Yaşamın Başlangıcı, İnsanlık Nasıl Çoğaldı

Kur’ân’ı Kerim’e Göre İnsan Neslinin Başlangıcı
“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinizden sakının.” (Nisâ, 1)
Bu ayet, İslâm âlimleri tarafından şu şekilde yorumlanmıştır: İlk insan Hz. Âdemdir. İlk kadın Hz. Havvadır ve bütün insanlar bu nesebten türemiştir. Tefsirlerde bu konu kısaca şöyle açıklanmaktadır “Allah Teâlâ, Âdem’den eşini yarattı; sonra bu ikisinden erkekler ve kadınlar çoğalttı.”
Bu açıklama, neslin başlangıcının iki kişiye dayandığını açık biçimde ortaya koyar.

Kardeşler Arası Evlilik
Hz. Âdem’in çocukları birbirleriyle evlenerek insanlık çoğalmıştır.
Ancak bu evlilikler şu şekilde gerçekleşmiştir: Aynı doğumdan olan kardeşler evlenmemiştir, farklı doğumdan olan kardeşler evlenmiştir, bu durum o döneme özgü bir hüküm olarak kabul edilmiştir.
Muhammed b. Cerîr et-Taberî şöyle yazar: “Âdem’in her doğumda bir erkek ve bir kız çocuğu olurdu. Bir doğumda doğan erkek, diğer doğumda doğan kızla evlendirilirdi.” (Târîhu’r-Rusul ve’l-Mulûk, c. 1, s. 101)

Uygulamanın Dinî Gerekçesi
İslâm hukukunda kardeş evliliği kesin olarak haramdır. Ancak erken dönemde nüfusun devam etmesi için geçici bir süreliğine izin verilmiştir. Zira bu izin olmazsa evlilik olmayacak ve dolayısıyla insanlık başladığı gibi bitecekti.
Fahreddin er-Râzî şöyle der: “İnsan neslinin devamı için o dönemde kardeşlerin evlendirilmesi zaruret sebebiyle mubah kılınmıştır; sonra ise haram kılınmıştır.” (Mefâtîhu’l-Gayb, c. 10, s. 16)

Genetik ve Biyolojik Perspektif
Modern bilim, insanlığın genetik kökeni konusunda bazı veriler sunmuştur ve bu konuda “mitokondriyal havva” terimini ortaya atmıştır. Bu kavrama göre insanların mtDNAsı geçmişe doğru uzandığı zaman tek bir kadına ulaşır. Yaşayan tüm insanların (Afrikalı, Avrupalı, Asyalı, Amerikalı) ana soyu bu kadına dayanır. Sadece kadın üzerinden değil erkek üzerinden de bir terim ifade eden bilim adamları bu kişinin de “Y-Kromozomal Adem” olduğunu ifade etmişlerdir. Mitokondriyal Havva’nın dişi soy hattı karşılığında, tüm erkeklerin Y kromozomu ile bağlı olduğu atasıdır. Bu kişi, yaşayan tüm erkeklerin baba hattının ortak noktasıdır.

Bu perspektiften bakıldığı zaman yapılan bilimsel araştırmalar dinimizdeki ilk insan ilk peygamber olan Hz. Ademe ve onun eşi Hz. Havvaya karşılık gelmektedir.

Sual: Eğer insanlık sadece Hz. Âdem ve Hz. Havva’dan geldiyse, bu durumda kardeş evliliği zorunlu olur. Bu ise ahlâken yanlış değil mi?
Elcevap: Dinimizde bu durum geçici bir hüküm olarak değerlendirilir.
İlk insan neslinin çoğalması için başka seçenek yoktu. Bu nedenle geçici olarak izin verilmiştir. Daha sonra kesin şekilde haram kılınmıştır. Yukarda da değindiğimiz üzere bu kısa süreli bir uygulamadır.
Fahreddin er-Râzî: İnsan neslinin devamı için başlangıçta kardeşlerin evlendirilmesi zaruret sebebiyle mubah kılınmıştır; sonra ise haram kılınmıştır. (Mefâtîhu’l-Gayb, c. 10, s. 16)
Buradaki temel ilke: Zaruretler geçici hükümler doğurabilir. Bundan dolayı kısa süreliğine izin verilmiştir.
İkinci olarak bu olaya ensest diyebilmemiz için ortada başka ailelerin olması gerekir. Zira insan neslinin çoğalması için başka yol olsa ve buna rağmen doğru olan değil yanlış olan tercih edilirse o zaman olayın etik ve ahlaki durumu konuşulur. Hz. Adem ve Hz. Havvanın çocuklarının başka seçeneği olmadığı için bu olaya ahlaki olarak yanlış diyemeyiz.

Sual: İki kişiden milyarlarca insanın oluşması biyolojik olarak mümkün mü?
Elcevap: Nüfus artışı üstel (exponential) şekilde gerçekleşir.
Bu süreç, aşağıdaki bilimsel modele dayanır:
N(t)=N0ert
Burada:
N(t): belirli zamandaki nüfus
N0: başlangıç nüfusu
r: büyüme oranı
t: zaman
Bu model, biyoloji ve demografide standarttır. Küçük bir başlangıç nüfusu uzun zaman içinde çok büyük bir nüfusa dönüşebilir
Bu nedenle: İki kişiden büyük bir insan nüfusunun oluşması matematiksel olarak mümkündür.

Sual: Eğer insanlık tek bir aileden geliyorsa, farklı diller nasıl oluştu?
Elcevap: Dil biliminde genel kabul edilen görüşe göre diller zamanla ayrışır. Bu süreç: Göç, coğrafi ayrılık, kültürel farklılaşma ile gerçekleşir. Örneğin: Hint-Avrupa dil ailesi (Hintçe, İngilizce, Fransızca) veya Ural-Altay dil ailesi (Türkçe, Moğolca, Fince) ortak bir kökenden türemiştir. Bu durum tek kökenden çok sayıda dil oluşabileceğini gösterir.

Paylaş