Andolsun gökyüzüne ve gece çakıp görünene! O, gece çakıp görünen nedir bilir misin? Karanlığı delen yıldızdır. Hiç kimse yoktur ki, başında bir gözetleyeni bulunmasın. (Tarık 1-4)
Tarık: Gece çakıp görünen şeklinde çevrilen târık, sözlükte gece gelen, kapı çalan, şiddetle vuran anlamlarına gelir. Işığı gecenin karanlığını delip yeryüzüne ulaştığı için 3. âyette bunu delen yıldız anlamında “en-necmü’s-sâkıb” tamlamasıyla tarif etmişlerdir. Bu tariften târıkın genel anlamda yıldız olduğu anlaşılmaktadır.
Pulsarlar (Vuruşlu Yıldızlar), evrenin en sıra dışı ve etkileyici nesnelerinden biridir. Halk arasında veya dini literatürde Tarık yıldızıyla ilişkilendirilen bu gök cisimleri, bilimsel olarak nötron yıldızları sınıfına girer.
Pulsar Nedir: Devasa bir yıldızın yakıtı bitip süpernova patlamasıyla içe çökmesi sonucu geriye kalan, inanılmaz derecede yoğun çekirdeğe nötron yıldızı denir. Eğer bu nötron yıldızı kendi ekseni etrafında çok hızlı dönüyor ve kutuplarından radyo dalgaları yayıyorsa, buna Pulsar adı verilir.
Vuruşlu Yapısı ve Ses Benzetmesi
Pulsarlar, tıpkı bir deniz feneri gibi hareket eder. Kutuplarından yaydıkları dar radyo dalgaları, yıldız döndükçe Dünya’ya belirli aralıklarla sinyal olarak ulaşır. Bazı pulsarlar saniyede yüzlerce kez kendi etrafında dönebilir.
Kur’an-ı Kerim’de geçen Tarık kelimesi, köken olarak kapıyı vuran, vuruş yapan veya gece gelen anlamlarına gelir. Pulsarların yaydığı düzenli radyo sinyalleri ses dalgasına dönüştürüldüğünde, ortaya düzenli bir tıklama veya vuruş sesi çıktığı için, Tarık suresinde bahsedilen vuruşlu yıldızın pulsarlar olduğunu düşünülmektedir.
Fiziksel Özellikleri: Pulsarlar, hayal gücünü zorlayan bir yoğunluğa sahiptir.
Yoğunluk: Bir çay kaşığı kadar pulsar maddesi, Dünya üzerindeki tüm insanların toplam ağırlığından (yaklaşık milyarlarca ton) daha ağırdır.
Boyut: Genellikle bir şehir büyüklüğünde (20-25 km çapında) olmalarına rağmen, Güneş’ten daha fazla kütleye sahip olabilirler.
Manyetik Alan: Dünya’nın manyetik alanından trilyonlarca kat daha güçlü manyetik alanlara sahiptirler.
İlk pulsar, 1967 yılında Jocelyn Bell Burnell tarafından keşfedilmiştir. İlk başta bu kadar düzenli sinyallerin uzaylılardan geldiği düşünülmüş ve bu sinyale LGM-1 (Küçük Yeşil Adamlar – Little Green Men) adı verilmiştir. Ancak daha sonra bunların dönen nötron yıldızları olduğu anlaşılmıştır.
Pulsarlar günümüzde uzaydaki hassas saatler olarak kullanılırlar. O kadar düzenli dönerler ki, atom saatleriyle yarışacak düzeyde zaman ölçümü yapmamıza olanak tanırlar.
Bilimsel gelişmeler ilerledikçe Kuran’ı Kerim’de mevcut olan kevni ayetler daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Özellikle son asırda teknolojinin gelişmesiyle; dünya genelinde pozitif ilimlere yoğunluk artmış bu nedenle araştırılmayan konu neredeyse kalmamıştır. Bu konulardan biride Pulsar yıldızıdır.
İnsan kulağı 20-20.000 Hertz aralığındaki sesleri duyabilir. Dolayısıyla bu yıldızın sesini kulağımızla duyamayız. Günümüzde ultrasonik ses kaydı yapan cihazların gelişmesiyle bu yıldızların sesleri dinlenmiş ve hakikaten kapıyı çalan birinin çıkardığı gibi ses çıkardığı gözlemlenmiştir.
Kuran’ın mucizelerinden biri de zaman ihtiyarladıkça Kuran’ın gençleşmesidir. Tarık yıldızının günümüzdeki bilimsel keşfi de bunu göstermektedir. Zira 14 asır öncesinden bu kadar ayrıntılı ve kimsenin bilemeyeceği bilgiler ihtiva etmesi ve bu bilgilerin günümüzde ispat edilmesi vahye has bir mucizedir.



