Kuran’ı Kerim Allah’ın Kelamıdır

Tarih boyunca nice hatipler, nice şairler gelmiş; söz ustalığında zirveye ulaşmak için yıllarını harcamıştır. Ayrıca tarihe baktığımız zaman hiçbirinin sözleri geniş bir etkiye ulaşmamış ya da ölümlerinden kısa bir süre sonra unutulup gitmiştir. Hatta günümüzde kaç kişinin ezberinde şiir bulundurduğuna baksak bir elin parmaklarını geçmez. Aynı şekilde bu şiirlere baksak hepsinin artık bir noktada birbirine benzediğini göreceğiz. Fakat Kuran’ı Kerime bakarsak insanlık, okuma yazma bilmeyen Muhammed Aleyhisselam’ın ağzından dökülen ve çağları aşan eşsiz bir hitabettir ve tahmini iki milyon kişinin ezberindedir. Bu eşsiz sözler, ümmî bir peygamberin (a.s.m) diliyle insanlığa ulaşan ilahî bir kelâmdır.

Kur’ân’ın üslubu; edebiyatta zirveye ulaşmış Arap şairlerini hayrete düşürmüş, en güçlü hatipleri susturmuş, en inatçı inkârcıları bile sözün karşısında çaresiz bırakmıştır. Bir insanın kendi başına ortaya koyamayacağı bir derinlik, bir ahenk ve bir hikmet bu kelimelerin içinde gizlidir. Bu durum açık bir gerçeği çok net göstermektedir. Bu hitabet, çagları aşan ve herşeyi ilmiyle kuşatmış bir Yaratıcının kelamıdır.

Bir insan, geleceği kendi aklıyla bilemez, Allah’ın bildirmesi müstesna. Zamanın perdesi, insan idrakine kapalıdır. Fakat Kuran’ı Kerim yıllar sonra gerçekleşecek birçok olayı önceden haber vermiş ve bu haberler aynen gerçekleşmiştir.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Tebbet Suresi’dir. Bu sûrede, Peygamber Efendimiz’in en azılı düşmanlarından biri olan Ebû Leheb’in iman etmeyeceği açıkça bildirilmiştir. Oysa Ebû Leheb, hayatının son anına kadar sadece görünüşte bile olsa iman ettiğini söyleseydi, bu sûrenin haberini boşa çıkarabilirdi. Fakat yıllar geçmesine rağmen böyle bir şey olmamış; o, bildirildiği gibi inkâr üzere ölmüştür. Bu durum, insan aklıyla yapılmış bir tahmin değil; geleceği bilen bir ilmin haberi olduğunu gösterir.

Gayb haberlerinin bir diğer açık örneği ise Rum Suresi’nde yer alır. Bu sûrede, o dönemde ağır bir yenilgiye uğramış olan Bizanslıların (Rumların) kısa bir süre içinde yeniden galip geleceği haber verilmiştir. O günün şartlarında bu haber, akıl ve mantık açısından neredeyse imkânsız görünüyordu. Çünkü Rumlar büyük bir çöküş yaşamış, Persler karşısında peş peşe yenilgiler almıştı.
Fakat ayette: “Rumlar, (Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın bir yerde yenilgiye uğradılar. Halbuki onlar, bu yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir” (Rum 2-4) denildi. Ve tarih, bu haberin aynen gerçekleştiğini kaydetmiştir. Rumlar, bildirilen süre içinde yeniden güç kazanmış ve zafer elde etmiştir.

Kur’ân, her yönüyle mucize olmasının yanı sıra insanı tefekküre çağıran bir rehberdir. O, asırlar önce insanın henüz bilmediği birçok gerçeğe işaret etmiştir.
Ayette şöyle buyrulur: “Biz onun parmak uçlarını bile aynen yeniden düzenlemeye kadiriz.” (Kıyamet 4)

Bugün modern bilim, her insanın parmak izinin benzersiz olduğunu ve kimlik tespitinde en güvenilir yöntem olduğunu ortaya koymuştur. Bu gerçek, ancak son yüzyıllarda keşfedilmiştir.

Yine bir başka ayette “Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O’dur. Nihayet o rüzgârlar ağır bir bulut yüklenince onu ölü bir memlekete sevkederiz…” (Araf 57) buyrulmaktadır. Günümüz teknolojisiyle bulutların ağır oldukları tesbit edilmiştir. Eski zamanlarda kimsenin ulaşamayacağı bu bilgiler Kuran ile vahyedilmiştir. Kur’ânı Kerim bundan yaklaşık 1400 yıl önce, bu bilgilerden bahsetmiş ve kendini ispat etmiştir.

Kur’ân bununla da yetinmez; insanlığa açık bir meydan okuma yapar: “Kulumuza indirdiğimiz Kuran’dan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eğer doğru sözlü iseniz, Allah’tan başka, güvendiklerinizi de yardıma çağırın” (Bakara 23) Bu çağrı, sadece o dönemin insanlarına değil; bütün zamanlara yöneltilmiş bir meydan okumadır. Asırlar geçmesine rağmen, bu meydan okumaya denk bir söz ortaya konulamamıştır.

Çünkü Kur’ânı Kerim; ilmiyle derindir, üslubuyla benzersizdir, haberleriyle doğrudur etkisiyle kalıcıdır ve bu özelliklerin bir araya gelmesi, insan gücünü aşan bir hakikatin delilidir.

Paylaş