Sual: Peygamber Efendimiz (s.a.v) döneminde Kuran’ı Kerim hangi materyallere yazılıyordu?
Cevap: Kur’an’ın ilk vahyedildiği dönemde yazı yazılan malzemeler şu isimlerle anılır:
Likâ: Yassı taşlar.
Rıka’: Deri veya kağıt parçaları.
Asîb: Üzerindeki yaprakları soyulmuş hurma dalları.
Ektâf: Deve veya sığırların kürek kemikleri.
Usub: Ağaç kabukları.
Bu konuyla alakalı hadisler şu şekildedir:
Zeyd bin Sâbit (r.a.) şöyle demiştir: “Biz Resûlullah’ın (s.a.v.) yanında Kur’an’ı rıka‘lardan (deri/kâğıt parçalarından) derleyip topluyorduk… (Sünen-i Tirmizî, Müsned-i Ahmed bin Hanbel, Müstedrek-Hâkim en-Nîsâbûrî)
Zeyd bin Sâbit (r.a.) şöyle demiştir: “…Bunun üzerine Kur’an’ın peşine düştüm; onu hurma dallarından (el-usub), yassı beyaz taşlardan (el-lihâf) ve insanların ezberlerinden (sudûru’r-ricâl) toplamaya başladım…” (Sahih-i Buhârî, Sünen-i Tirmizî, Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Bu materyaller, Hz. Ebubekir döneminde Kuran’ı Kerim iki kapak arasına toplanıp “Mushaf” haline getirilene kadar titizlikle saklanmıştır. Daha sonraki dönemlerde bu adet devam etmiş İslam sınırlarının genişlemesi ve kağıda ulaşma imkanlarının artmasıyla beraber bu uygulamalar kalkmış sadece kağıt üzerinden Kuran’ı Kerim yazımı devam etmiştir.
Sual: Deve kemiği, ağaç kabuğu veya diğer malzemelerle ilgili günümüze ulaşmış herhangi bir şey var mı?
Cevap: Kuran’ı Kerim’in ilk yazılı nüshalarından birçok metin günümüze ulaşmıştır. Bu metinlerle ilgili gerek gayrimüslim kaynaklar gerekse de İslam kaynakları ittifak halindedir. Yapılan C-14 incelemeleri neticesinde bizzat sahabeler tarafından yazılan birçok nüsha dünyanın muhtelif merkezlerinde halka açık bir şekilde sergilenmektedir.
Kağıt dışındaki kaynaklara gelince bu kaynaklar organik malzemeler olduğu için zamanla bozuldu ve o dönemde bunlar geçici yazı malzemeleriydi. Sonradan Kuran’ı Kerim kitap haline getirilip bu resmî mushaflar çoğaltılınca eski parçalar korunmadı. Dolayısıyla kağıt dışındaki kaynaklardan günümüzde çok az vardır.


