Rumlar yakın bir yerde yenilgiye uğradılar. Fakat onlar bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip gelecekler. Eninde sonunda Allah’ın dediği olur. O gün müminler Allah’ın yardımı sebebiyle sevinecekler. (Rum 2-4)
Bizans–Sasani Savaşları: Kur’an’da geçen Rum Suresi’nin ilk ayetleri, tarihsel olarak Doğu Roma (Bizans) ile Sasani Pers İmparatorluğu arasında gerçekleşen büyük savaşlara işaret etmektedir. Bu savaşlar özellikle MS 602–628 yılları arasında yoğunlaşmıştır. Bu dönemde Sasani hükümdarı II. Hüsrev, Bizans imparatoru ise Herakleios idi.
Pers orduları kısa sürede büyük başarılar kazanmış ve Bizans topraklarını işgal etmiştir. Özellikle: Suriye, Filistin, Kudüs ve Anadolu’nun bazı bölgeleri Perslerin eline geçmiştir.
MS 614 yılında Kudüs’ün düşmesi, Bizans için büyük bir felaket olarak görülmüştür. Bu olaydan sonra Bizans’ın tamamen çökeceği düşünülüyordu. Tam bu dönemde Kur’an’da şu haber verilmiştir: “Rumlar yenildi, fakat birkaç yıl içinde tekrar galip geleceklerdir.”
Bu ifade, o dönemin siyasi, askeri ve ekonomik şartlarına göre oldukça iddialı bir öngörüydü. Zira mağlup durumda olan, elindeki toprak parçalarının önemli bir kısmını kaybeden, ordusu büyük kayıplar vermiş, ekonomik olarak ciddi sıkıntılar çeken bir devletin bu mağlubiyetinin geçici olduğu ve kısa süre içinde tekrar galip geleceği haber verilmiştir. Olaylar baştan sona ayetin haber verdiği şekilde gerçekleşmiştir.
Yeryüzünün En Alçak Yeri: Ayetin en dikkat çekici kısımlarından biri de şu ifadedir: “Onlar yeryüzünün en alçak yerinde yenildiler.”
Arapça: “ أدنى الأرض (ednâ’l-ard)
Kelime anlamı: En yakın yer, en alçak yer, en aşağı yer
İslam âlimleri klasik dönemde bu kelimeyi genellikle coğrafi yakınlık anlamında yorumlamışlardır. Ancak modern coğrafya verileri incelendiğinde, bu ifadenin aynı zamanda fiziksel yükseklik (rakım) açısından da doğru olduğu görülmüştür.
Bu savaşların önemli bir kısmı: Ürdün ve Filistin bölgesinde, özellikle Ölü Deniz çevresinde gerçekleşmiştir. Bu bölge bugün bilimsel olarak yeryüzünün en alçak kara noktası olarak bilinmektedir.
Dünyanın En Alçak Kara Noktası: Ölü Deniz bilimsel ölçümlere göre: Deniz seviyesinden yaklaşık -430-metre aşağıdadır. Dünya üzerindeki en düşük kara noktasıdır.
Bu bilgiler 20. Yy teknolojisiyle ancak çözülmüş uydu verileri ve jeodezik haritalama tekniğiyle ortaya çıkarılmıştır. Bu noktanın dünyanın en alçak noktası olduğunu bilmek için bütün dünyada var olan kara parçalarının yükseltisini bilmek gerekir ki bu da 7. Yy’da beşer üstü bir güçtür. Dolayısıyla 7. yüzyılda yaşayan bir insanın bu bölgenin dünyanın en alçak noktası olduğunu bilimsel olarak bilmesi mümkün değildir. Bu durum, ayetteki ifadenin dikkat çekici bir coğrafi doğruluk içerdiğini göstermektedir.
Birkaç Yıl İçinde Galip Gelecekler:
“Birkaç yıl içinde galip gelecekler.”
Arapça: (ف۪ي بِضْعِ سِن۪ينَۜ) “bid‘i sinîn”
Bu ifade Arapçada 3 ile 9 yıl arası süre
anlamına gelir.
Tarihsel gelişmeler incelendiğinde MS 622 Bizans imparatoru Herakleios büyük bir karşı saldırı başlattı, MS 627 Pers ordusu kesin yenilgiye uğradı. Yani Kur’an’daki birkaç yıl içinde galip gelecekler ifadesi tarihsel olarak gerçekleşmiştir.
Modern Tarihçilerin Değerlendirmesi: Birçok modern tarihçi, Bizans’ın o dönemdeki durumunu şöyle tanımlar: Bizans devleti ekonomik olarak çökmüş, askeri olarak zayıflamış, siyasi olarak dağılma noktasına gelmiş. Bu nedenle Bizans’ın tekrar galip gelmesi askeri açıdan çok düşük bir ihtimal, siyasi açıdan neredeyse imkânsız olarak görülüyordu. Bu yüzden Kur’an’daki bu haber, tarihsel bağlamda hiçkimsenin söylemeye teşebbüs edemeyeceği bir hakikattir.
Sonuç Olarak: Ayet 3 bağlamda yani hem coğrafi olarak yeryüzünün en alçak noktasında gerçekleşmesi, hem 3-9 sene arasında olması hem de mağlup bir ordunun galip geleceğini bildirmesi açısından mucizeliğini ispat etmiştir.
Sual: “Ednal ard” ifadesi en yakın yer anlamına da geliyor. Buna en alçak yer demek doğru mudur?
Elcevap: Her ayetin yalnız bir anlamı yoktur. İşari, mecazi anlamları da olabilir. Dikkat edilirse ayet bu ifade yerine en yakın yer anlamına gelen başka bir ifade kullanır ve o ifadenin anlamında da en alçak yer anlamı olmayabilirdi. Demek ki Allah’u Teâlâ olayın hem ibret hem mucize hem işari manaları kapsamında örnek alınmasını istediği için bu ifadeyi kullanmıştır. Allahu alem.



