Suyun Aslı Temizdir: Hadis-i Şeriflerin Günümüz Arıtma Teknolojilerine İşareti

“…Su temizdir, onu hiçbir şey kirletmez.”
(Ebû Dâvûd, Tahâret 67; Nesâî, Miyah 1; Ahmed bin Hanbel)

İslam hukukunda “Kuyu-u Budâa” (Budâa Kuyusu) hadisi olarak bilinen bu nebevi beyanın derinliğini anlamak için, günümüz teknolojisine ve Allah’ın doğanın işleyişine koyduğu kanunlara bakmak gerekir.

Günümüzde büyük şehirlerin su sıkıntısını çözmede başvurulan yollardan biri, şehirde kullanılıp kanalizasyonlarla atılan suların bir kısım tasfiye (arıtma) muamelelerinden geçirilerek tekrar kullanılır ve içilir hale getirilmesidir. Bunların denemesi yapılmış; lağım sularından her çeşit zararlı maddeler ayıklanıp, mikrobik unsurlar dezenfekte edildikten sonra su yeniden içilebilir hale getirilmiştir. Şayet su, içerisine karışan pisliklerle kendi asliyetini (öz yapısını) bozsa veya kimyasal olarak tamamen başka bir maddeye dönüşseydi, bu netice asla elde edilemezdi.

Şu halde Resûlullah’ın (s.a.v.) “Su temizdir; onu hiçbir şey kirletmez” ifadesi; ancak vahy-i ilahî ile konuşabilen, eşyanın sırrı kendisine açılmış, eşyanın hakikatini olduğu gibi gören ve bilen makam-ı nübüvvete mazhar bir zatın mucizevi bir sözüdür. Böyle bir hakikati, böyle bir kesinlikle, Efendimizin (s.a.v.) içinde bulunduğu içtimai ve ilmi şartlarda bir başka kimsenin söylemesi mümkün değildir.

Modern Bilim ve Arıtma Döngüsü: Zamanımızın gelişen tekniği bu sözün doğruluğunu ispatlamıştır: Su, içerisine karışan yabancı maddeler sebebiyle kirlenir ama aslî tabiatı bozulmaz. O tabiat daima temizdir. İçerisine sonradan giren maddeler tasfiye edilip suyun içerisinden ayıklandı mı, geriye “pislik tutmayan temiz su” kalır. Esasen tabiatta hidrolojik döngüyle sürekli bu yapılmaktadır. Kirlenen suyun kirliliği doğadaki buharlaşma ve filtrasyon süreçleriyle temizlenmemiş olsaydı, yeryüzünde dünya kurulduğundan beri kirlenen sular sebebiyle bugün tek bir damla bile temiz su kalmazdı.

Günümüz Modern Arıtma Metotları Nelerdir: Günümüz şartlarında suyun güvenle tüketilebilmesi için bilim dünyası yoğun bir mesai harcamakta ve bu doğrultuda gelişmiş mühendislik çözümleri kullanmaktadır:
Mikrobiyal Temizlik (Dezenfeksiyon): Eğer suda mikrop ve zararlı organizmalar varsa; klorlama, ozonlama, ultraviyole (UV) ışınları ve kaynatma gibi yöntemlerle patojenler (hastalık yapıcı mikroplar) inaktif hale getirilir.

Fiziksel ve Kimyasal Temizlik: Suda bulanıklık ve katı parçacıklar varsa, suya koagülant (pıhtılaştırıcı) maddeler eklenir. Flokülasyon (yumaklaştırma) yöntemiyle bu küçük parçacıklar bir araya getirilerek büyütülür; ardından çöktürme ve filtrasyon (süzme) aşamalarıyla sudan tamamen arındırılır.
Sonuç olarak, su molekülü (H_2O) hidrojen ve oksijen bağlarıyla korunan öyle muazzam bir yapıdır ki, dışarıdan gelen kirleticiler onun sadece “misafiri” olur. Kirleticiler modern teknolojilerle ayıklandığında, su ilk yaratıldığı günkü berraklığına ve temizliğine geri döner. 1400 yıl evvel söylenen o özlü söz, bugün modern laboratuvarların ulaştığı son dönüm noktasını özetlemektedir.

Kaynak: Kütüb-i Sitte Hadis Uygulaması (Metin içi düzenlemeler ve teknik eklemeler yapılmıştır)

Kulleteyn Hadisi ve Modern Mikrobiyoloji isimli yazıyı okumak için tıklayınız: https://www.hakvera.com/kulleteyn-hadisi-ve-modern-mikrobiyoloji/

Paylaş