlerin, vadedilen her şeyin gerçekleşeceği gün. (Enbiyâ Suresi, 97. Ayet)

39) Yevme Tubles’Serâir (يوم تبلى السرائر): Bütün sırların, gizli saklı niyetlerin açığa çıkarılacağı, yoklanacağı gün. (Târık Suresi, 9. Ayet)

40) Yevmü Lâ Reybe Fîh (يوم لا ريب فيه): Geleceğinde hiçbir şüphe, kuşku bulunmayan gün. (Âl-i İmrân Suresi, 9. Ayet)

41) Yevmü Lâ Bey’un Fîhi ve Lâ Hılâl (يوم لا بيع فيه ولا خلال): Artık hiçbir alışverişin, dostluğun ve torpilin fayda vermeyeceği gün. (İbrâhîm Suresi, 31. Ayet)

42) Yevme Yefirru’l-Mer’u Min Ahîh (يوم يفر المرء من أخيه): Kişinin kendi derdine düşüp kardeşinden, anasından, babasından kaçacağı gün. (Abese Suresi, 34. Ayet)

43) Yevme Lâ Teczî Nefsün An Nefsin Şey’en (يوم لا تجزي نفس عن نفس شيئا): Hiç kimsenin kimse adına bir şey ödeyemez hale geleceği, kimsenin kimseye fayda sağlamayacağı gün. (Bakara Suresi, 48. Ayet)

44) Yevmü’d-Duhân (يوم الدخان): Gökyüzünü apaçık bir dumanın kaplayacağı gün. (Duhân Suresi, 10. Ayet)

45) el-Yevmü’l-Mev’ûd (اليوم الموعود): Geleceği Allah tarafından kesin olarak söz verilmiş olan gün. (Burûc Suresi, 2. Ayet)

Paylaş